Mine Duman

Puan vermedi·1062 syf.··
2025 5. kitabı
·
57 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2025 19:45
Abartılan bir eser olduğunu düşünüyorum. Uzun soluklu dizi gibi. Aldatan aldatılan ilişkisi temelinde Rus köylüsü anlatılmaktadır. Eserde Türkler ile ilgili bölümler geçmekte. "-Ama sadece kendini feda etmek değil ki bu, aynı zamanda Türkleri öldürmek, Levin çekinerek ve elinde olmadan konuşmayı kendisini o kadar çok meşgul eden düşüncelere bağlayarak,-Halk, kendi ruhu için fedakarlık eder ve etmeye de hazırdır, ama cinayet işlemek için değil, -diye ekledi." Bu bölümleri okudukça Lenin'in neden Tolstoy'dan etkilendiği çok belli oluyor. Tolstoy'un eserinde anlattığı çiftlik anlayışı Lenin'in kolhoz uygulamasına benzer. Herkes Tolsytoy Lenin'in akıl hocası dese de Lenin "Lev Tolstoy, Rus Devriminin Aynasıdır” yazısında Tolstoy’u akıl hocası değil, toplumsal bir yansıma olarak değerlendirir. Kurşunlanan Türkoloji eserini okuyan kişilerin bu eseri beğeneceğini düşünemiyorum...
Alıntı
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
Reklam
Puan vermedi·159 syf.··
2024 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2024 23:35
Asıl adı Mehmet Nusret olan yazarımız hayatı boyunca çokça başarılara imza atmıştır. Yazdığı eserleri ve dünya görüşü ile döneminde dışlanan Aziz Nesin hayatının son günlerine kadar eser vermeye devam etmiştir. Realist bir üslupla eserlerini kaleme alan Nesin, folklor ve gelenekten de çokça faydalanmıştır. Memurlar eserinde ise 15 hikaye yer almaktadır. Hiciv tarzında kaleme aldığı hikayeleriyle günümüzde de gerçekliğini koruyan olaylara imza atmıştır. 1993 yılı Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında yakılmaya çalışılan yazar aslında o günkü memur zihniyetini, halk zihniyetini ve siyasi zihniyeti gözler önüne sermekte. Günümüzde referans zihniyetini altında torpilin ağababasını işleten sistemin o dönemden günümüze kadar nasıl bir silsile işlediğini görebilirsiniz. Memur maaşı ile neler yapılabileceğini, karın doyurmanın bile ne kadar güç olduğunu iliklerinize kadar hissedeceğiniz bir eser. Keyifli okumalar.
Edebiyat
Memurlar MemurlarAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 2006947 okunma
Puan vermedi·559 syf.··
2024 14. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2024 14:18
·
Başta söylemem gerekirse umduğumu bulamadığım bir eser oldu. Kişiler: Qasimodo, Esmeralla Craude Frollo,Gringore,Phobeus... Anahtar Kelimeler: Din, Aşk, Paris, Mimari Eserde temel konu aşk olarak görülse de arka planda adaletsizlik ve batıl inançlar yatmaktadır. Esmeralla bir çingene kızı olarak tasvir edilmiştir. Büyüleyici güzelliği sayesinde herkes ona hayran olmakta. Bu nedenle eserin başından sonuna aşk üçgeni içerisinde kalmaktadır. Phobeus ünlü bir yüzbaşıdır. Esmeralla bu yüzbaşına aşık olmuş, okuma yazması olmadığı halde keçisine Phobeus adını yazmayı öğretmiştir. Frollo bir rahiptir. Ömrü boyunca bekar kalması gerekirken Esmarella'ya aşık olur ve tüm dini kuralları ayak altına alır. Qasimodo kambur ve çirkin bir yaratık olarak tasvir edilmiş olsa da iyi niyetin sembolüdür. Canı pahasına Esmeralla'yı korumaya çalışır. Gringore ise kendisini filozof olarak tanımlayan dram yazarıdır. Aşk üçgeni içerisinde yok olan Esmeralla'yı görürken Orta Çağ cahilliğini iliklerimize kadar hissetmekteyiz. Sağır bir yargıcın anlamadan yine sağır olan Qasimodo'yu yargılaması gibi eserin birçok yerimde dram görmektesiniz. Kilisenin içerisinde dönen pislikleri Frollo üzerinden anlatırken eserin her yerinde çatışmalar bulunmaktadır. Qasimodo'yu kurtararak iyilik yapan Frollo, Esmeralla'ya sahip olmak isterken canavarlaşıyor. Halkı ayaklandırıyor, kışkırtıyor. Toplumun eğitim seviyesi de bu caniliği doyurmak için yeterli. Eserin 493. sayfasında karışıklığı çıkarmanın ne kadar kolay olduğunu" Ayaklanmayı çıkarmak için ne yapıyorsunuz? -Ah! diye yanıtladı çorapçı, o kadar da zor değil. Bunun yüzlerce yolu var. Öncelikle şehirde bir huzursuzluk olmalı. Bu da nadir rastlanan bir durum değil. Kent sakinlerinin kişilikleri de önemli. Gentliler ayaklanmaya yatkındır. Prensin oğlunu
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,2bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2024 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2024 12:53
“Kadınların eğitimsizlikleri ve cahillikleri, sosyal hayattan tecrit edilmişlikleri, hatta hayatlarını tek başlarına sürdürebilme yetenek ve birikimine sahip olmayışları, toplumsal sorunlardandır. Buna karşılık önerisi, kadınların eğitimi ve terbiyesidir. Kadınlar ancak bu sayede hayata hazırlanacak, sosyal hayatın bir parçası olabilecek, ve hayatlarını sürdürebilecek kabiliyetler kazanarak, yalnız kaldıklarında kimseye ihtiyaç duymadan ayakta durup, geçimlerini temin edebileceklerdir” (Argunşah, 2016: 45). Ahmet Cevdet Paşa'nın kızı olan Fatma Aliye Türk edebiyatının ilk kadın romancılarındandır. Örgün öğretimde eğitim alamayan Fatma Aliye, abisi için eve gelen özel hocaları dinleyerek kendini geliştirmiştir. Çevirileriyle dikkat çektikten sonra ciddi manada eğitim almıştı. Babasının tarihçi ve siyasetçi kimliğinden dolayı Halep'e taşınmıştır. Ud romanını da burada kaleme almıştır. Eserin başkahramanı Bedia'dır. Karakter kadrosu içerisinde Bedia'yı şekillendiren babası Nazmi Bey, abisi Şem-i, kocası Mail, kocasının metresi Helule'dir. Eser ataerkil toplum yapısındaki kadını özgürleştirirken aynı zamanda onun da iffetini koruma üzerine kuruludur. Eserin sonuna kadar Türk toplumunun kültürel özelliklerine, örf ve adetlerini sonuna kadar hissetmektesiniz. Parla’nın “Kültürü inkar, babayı inkara eşittir ve kişiyi felakete sürükler” sözleri bu kitap için biçilmiş kaftan olacaktır. Ancak kültürümüzü de ele alırken yumuşatarak vermiştir. Babasıyla ilişkisi, musiki ile ilgilenmesi bunları bize ispatlar niteliktedir. Yumuşaklıkları geçişli olarak hissederken Bedia'nın evliliğini de "Babası ölmeden mürvetini görsün." üzerine kurulurken buluruz kendimizi. Babasının ataerkil yapısı Bedia doğduktan sonra yumuşamaya başlamış, kızının uda olan ilgisiyle de pekişmiştir. Eserde
UdiFatma Aliye Hanım · İş Bankası Kültür Yayınları · 20222,190 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2024 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2024 03:12
·
Halide Edip'in ad hırsızlığı diyebilirim. Kendisi de esere başlarken kitabın adını Yakup Kadri'den çaldığını kelamiyle tarihe kazımıştır. Peyami'nin gözünden Yunanlar, savaş, top sesleri, Ayşe-İhsan aşkı. Milli mücadele romanları arasında ilk olduğundan okunmaya değer. Ancak keyif için okunmak istediğinde yeterli bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Biliyoruz ki Milli Mücadele döneminde adını mitinglerde duyuran Edip, eserinde yer yer otoboyografik esintiler katmış. Bu esintilerle birlikte savaşta kadının önemini yıllar sonra da bizlere iletmiştir. Gerektiğinde at sırtında cengaver, gerektiğinde çadırda bir hemşire, gerektiğinde eğitimci bir Ayşe Kadınla selamlar. "Edebiyat Tarihi Ateşten Gömlekin 6 Haziran 11 Ağustos 1922 tarihinde Idam gazetesinde tefrika edildiğini yazarlar. Doğu ve batı kültürlerinin sentezine ulaşmış Halde Edip, efsanevi konuşmacısı olduğu Sultanahmet Mitingi'nde hükümetlerin düşman, milletlerin dost olduğunu söylemişti . Geçen onca zaman onun sözünü ne yazık ki doğrulamaya devam ediyor, hükümetleri bir türlü "ferdin ezeli hürriyet mücadelesinde" fertleri dost kılamıyor. Belki bu yüzden ferdin sırtında hâlâ ateşten gömlekler var. Sen kitaplar ve kağıtların dilinden anlıyorsun, yanık şeyler söyle, beni istesin!" (s210-211)
2024 Okuma Raporları
Ateşten GömlekHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202530,3bin okunma
Reklam