6/10
·352 syf.·
2026 141. kitabı
Gargat
Gargat
Ali Akbaş’ı Twitter’dan bilsem de kitabından haberdar değildim. Ne zaman ki Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e hediye edilmesiyle sosyal medyada bir
GargatAli Akbaş · Fesder Yayıncılık · 20261 okunma
Diyarbakırspor'un Tarihsel kronolojisi
Ahmedspor Süper Lig'e yükseldi. Futboldan ziyade ülkenin fay hatlarını tetikleyen bir spor kulübüdür Ahmetspor. Tribünlerdeki siyasi mesajlarıyla, deplasmanlarda yaşanan vurdulu kırdılı
Netice itibariyle işgaller karşısında Türk Milletinin ortaya koyduğu mücadele zamanla güçlenince, gerek İtilâf Devletleri, gerekse İstanbul hükümetleri bu mücadelenin taraftarlarına kar­şı radikal tedbirlere yönelmişledir. Bu çerçevede millî kuvvetler aleyhine fetva yayımlanmış, onları ortadan kaldırmak için Kuva-yı İnzibatiye adıyla askeri bir birlik oluşturmuştur. Ayrı­ca Kuvâ-yı Milliyeye katılanları millet nezdinde küçük düşür­mek ve onları desteklemekten vazgeçirmek için, asker-sivil tüm milliyetçilere Divân-ı Harb-i Örfî mahkemesi tarafından idam dahil çeşitli cezalar verilmiştir. İdam kararı verilenler arasında; Mustafa Kemal Paşa, Ali Fuad Cebesoy, İsmet İnönü, Ra­uf Orbay, Fevzi Çakmak gibi kişiler vardır. İşte bu işgal ve istilâya karşı Türk Milletinin ortaya koy­duğu Millî Mücadeleyi engellemek ve mümkün olursa ortadan kaldırmak için yoğun bir çaba harcayan kişilerden birisi, 16 Aralık 1918 tarihinde İstanbul’da olağanüstü askerî bir mahke­me olarak kurulan Divân-ı Harb-i Örfîde önce üye sonra da başkanlık görevinde bulunan Süleymaniyeli Mirliva (Tuğge­neral) Mustafa Paşa’dır. Sahip olduğu hukuk gücünü Kuvâ-yı Milliyecilere karşı idam ve diğer ağır cezaları vererek kullanan Mustafa Paşa, arşiv belgelerinde ve dönemi anlatan diğer kay­naklarda Süleymaniyeli olması sebebiyle “Kürt Mustafa Paşa” olarak yer almıştır. Ayrıca, gerek Ermeni tehciri davalarında gerekse Millî Mücadele davalarında hukuku hiçe sayması ve sanıklara karşı son derece sert ve kasıtlı davranması yüzünden “Nemrut Mustafa Paşa” diye de şöhret bulmuştur.
Sayfa 9
Kırım'ın Hafızası
1920'lerin başından itibaren Kırım'daki dini ve milli kültür varlıklarının envanter çalışmalarına başlayan Bodaninski,Yarımada'nın her bir köşesini kayıt altına aldı, fotoğraflarını çekti,arşiv belgelerini muhafaza etti.. Stalin rejimi tarafından 1934'te görevinden alınan Hüseyin Bodaninski,bir süre sonra tutuklandı ve 17 Nisan 1938 günü kendisi gibi bir grup arkadaşıyla birlikte ı, yalnızca 20 dakika süren göstermelik bir yargılamanın ardından kurşuna dizilerek öldürüldü.Maktüllerin cesetlerinin nereye gömüldüğü hiçbir zaman açıklanamadı. Hüseyin Bodaninski bugün çok az insanın hatırladığı bir isim.Ama işbaşında olduğu o kısacık ve daracık zaman diliminde yerine getirdiği hayati vazife sayesinde,Kırım'ın Müslüman kimliğinin sayısız ayrıntısı bugün elimizin altında. Ruhu şad olsun.
Sayfa 95 - Ketebe·Kitabı okudu
Çanakkale Muharebeleri sürecinde yaklaşık 10 binden fazla Osmanlı askeri esir düşmüştür. Bunların 2 bin civarı Fransızlara diğerleri ise İngilizlere esir olmuşlardır. Esirler önce Limni adasına
Sayfa 168 - Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihî Alan Başkanlığı Yayınları·Kitabı okudu
Tarih