Şimdi anlıyorum.Geçen gün deniz kıyısında,çakıltaşını elime aldığımda ne hissettiğimi şimdi daha iyi hatırlıyorum.İçim geçecek gibi olmuştu.Ne tatsız şeydi.Bu duygunun çakıltaşından geldiğinden,ellerime ondan geçtiğinden kuşkum yok.Evet,evet ta kendisi,ellerde duyulan bir türlü bulantı bu.
Nesnelerin insana dokunmaması gerekir çünkü onlar canlı değildir.Aralarında yaşar,onları kullanır,sonra yerlerine koyarız:Oysa bana dokunuyorlar.Çekilmez bir durum bu.Onlarla bağlantı kurmak korkutuyor beni.Sanki hepsi birer canlı hayvan gibi.
Bazen gerçeklerin soğuk duvarına topladığınızda buz gibi bir suyun etki yapamayacağı kadar çok ayılırsınız.Ama asıl önemli olan içinizde ağırlık yapan,kusmanız gereken anlardır.