Otomatik Portakal ’ın, okuru bilinçli olarak zorlayan bir roman olduğunu düşünüyorum. Özellikle ilk bölümlerde kullanılan dil ve anlatım bana oldukça sert ve rahatsız edici geldi. Okurken yer yer mesafe koymama sebep oldu; hatta devam edip etmemekte tereddüt ettiğim anlar oldu. Ancak ilerleyen sayfalarda metin daha akıcı hâle geldi ve kitapla aramdaki mesafe yavaş yavaş kapandı.
Roman ilerledikçe, anlatımın baştaki ağırlığının rastlantı olmadığı daha net anlaşılıyor. Anthony Burgess , okuru sarsarak belirli bir sorgulamanın içine çekiyor. Hikâye boyunca net cevaplar vermekten çok, insanın seçme özgürlüğü, iyilik ve kötülük kavramları üzerine düşünmeye zorluyor.
Kitabın sonu, bende “biraz daha bağlanabilir miydi?” sorusunu bıraktı. Ancak bu etki, yazarın okuru kesin bir sonuca yönlendirmekten bilinçli olarak kaçınmasının doğal bir sonucu olarak okunabilir. Otomatik Portakal, kesin bir son sunmak yerine belirsizliği okurun zihnine emanet eden bir romandı. Kolay okunan bir kitap değil; fakat rahatsız ederek düşündüren ve okuduktan sonra etkisi devam eden bir eser. Herkese hitap etmeyebilir, ancak insan doğası ve özgür irade üzerine sorgulama yapmayı sevenler için güçlü bir deneyim sunacağını düşünüyorum.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009112,9bin okunma
İhsan Kartoğlu’nun Takla Bunları Kafana kitabı, çocuk edebiyatında sık rastlanmayan kadar incelikli bir gözlem ve duygusal derinlik taşıyor. Kars’ın bir köyünde geçen hikâye, dışarıdan bakıldığında
Ağrı Dağı Efsanesi, Yaşar Kemal’i tanıma kitabım oldu. Kitap, sadece bir efsaneyi anlatmakla kalmıyor; aynı zamanda insan ruhunun derinliklerine inen, toplumsal yapıyı ve bireysel özgürlük
Kimdir 1000kitap.com/yazar/samed-beh...
" Azeri asıllı İranlı öğretmen ve çocuk hikâyeleri ile halk masalları yazarı-derleyicisi. " diye çıkar ilk baktığınızda. Evet doğru