İNTERMEZZO
"...kabullenemedim gibi geliyor. Babamın gitmiş olduğu düşüncesini.../ Geri dönüp bakınca onunla konuşamadığımız o kadar çok şey var ki inanamıyorum. Konuştuğumuz hiçbir şey yazılı kayda da geçmedi. Yaşadıklarımızın hepsi anı, peki ya anılar silinirse? /...çünkü yaşayan kişinin kendi gerçekliği vardır, giden kişinin gerçekliği yoktur, yalnızca düşüncelerde sürdürür varlığını; düşüncelerden de silindi mi tamamen gitmiş demektir yani onu aklıma getirmediğimde aslında varlığını sona erdirmiş oluyorum."
Bu alıntı, kitabın arka kapağında olabilir, dedim bir ara.
Kitabın içeriğine gelince neler diyebilirim?
Olaylar, iki kardeşin (İvan, Peter) ana kahraman olduğu yapıt, onlara eşlik eden yan karakterlerle (Anneleri, Margaret, Slyvia, Naomi) babalarının vefatı sonrasında giriş bölümünde yer alan, eserden aldığım sözler çevresinde gelişiyor. Bu konu, bazen iç, bazen karşılıklı konuşmalarla işleniyor, geliştiriliyor.
Eserde, birbirlerine çok zıt karakterde olduklarını, hatta düşmanca duygular beslediklerini düşündüğümüz kardeşlerin aslında hiç de öyle olmadıklarını ancak bunu anlamaları için hayatın sert rüzgârlarıyla sınanmaları gerektiğini görüyoruz.
Eserde, karakterlerin gerçekliği mükemmel işlenmiş, hiç iğreti durmuyor. Çevremizde benzerlerini gördüğümüz, duyduğumuz aile yapıları, ilişkiler var; bu da eserin içine girmemizi kolaylaştırıyor; keyifle okumamızı sağlıyor.
Çok beğendim, bitmesin istedim.