Ciddi bir kitap beklerdim. Ancak TV programlarındaki konuşmalar yazıya geçirilmiş gibi. Hayal kırıklığına uğradım.
1. Konu bütünlüğü çerçevesinde bir anlatım yok. Örneğin sayfa 379 da "Atatürk ve Din" altında "... yenilikleri reddeden insanlar da olabilir, bunlar Rusya tarihinde dün vardı bugün de var; Büyük Petro'yu kabullenemediler ..." Rusya ne alaka? Büyük Petro kim? Ne alaka?
2. Günlük olaylara fazlaca giriyor. Ama dengesiz ve ne zaman girip ne zaman çıktığı belli değil.
3. Çok fazla isimden ve terimden bahsediyor. Gereksiz bilgi. (sayfa 277 "Şükrü Kaya ile İsmet Paşayı iş birliği yapar diye düşünmek, Kruşçev ile Kennedy'yi General de Gaulle'e karşı birleştirmekten daha da gülünçtür") Tarihte birden fazla Kruşçev olabilir ya da gelecekte olabilir. Arka planda hiç bilgi vermeden pat diye birinden bahsetmesi ciddiyetten ve konu bütünlüğünden uzak.
4. Halkın cahilliğinden ya da bişeylerin düzgün yapılmadığından çok yakınıyor (sayfa 239, "İddia sahipleri boş konuşmadan evvel gazete taramalı, yerli ve yabancı dergilere ve raporlara bakmalıdır")
5. Sürekli Atatürk'ün askeri dehasında bahsediyor ama pek somut örnekler yok. Ne yaptı mesela gemileri karadan mı yürüttü? Halkın anlayabileceği örnekler vermeli. Burada ricat (geri çekilme) taktiğinden, ileri vizyonlu olmasından biraz bahsediyor ancak yine de yetersiz.
6. Çok önemli bazı meseleleri çok sığca geçip, çok önemsiz meseleleri detaylıca anlatıyor. İstanbul ve Trakya nasıl savaşsız kurtarıldı, Atatürk ve İslam, laiklik, ezanın Türkçe olması, Musul'un nasıl elden çıktığı gibi konular çok sığ. Mesela "Atatürk ve arkeoloji" diyip Atatürk'ten kopuyor, arkeolojiye dalıyor. Hayrullah Örs bey kendini Türkiye Müzeleri genel müdürlüğünden Topkapı müdürlüğe tayin etmiş. Gereksiz detay bilgiler.
7. İnce ve detaylı