Odaya giren inanılmayacak kadar bana benziyordu. Ben oradaymışım! İlk anda böyle düşünmüştüm. Sanki bana oyun etmek isteyen biri, benim girdiğim kapının tam karşısındaki kapıdan içeri beni bir daha sokuyor ve şöyle diyordu: Bak, aslında böyle olmalıydın sen, kapıdan içeri böyle girmeliydin, elini kolunu böyle oynatmalı, odada oturan öteki sene böyle bakmalıydın!
"Sana gelince, yok et sen kendini!
Budur işte kemal (olgunlaşma)!
Kaldır ortadan kendini, budur (O'nunla) vuslat (buluşma)!
Kaybet kendini (fânî ol) sen O'nda, canlar Canının sırrına ermek budur!
Bunun dışındakilerin hepsi de boş iddiadır!
Birliğin (tevhidin) içinde yürü, ikilikten uzak dur, sadece bir tek gönlün, bir tek kıblen, bir tek yüzün olsun!"
Kederli olduğunuz zamanlarda da yine yüreğinizin derinliklerine bakın, o zaman gerçekte, bir zamanlar sizi mutlu kılmış olan şeye ağlamakta olduğunuzu görürsünüz.