Kübra

Ülke genelinde her yıl iki milyon kadın öldürülüyordu. Her yıl iki milyon kadın hiç kimsenin umurunda olmadan erkek barbarlığının kurbanı oluyordu. Bu durum dünyanın da umrunda değildi. Bütün dünya arkasını dönmüştü.
Sayfa 80·Kitabı okudu
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Bir sonraki hayatta her şey çok daha iyi olacak."
Sayfa 63·Kitabı okudu
Alıntı
Okul, insanları eğitmek için vardı; köleleştirmek için değil!
Sayfa 61·Kitabı okudu
Alıntı
Her ne kadar canı yansa, içi bin parça olsa da bunu kimseyle paylaşamıyordu.
Sayfa 33·Kitabı okudu
Alıntı
Ay’a merdiven dayamak gibi olmuş: beyhude.
1/10
·88 syf.··
2025 39. kitabı
Kapağında Pessoa’nın yüzü, Pessoa’nın adı ve Pessoa’nın o meşhur sözü: “Kalp düşünebilseydi atmaktan vazgeçerdi.” Pessoa’nın kalemiyle yeniden buluşacağımı sanarak aldım kitabı. Ama daha ilk sayfada anlamış oldum. Bu kitap Pessoa’nın ruhunu anlamaya çalışan bir okurun, “Bizimle konuşabilseydi neler derdi?” diyerek kaleme aldığı taklit bir metin. Ama bunu Pessoa’nın kitabıymış gibi pazarlamak, okuru yanılgıya düşürmek, Pessoa’nın mirasını ticari bir maskeye dönüştürmek… İşte bu affedilir gibi değil. Ben Pessoa’nın zihnine girmeye hazırlanmıştım. Onun melankolisini, iç bıçaklarını, sessizliğini bulurum sandım ama karşımda onun ruhuna öykünmeye çalışan biri vardı. Ve bu, insanın en sevdiği yazarla arasına bir yabancı sokulması gibi. Rahatsız edici. Bu kitap “Pessoa böyle düşünürdü” diye yaratılan pek çok cümleyle dolu. Ama gerçek Pessoa bambaşka bir adamdı. Kederi, içe dönüklüğü, kendine karşı acımasız dürüstlüğü onun en belirgin yönleriydi. Okurken en çok üzüldüğüm şey: Pessoa’yı hiç anlamamış birinin Pessoa adına konuşmaya kalkması. Pessoa der ki “Romantizm hastalığı budur işte: sanki sahip olmanın bir yolu varmış gibi Ay’a göz dikmek.” Ve bu kitap da bu söz için güzel bir örnek olmuş. Onun düşüncelerine, onun melankolisine, onun kendine özgü karanlığına bir kopyayla yaklaşabileceklerini sanmışlar. Sahip olunamaz bir ruhu sahiplenmeye, taklit edilemez bir zihni taklit etmeye, kopyalanamaz bir iç dünyayı kopyalamaya çalışmışlar. Pessoa'ya öykünmek, onun adına konuşmak, onun cümlelerini uydurmak... Ay'a merdiven dayamak kadar beyhude bir çaba. Ve Pessoa'nın söylediği gibi: Böyle bir romantizm, en büyük yanılsamadır.
Edebiyat
Kalp Düşünebilseydi Atmaktan VazgeçerdiYılmaz Şener · Destek Yayınları · 2020530 okunma