Bir kitabın sayfalarından çıkıp gerçeğe dönüşen bir buluşmaya hazır mısınız?
“Vatan Millet Samatya” ile kalplere dokunan, cesur dili ve sarsıcı anlatımıyla edebiyatımızın en güçlü kalemlerinden biri olan Seray Şahiner, Bi Dünya Kitap Grubu okurlarıyla buluşuyor.
Bu sadece bir söyleşi değil;
hayatın içinden, gerçeklerin tam ortasından geçen bir edebi yolculuk…
Seray ŞahinerVatan Millet SamatyaHülya Çelik
📍 3 Mayıs Pazar | 14.00
📌 Route Sahne – Çankaya / Ankara
Sorularınızla, merakınızla, okuma tutkunuzla gelin…
Birlikte konuşalım, birlikte hissedelim, birlikte iz bırakalım.
Irmak Zileli, Türk anarşist yazar Gün Zileli'nin kızı ve Doğu Perinçek yeğenidir. Annesi Feyza Hanım da sol davanın geçmiş önemli savunucularındandır. Irmak Zileli, Eşik isimli kitabı ile 2012 de Yunus Nadi Roman Ödülü, Son Bakış isimli kitabı ile de 2020 de Duygu Asena Roman Ödülü almıştır.
Şu an incelemesini yaptığım roman olan Şimdi Buradaydı isimli psikolojik gerilim tarzındaki kitabı 2025'te farklı anlatım tekniği ve bilinç akışına getirdiği yenilikçi tarz ile dikkat çekmiştir. Bu edebi kalitesinin üzerine koyduğu yükseliş dönemine geçiş kitabı olarak bence görünmelidir. Çünkü aldığı ödüllerden sonra en zor yazım tekniklerinden olan bilinç akışını gayet başarılı bir şekilde kullandığını söylemekte fayda var. Bu inceleme ile birlikte o nedenle ilk başlangıç yapılacak Irmak Zileli kitabının bu kitap olmadığını da söylemek gerekiyor.
Irmak Zileli'yi öncelikle kitabın incelemesine giriş yapmadan evvel iyi bir edebi dili olan yazar olarak bence yorumlanmalı. Şimdi Buradaydı kitabında Irmak Zileli insan ruhunun derinliklerine bizi davet ediyor ve psikolojik bir anlatı sunuyor. Burada sadece bize bir kitap anlatmıyor, aynı zamanda bu içeriğini insanın kendine, annesine, geçmişine ve bastırdığı tüm karanlık hislere tuttuğu bir aynaya dönüştürüyor.
Roman bir psikiyatrist olan Birkan'ın gözünden anlatılıyor. Anlatım dilinde bilinç akışı mevcut olduğundan geçişleri algılamak çok kolay değil, o nedenle yeni roman dünyasına girenler için kitap hiç doğru bir tercih olmayacaktır. Birkan ile danışanı Yankı arasındaki seanslar romanın omurgasını oluştururken, kurgunun aktığı anlarda okur, sadece iki insanın değil, bütün bir toplumun bastırılmış duygularının, suçlarının ve travmalarının iç dünyasına çekiliyor.
"Şimdi Buradaydı”, kötülüğün kaynağını toplumun, aile kurumunun,
Kün. Yazarla ilk tanışma kitabım. Fazla duygusal birisi olarak ağır bir kitabı okuduğumun farkındaydım ama beni bu kadar etkileyeceğini hiç düşünmemiştim. Kitap beni mahvetti. Ağlamaktan içim çıktı desem yeridir.
Ben tüm karakterleri o kadar çok sevdim ki... Kitabı okurken bazı yerlerde çok gülmüştüm. Keşke sonunda da gülebilseydim. Kitaba bir özet çıkaramam. Bazı kitaplar vardır, anlatılmaz. Benim için bu kitapta onlardan birisi oldu. Yazar, okuduğum ilk kitabıyla kalbime minik bir taht kurdu.
Mistik ve spritüel bir kitap. Ölüler, diriler... Bu kitapta ölüler dirilere, diriler ölülere karışıyor. Kitaptaki ruhani ışığı okurken sık sık hissediyorsunuz, tüyleriniz diken diken oluyor.
Yazar sembolik anlatıma sık sık başvurmuş. Özellikle rüyaların çoğunda semboller var. Rüyalar mı yoksa uyarılar mı? Peki, bir insan ya uyarıyı yanlış anlarsa? Rüyasını anlamaz ya da anladığını sanırsa ne olur?
Bu kitapta insanların nasıl kötü olabileceğini, kötü kalplerin her hayrı şerre dönüştürebileceğini okuyoruz aslında. Ancak iyilerin de oralarda bir yerde olduğunu okuyoruz.
Kün. Hayatın içinden bir kitap. Aslında hep çevremizde olan kötü insanların nasıl maskeler kullandıklarını, insanların nelere 'kader' diyerek göz yumduklarını, ahlaki olarak çürümüşlüğün nelere sebebiyet verdiğini ve tüm bunların arasında iyi insanların, ahlaklı insanların, bozulmamış ruhların da hala var olduğunu okuyoruz...
Kitap oldukça ilginç. Yazarın kalemine ben bayıldım. Kitap Konya- Ankara arasında geçiyor. Eski zamanlar... Eski insanlar...
Ömer, Muzaffer Hoca, Hüdai Ağa, Gülsüm, Menderes, Aşut ve olmazsa olmazımız Çeto...
Çeto... Ömer... Bu ikili benim için bambaşka oldu. Tüm bu insanların bir şekilde yollarının Ömer sayesinde kesişmesi ve Ömer'in gitmesi gereken yere sonunda gitmesi... Ömer...