#Millimücadele #Şehr-iEsaret
Paşa, 12. Tümen’in mevzilerinde diz çökmüş bir askerin yanına yaklaştı. Asker ayağa kalkacak oldu fakat Paşa elini kaldırarak onu durdurdu. Gözlerinde sertlik değil, bir babanın oğluna baktığı gibi bir sıcaklık vardı. “Otur çocuk,” dedi. “Ayakta olmak için milletin gönlünde dik durmak yeter.” Bu söz ne emir ne de teselliydi, bir inancı teslim eden sade bir cümleydi.
Sayfa 201 - Perseus Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
#Millimücadele #Şehr-iEsaret
Ali, siperin duvarına yaslandığı yerden doğruldu. Siperin köşesine savrulan toprağın arasında nefes almaya çalıştı. Osman yanına geldi, yüzü alışılmadık bir sakinlikle doluydu. “Korkma top sesinden,” dedi. “Biz sustuk hep. Ama şimdi sıra bizde.” “Peki sesimizi kim duyacak?” diye içindekini soruya dönüştürdü Ali. Osman başını göğe çevirdi, ardından yavaşça Ali’ye döndü. “Toprağın altındakiler. Sonra arkamızdakiler. En sonunda da biz kendimiz.”
Sayfa 209 - Perseus Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
#Millimücadele
O sabah yalnızca güneş değil, bir milletin kaderi de doğacaktı. Mustafa Kemal Paşa omzuna paltoyu almış, başına kalpağını geçirmiş, elinde bastonuyla çadırın önünden ağır ağır yürüyordu. Adımları dikkatli ama kararlıydı. Her adımında yalnızca bir kumandan değil, milletin yüreği ilerliyordu. Arkasında Fevzi Paşa vardı; onun ardından İsmet Paşa, Cevat Abbas ve birkaç kurmay subay. Kimse tek kelime etmiyordu. Konuşulacak her şey aylar önce konuşulmuş, karar çoktan verilmişti. Şimdi yalnızca uygulama zamanıydı.
Sayfa 210 - Perseus Yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap
#Millimücadele #Şehr-iEsaret
Kocatepe’nin zirvesinde Mustafa Kemal bir adım ileri çıktı. Bastonunu sol eline aldı, sağ eliyle dürbünü yeniden kaldırdı. Gözleri, Türk topçusunun vuruşlarını tek tek izliyor; her patlamada bir yük daha omzundan kalkıyor gibiydi. İlk top atışından sonra başlayan hücum, siperlerdeki binlerce askerin ileriye doğru atılmasıyla büyüdü. Kumandanların sesi emir değildi artık, yankılanan tek şey kararlılıktı. Her tüfek patlaması bir suskunluğun kırılması, her süngü hücumu bir zincirin parçalanmasıydı. Ve o sabah güneş doğdu. Afyon Ovası altın bir tozla yıkandı. Top seslerinin arasında yeni bir gün yükseldi. Ama bu yalnızca bir sabah değil, Anadolu’da Türk milletinin yeniden ayağa kalktığı andı. Büyük Taarruz başlamıştı ve geri dönüş yoktu artık.
Sayfa 212 - Perseus Yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap
#millimücadele #kurtuluşsavaşı #atatürk #türkiye
Akıncı ahlakınca şehit olanlara ağlamak ayıptı. Makbule'nin ( Demirci akıncılarından Halil Efenin eşi, milli mücadelede eşini ve vatanını bırakmayıp savaşan binlerce Türk kadınlardandır) toprağa verildiği gün , akıncılar Halil Efe yi de İbrahim Ethem Beyi de ayıplamadılar. HEPSİ KANA KANA AĞLADI.
Sayfa 540 - Ulus Dağındaki Kocayaylaya kimsenin bulamayacağı bir köşeye defnedilen Makbule nin ardından yaşananlar...·Kitabı okudu
Cumhuriyetin 100. Yılı
Millimücadele
Evinde bir "maydanoz tiyeki" bile olmayanlar, çocuğuna bir damla süt bulamayanlar kenti savunmak için dövüşürken, adamın çiftliğinde yan gelip yatmasına, yardım isteyen biriyle de alay etmesine yol boyunca sövdü.
Sayfa 103 - Gelenek Yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum