İyi olmak mı daha değerlidir, yoksa güçlü olmak mı?
Machiavelli’ye göre bir hükümdarın en büyük amacı sevilmek değil, iktidarda kalmaktır. Ve bunun için gerekirse korkulmak, aldatmak, hatta acımasız olmak bile kaçınılmazdır. Çünkü insan doğası güvenilir değildir. İnsanlar çıkarlarına göre hareket eder ve şartlar değiştiğinde sadakat de değişir.
Machiavelli kötülüğü övmez; ama onu yok da saymaz. Aksine, gerektiğinde kullanılacak bir araç olarak görür. Dili şaşırtıcı derecede sade ve nettir. Uzatmaz, süslemez. Söyleyeceğini doğrudan söyler.
Kitap ilerledikçe fark ediyor insan, sadece bir siyaset metni değil bu; aynı zamanda bir manipülasyon dersi. İnsanların nasıl yönlendirileceğini, neyin ne zaman kullanılacağını, gücün nasıl korunacağını anlatıyor. Ve bu yönüyle, yanlış ellerde gerçekten tehlikeli bir hazineye dönüşebilir. Aynı bilgiler, manipüle edilen biri için bir uyanışa da dönüşebilir. Çünkü insan, oyunun kurallarını öğrendiğinde artık o oyunun içinde eskisi gibi kalamaz. Belki de bu yüzden bu kitap, bakış açısına ve kullanım amacına göre bambaşka anlamlar kazanıyor. Zaten bilgiden daha güçlü bir silah var mıdır ki?
Yani kısaca, bir rehber olduğunu söyleyebiliriz kesinlikle. Ama herkes için değil. Dünyayı olduğu gibi kabul edenler için.