Kusursuz Zekanın Gedikleri: Dracula
8/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 10:40
Sinema tarihinde Nosferatu'dan bugüne kadar sayısız kez evrilen, popüler kültürün suyunu çıkara çıkara bitiremediği Dracula'yı, yani her şeyin başladığı o asıl metni olduğu gibi konuşmak lazım. Karşımızda yüzyıllardır ayakta kalan devasa bir kale var evet ama bu kalenin de ciddi gedikleri var. Kitabın temposu ara ara öyle bir düşüyor, anlatı o kadar sarkıyor ki, sayfalar boyu bitmek bilmeyen betimlemelerin arasında kayboluyorsunuz. Bram Stoker o dönem ne bulduysa, toprağın renginden sisin yoğunluğuna, ağaçların yaprağından odadaki eşyaların tozuna kadar her şeyi ama her şeyi betimlemiş. Betimlemenin adeta dibine vurmuş, anlatıyı hantallaştırdıkça hantallaştırmış. Eğer kitaptaki bu aşırı, boğucu ve lüzumsuz betimleme yükünü şöyle bir ayıklayıp dışarı çıkarsak, karşımızda çok daha kısa, dinamik ve soluksuz okunacak bir roman kalırdı. Ha, hikaye kötü mü? Asla. Ama bazen insanı gerçekten yoruyor. Kitabın sonu beni genel olarak tatmin etti, yalan yok. Ama itiraf etmeliyim ki içimdeki o karanlık edebi canavar çok daha fazla mücadele, çok daha fazla kan ve vahşet görmek isterdi. Bram Stoker o muazzam gotik atmosferi kurup finali biraz aceleye getirmiş gibi. En azından Lucy hariç, o canavar avcısı kemik kadrodan sarsıcı bir kayıp verilmesini beklerdim. Mesela Jonathan Harker... İşte tam bu noktada Stoker bence yüzyılın ters köşe fırsatını kaçırmış. Kitapta bize sunulan, yüzyılların getirdiği o kusursuz ve muazzam Dracula zekasını düşününce, kontun hamleleri bazen çok sığ kalıyor. Jonathan Harker, Dracula'nın şatosundan kaçtı, evet. Ama neden Mina gibi bir etki altına alınmadı? Eğer Dracula o dehasını kullansaydı, Jonathan'ı zihnen ele geçirip avcı grubunun içine gizli bir ajan, canlı bir bomba gibi salardı. Jonathan içeriden kaleyi fethederken, Dracula'nın en gizli ve ölümcül
DrakulaBram Stoker · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20236,3bin okunma
Êşbêjî
Puan vermedi·64 syf.··
Beğendi
·
2026 90. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 10:42
Pirtûkeke kurt, şêst rûpelî, çawa dikare hemû êş, elem û kovaniya miletekî raxîne ber çavan? Ya ku edebiyatê watedar û bihêz dike ev e gelo? Nizanim. Yekane tişta dizanim ew e ku gotin sotin e. Welhasil. Segwer (Reyîn), romana Mihemed Mukrî, di sala 2015an da ji weşanxaneya Avestayê derçûye. Pirtûk bi zaravayê Soranî hatiye nivîsandin, Besam Mistefa ew ji bo kurmancîyê wergerandiye. Nivîskarê berhemê, Mihemed Mukrî ji Kerkûkê ye û wextekî pêşmergetî kiriye. Ev berhema wî jî meriv dikare bibêje xwe dispêre jiyana wî ya şoreşgerîyê û belkî jiyana hemû şoreşgeran.. Mihemed Mukrî di heman demê da dostê Mueyed Teyib e û vê berhema xwe pêşkêşî cenabê wî kiriye. Segwer (Reyîn), me dibe nav atmosfereke tarî, nava çar dîwarên zindanê, nava hucreyeke bi qasî quncikekî, li cem şervanekî dîlgirtî, di destên wî da zincîr, hikmê daliqandina wî hatiye danîn, li benda dawîya xwe ye. Demeke dirêj e min pirtûkeke hewqas bi tesîr negirtiye, nexwendiye. Pirr êşiyam. Heyfa canên çûyî. Mehkûmek, reyînek, wê were daliqandin, di wê kêliyê da her carê diçe rojên berê, rojên serî çiyê, rojên li cem hevalan, rojên bi malbatê ra... Şahidiya wan kêliyan ewqas zehmet be gelo jiyîna wê ra çi wêrekî divê? Nivîskarê gewre ew e ku hest û giyanê mirov serobino biket.. Vê pirtûka kurt û kûr rasterast berhema Victor Hugo Bir İdam Mahkûmunun Son Günü anî bîra min. Ew teswîra mekanê, vegotina kêliyan, tevger û fikirînên mehkûmî û biryara îdamê ku ji bo herdu karakteran hatiye dayîn. Ji gelek aliyan va dişibin hevdu. Lê berhema M. Mukrî serkeftîtir bû bi min, axir êşa meriv li ku der bibe, meriv xwe dispêre wir. Di pirtûkê da tişta ku meriv diêşand yek jî têgeha dayikê bû. Dayika wî mehkûmî, dayika hevalên wî, hevdîtinên di zindanan da, girîn û qêrînên wan.. Dayik şahidên
SegwerMihemed Mukrî · Avesta Yayınları · 20156 okunma
Reklam
10/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
Yenilebilir Enerji : doğanın doğanın kendini sürekli yenileyen kaynaklarından( rüzgâr,güneş,su gibi) elde edilen temiz ve tükenmeyen enerjidir. Mina’nın dedesi çatıya tahtalardan ev gibi bir şey yapmıştı. Ve Mina dedesine bu ne diye sorarken içindeki cam Pamuk Prenses’in evi mi diye sormuştur. Ailesi de ona bunun Güneş Paneli olduğunu söylemiştir. Peki güneş paneli nedir ? “Güneşten aldığı ısıdan enerji üretir. Evimizin elektriğini ve suyunu baharda bu şekilde karşılıyoruz” der dedesi… Gelelim asıl konumuza doğaya zarar vermemek, yenilenebilir enerji kaynakları ile hayatımızı kolaylaştırmak, bize verilen her imkanı değerlendirmek Yeşil Kalkan serisinin 3. kitabı olan#gökyüzününbataryaları #tavsiyemdir. Kitabımızın sonundaki atölyeler,dramalar ve sorular. Gelin sizde bu seriyi temin edip hem eğlenin hem de çocuğunuza yeni şeyler öğretin @t_erdogann @birokuryazargezer @cinaraltiyayinlari
Yeşil Kalkan: Gökyüzünün BataryalarıTuğba Soydan · Çınaraltı Yayıncılık · 20269 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 30. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 12:41
Muhabbet’i bitirdim ve sanırım şimdiden yılın favorileri arasına girdi. Mektuplardan, mailleşmelerden oluşan yapısını çok sevdim. Seksenine merdiven dayamış olan Sybil Van Antwerp’in çeşitli insanlara yazdığı mektup ve mailler ile ona başkaları tarafından gönderilmiş mektup ve mailleri okuyoruz. Dolayısıyla parçalı ve katmanlı bir kurgusu var eserin. Biz bu mektupları okudukça boşlukları doldurup kendi yolumuzu kendimiz buluyoruz. Hayatının sonlarına yaklaşmış bir kadının kendisiyle olan hesaplaşmasını okuyoruz. Bunun etrafında bir yas meselesi bir evlat kaybı var. Bunun şekillendirdiği bir hayat var. Bir de bir anne kız ilişkisi var. En çok etkilendiğim taraf sanırım bu anne-kız ilişkisi oldu. Kitap bunu merkeze almıyor ama ben en çok bunun üzerine düşündüm kitabı okurken. Sevdiklerimizle, özellikle çocuklarımızla, ne kadar açık olabiliyoruz? Hislerimizi saklamak gerçekten onları koruyor mu yoksa araya duvarlar mı örüyor? Sybil karakteri bana yer yer Olive Kitteridge’i hatırlattı. Ben yaşını başını almış hafif gidik, lafını sakınmayan kadın karakterleri okumayı sanırım çok seviyorum. Dünyayı biraz yargılayan, biraz komik, biraz kırgın ama çok iyi gözlemleyen yaşlı kadınları okumak bana çok iyi geliyor. Alakası yok ama Mina Urgan’ın Bir Dinazorun Anıları’nı okurken de benzer keyifi aldığımı hissetmiştim. Bu arada Muhabbet’i bitirdiğimden beri ona buna mektup yazasım var Sybil için mektup yazmak sadece bir iletişim aracı değil kendini ifade etme biçimi doğrudan mektuplar. O mektup yazarken var oluyor gibi bir şey. Okuduğunuzda ne demek istediğimi anlayacaksınız.
MuhabbetVirginia Evans · April Yayıncılık · 2026100 okunma
Mina Urgan
10/10
·353 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 21:34
Fefkalade bir biyografi tadında bir kitap olduğunu söylemek isterim. Cumhuriyetin seksen yılını sağlam bir atatürkçüden ve iflah olmaz bir serseriden dinlemek isterseniz doğru bir kitap ,Mina urganın sıradışı yaşama anlayışı bu günkü feministleri cebinden çıkaracak bir farkındalığa ve ayrıcalığa sahip. Kananımca Türkiye’de entellektüel hayatı her daim solcu ve seküler insanlardan öğreneceğiz onlar her zaman çok daha realist bir örnek ve yaklaşımları var bu kitap su gibi okunacak çok akıcı bir kitap bu kitabı okurken ateist olmakla ne kadar haklı olduğumu bir kez daha anladım insana sınır koyan en büyük engel her zaman din ve inanç lardır onlardan bağımsız olanlar çok daha berrak bir zihne sahip olup daha üretken ve zengin entel bir yaşamları oluyor Mina bu konuda güzel örnek ona aşık oldum. Bu kitabı seküler insanlara özellikle tafsiye ederim kendinizi bulacaksanız iyi okumalar canlar
Bir Dinozorun AnılarıMina Urgan · Yapı Kredi Yayınları · 202214,3bin okunma
10/10
·48 syf.··
2026 24. kitabı
Mina ile orman yolculuğumuz devam ediyor... Bu kez bize kargalar, karıncalar, kunduzlar ve arılar eşlik ediyor. Her sayfada doğayı biraz daha yakından tanıyor, çevremizi korumanın neden önemli olduğunu öğreniyoruz. Karıncaların dayanışmasını, Arıların doğadaki değerini, Ağaçların ve ormanların önemini, Yenilenebilir enerjinin geleceğimiz için neden gerekli olduğunu keşfediyoruz. Üstelik kitabın sonunda yaz sıcaklarına serinlik katacak nefis bir karpuzlu limonata tarifi de bizi bekliyor. Çocuklar için eğlenceli, büyükler için düşündürücü bir yolculuk... Çünkü geleceğin muhafızları, bugünün bilinçli çocuklarıdır.
Yeşil Kalkan: Geleceğin MuhafızlarıTuğba Soydan · Çınaraltı Yayıncılık · 20266 okunma
Reklam
Reklam