Müstesnabiri

Puan vermedi·84 syf.··
2020 9. kitabı
Atmosferini bildiğimiz kitaplar vardır hani, mesela kimi kitaplarda yüksek sosyetenin göz alıcı yaşamında dolanırsınız, kimi kitaplarda alt sınıfın acizliğini solur öfkelenirsiniz, kimisinde öyle kimisinde böyle ama tanıdıktır az çok. Bu eserde bambaşka bir dünyadasınız, alıyor sizi bilmediğiniz bir İstanbul zamanında iki Ermeni ve bir divanenin yanına götürüyor. Sayfa sayısı az, böyle kısacık hafif gizemli kitaplara bayılıyorum. İçinde barındırdığı mizahı ve gizemi o kadar tadında ki... Çerezlik diyorlar ya işte tam da öyle ama kolay kolay unutulmaz çünkü tadı damakta kalıyor. Üstelik sonunda varılan sonuç, yerinde bir öğreti sunuyor bize. Yazarımızın sondaki çıkarımlarının bir kısmına katılmasam da kimilerine oldukça hak verdim. Efsuncu Babanın acınası inancı, Agop ile Kirkor'un eğlenceli diyalogları akıp gidiyor ve kitapta var olmalarının bir sebebi var. Sonlara doğru oldukça meraklandığımı da akıcı bir kitap olduğunun kanıtı niteliğinde söylemek istiyorum. Velhasılı kelam okuyunuz ve tadına varınız. Sağlıcakla kalın.
1000Kitap
Efsuncu BabaHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202010,9bin okunma
Reklam
Puan vermedi·556 syf.··
2020 8. kitabı
·
60 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2020 21:39
Kitabı okuduğum süreç boyunca modern insanın yüzüne taktığı maskenin maden işçilerinde olmaması sebebiyle sık sık merhum Jung’u andım. Kadınların toplumdaki yeri, kendilerini algılayış biçimleri, her türlü ihtiyacın hoyratça karşılanıyor oluşu, toplumun çok önemser gözüktüğü ikiyüzlü kuralların işçi mahallesinde geçerli olamayışı, bir oda evde onca insanın dip dibe yatıp kalkması, aynı küvette yıkanması, çocukların yük olarak görünüşü ve tüm bunlara rağmen bir parça ekmek bulmanın bile çoğu zaman mümkün olmayışı hem son derece üzücü hem de maalesef rahatsız ediciydi. Belki de yüzleşmek zorunda kalışımdandır. Çok uzatmadan değinmek istediğim birkaç mesele var. Öncelikle yaşları küçücük olan üç arkadaş var: Jeanlin, Lydia, Bebert. Bu üçlünün ilişkisini okurken diktatörlüğü, baskıyı aslında doğayı izliyor oluşumuz çok ilginç hissettirdi bana. Yaşlarının ufak oluşunun kattığı ilkelliğin içinde hayvansı duygular geziniyor ve böylece bizim yüzümüze de maden işçilerinin insana özgü şeylerden ne kadar da uzak bırakıldıkları çarpılmış oluyor. Diğer değinmek istediğim mesele de devrim sırasında bakkal Maigrat’ın kadınlar tarafından katledildiği anlar. Dehşetle anımsayacağıma ve kolay kolay unutamayacağıma eminim. Kadınların onurunu ömrü boyunca ayaklar altına alan bir adamın bu şekilde katledilişi içimi ferahlattığı kadar insanların cinnet anını yüzüme çarptığından bir nebze ürktüğüm de doğrudur. Bu insanları zamanında eğitmeyi akıllarından bile geçirmemelerine rağmen eğitimsiz ve aç kalmış maden işçileri bütünüyle ilkel duygularıyla hareket edince onları aşağılayan ve horgören kentsoyluları ve sözde asilleri de her daim öz çirkinlikleriyle hatırlayacağım. Beni asıl ürküten şey de burada devreye giriyor zaten, maden işçilerindense çirkin olarak bahsettiğim kentsoyluların
Edebiyat
GerminalEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201914,3bin okunma
8/10
·160 syf.··
2018 39. kitabı
Yine az okunmuş bir kitap, bilinmeyen bir yazarla geldim huzurunuza. Hatta bu kitap 1k listelerinde yoktu da bu kitabı eklemeleri için ben istekte bulunmuştum. İçinde zorla evliliğin aşka dönüştüğü herkesin güzel ve yakışıklı olduğu bir hayal değil, acı ve gerçek bir töre cinayeti var. Okur olarak bizler başından beri kitabın sonunu biliyoruz anlayacağınız. Artık teknik mi dersiniz üslup mu dersiniz bilmiyorum ama o anlatacağım şey her neyse muhteşem hissetttirmişti ve farklı. Bu töre cinayeti it, kopuk, at, avrat, silah vs. vs. nin ağzından, onların bakış acılarından, olaya dahil oldukları kısımdan sırayla anlatılıyor, dinliyoruz ve kurguyu kendimiz birleştiriyoruz. Birleştiriyoruz falan dediysem bir dedektif edasıyla değil, her şey apaçık ortada ve alabildiğine basit. Üstelik mevzunun cinayetle bittiğini bilmemize rağmen sonunu heyecanla bekliyoruz. Tek maruzatım bu kitabı 2016 yılında okumuş olmam, haliyle kaba hatlarıyla, hatırımda kalan hissiyatıyla size fikirlerimi sundum. Yine de şuan da bu incelemeyi yazmaktan çekinmeyecek kadar esere güveniyorum ve sizlere tavsiye edebilirim.
Siyaset
TöreÖmer Çavuş · Truva Yayınları · 201215 okunma
9/10
·102 syf.··
2018 19. kitabı
Bu kitap bildiğiniz kitaplardan değil! Türk motifleriyle taçlandırılmış, fazlasıyla sizden, kimi zaman bir keloğlan masalı izliyormuş gibi kimi zaman bir menkıbe dinliyormuş gibi hissettiren, masallar diyarında oradan oraya keyifle savrulmanıza neden olacak, kısalığıyla tadı damakta kalan bu eseri okumanızı ve bu yazarın peşini bırakmamanızı tavsiye ederim. Sil Pasını Gönlünü'yü okuyalı neredeyse iki yıl oluyor. Fakat zihnimin bir köşesinde bana hissettirdiği duygu ve hayranlık hep canlı kaldı ve sonra dedim ki: Başka kitabi var mı bak bakalım, ihtiyacımız olan neşve onun kitaplarında bir yerde muhakkak gizlidir. Şimdi Yaraşır Sana Sadakat'i okumakla meşguldüm buraya gelip başka kitabı var mı sorusuna bir cevap daha aramaya başlayana dek. Demem o ki bu kitabı okuma şerefine erişirseniz kendinizi mutlu hissedersiniz. Dipnot: Bu kadar masal gibi hissettirmesinin bir sebebi de kelimeler adeta eski Türkçeleştirilmiş gibi. Gerçekten Şehrazad oturmuş karşınızda masal anlatıyor sanki. Fazlasıyla derdimi anlattım sanırım zaten ben hep böyleyimdir bir şeyi sevmeye göreyim onu herkese tanıtmayı görevim bilirim. Sağlıcakla Kalın !
Kültür-Sanat
Sil Pasını GönlününKamil Doruk · Büyüyenay Yayınları · 20149 okunma