Sanki sonsuza kadar bu şehrin kalabalık ve gürültülü caddelerinde gidip geleceğim,duraklarda insanlar inecek,binecek;fakat ben oturduğum sarsıntılı koltuktan hiç kalkamayacağım,bu yolculuk hiç bitmeyecek.Ne fantezi ama.Şehirli İnsanın Korkuları.
Ama çocuk her vakit talihlidir.Bir kuşun uçuşu,bir arabanın geçişi,bir yazlığa çıkış,bir misafirin gelişi acılara son verir,önüne yeni ufuklar açar.Bu,çocuk denen sırçayı koruyan ilaçtır.
Yüreğim Milletimin halinden kanlıdır.Böylece bir milletin, İslam Milletinin düştüğü acı bölünme,cehalet,maddi ve manevi batış hali beni tarifsiz sıkıntılara düşürür.
Ama yine Allah'ın rahmeti gelir,beni ye'se düşmekten kurtarır.
Bu ülkenin bütün ırklarını,tek ırk,tek kalp,tek insan haline getiren İslâmiyet olmuş.Biyolojik bir vahdet değil bu.Ne kanla ilgisi var ne kafatasıyla.Vahdetlerin en büyüğü,en mukaddesi.İster siyah derili,ister sarı...
İnananlar kardeştir.Aynı şeyleri sevmek.Aynı şeyler için yaşamak ve ölmek.
Türk'ü,Arap'ı,Arnavut'u düğüne koşar gibi gazaya koşturan bir inanç;gazaya ,yani irşâda.Altı yüzyıl beraber ağlayıp beraber gülmek.