Bir insandan bu kadar nefret etmek ve onun tarafından bu kadar önemsenmeyi istemek, aynı anda nasıl mümkün olabiliyordu? Bu iki istek aynı bedende kendilerine nasıl yer bulabiliyordu? Kim bilir ne acılar çekiliyordu o an içimde? Ne kavgalar dönüyordu?
Türkiye, doğusundaki aynaya bakınca şişman olduğunu, batısındaki aynaya bakınca kemiklerinin sayıldığını düşünen, üstüne giydiği hiçbir şeyi kendine yakıştıramayan, bulimik ve depresif bir genç kızdı.
+ Nasıl hissediyorsun peki şimdi?
- Her zamanki gibi.
+ Yani?
- Gat gibi!
+ Efendim?
- Çiğnenmiş gibi! Çiğneniyor gibi. Her an çiğnenecekmiş gibi hissediyorum kendimi.