Puan vermedi·216 syf.··
2026 86. kitabı
BİZİM ZAMANIMIZ . Uzun zamandır merak ediyordum Sinem Sal'ın kalemini. #bizimzamanımız ile merhaba dedim. Beni yaşanmışlıklarıma götürüp hüzünlendiren, iyikilerimi anımsatıp gülümseten bir okumaydı. Birlikte yaşayan bir anne kız onlar. Biri eşini kaybetmiş, diğeri boşanmış. Mihrap ve annesi. Babasından yadigar tuhafiye dükkanları ile hayata tutunan ana-kızın, bizi eski mahalle sıcaklığına götüren yaşamına konuk oluyoruz. Önce televizyon kuşağına uzanıyoruz ve antenli tv lerde arkası yarın olarak beklenen unutulmaz diziler sıralanıyor bir bir. Meyve kesip çayımızı koyup ekran önüne oturduğumuz saatler... Kömürlükleri, posta kutuları olan, salonu misafir gelince kullanılan sobalı evlerde büyüdük çoğumuz.Hele ki ruh çağırmayan kimse yoktur, o yıllarda büyümüşler arasında. Portakallı Tang'ı ise unutmak mümkün mü? Mihrap için nostalji olmaktan çok öte, hayatının gerçeği bir yerdi dükkan. Ve Dalyan'ın öyle demesine içten içe bozulmuştu bence. Ne mi diyor? Kitapta tabiki . Şahinden Arpi'ye, Sevgi'den Jüli'ye sıcacık bir mahalleye burası. Ayten Abla'nın eşi ise bir tek onu değil, herkesi aldatmışken!, Füsun ise sallanıyor muydu, yoksa yaşlanıyor muydu? Unutulmaz yarışma Çarkıfelek programını hatırlarken de, Mihrap'ın annesinin tek aşkı Adnan Gürses konuk olunca, eyvah eyvah olanlar oluyor . Milenyum'a, yeni bir bin yıla girişi de kutluyoruz birlikte. Hepimizin neler neler umduğu, girdiğimiz saniyeden itibaren de herşeyin aynı devam ettiğini fark ettiğimiz zamanlar. Yazarın kendine has mizahı ile 1990 sonlarına giderken; kadınlık, aile bağları, yoksulluk, yalnızlık ve hayata tutunma mücadelesi üzerine keyifli bir okuma oldu benim için. Hayatın yükünü taşıyan kadınlar üzerinden aşkın hayal kırıklıklarını okuyarak eski komşularını hatırlamak isteyenlere buram buram
Bizim ZamanımızSinem Sal · Karakarga Yayınları · 20211,864 okunma
8/10
·392 syf.··
2026 30. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 19:36
"İnsan tek başına delirmiyor. Bu yolda ona yardım edecek birileri mutlaka çıkıyor." Esin bir gün kendini akıl hastanesinde bulur fakat buraya nasıl geldiğini hatırlayamıyordur. Geçmişi yavaş yavaş sis perdesinin açılması ile hatırlamaya başlar fakat yine de tam başarılı olamaz. "Ev" olarak adlandırılan bu hastanede hastalar "misafir", hemşireler "abla", başhekim ise "baba" olarak çağırılır. Bir de içeride neler olduğunu bilmedikleri dedikodulara göre devletin muhalifleri terörist olarak yaftalayıp daha sonra akıl hastası olarak yatırıp üstlerinde bir takım deneyler yaptığı bir M3 koğuşu vardır. "Ev"deki ablalardan Rikkat Hanım gençliğini yaşayamamış, düşmekten korktuğu için salıncağa dahi binememiş, annesinin gölgesinde kalmış onun gibi olamamış, yaşanabilecek bir aşkın kıyısından dönmüş ve yıllarca hep beklemiş bir kadındır. Geceleri rahmetli annesini evinde görmeye başlamış ve bir yandan geçmişi düşünürken bir yandan da Esin ile arkadaşı Canan'ı ve Adalı Yakup'u anlatmaya başlar bize. Hepimizin "misafir" olduğu bu dünyada akıl sağlığını koruyabilenler mi şanslı yoksa koruyamayanlar mı? Akıl sağlığını koruyabilen biri olmak ince bir çizgide mi gizli? Kime göre neye göre kaybediliyor bu denge ve içeride olmak ile dışarıda olmak çok da farklı olmayabilir mi? Yaşadığımız dünya "Ev"den biraz daha büyük bir akıl hastanesi olabilir mi? Herkesin yarası vardır fakat herkes bu yarayla baş edemeyebiliyor. Herkesin için yaşanmayı bekleyen hevesler, beklenen güzel günlerin özlemi, yitirilen zamanın hüznü olabiliyor. Nermin Yıldırım akıcı kalemiyle biraz da komplo teorisi ile süslediği "Misafir" romanında heyecanlı bir okuma deneyimi sunuyor. Acaba ne olacak diye merakla okudum kitabı. Birçok cümlenin altını çizdim. Beğenerek bitirdim ve herkese tavsiye ederim.
MisafirNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20253,015 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 82. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 15:11
꧁༺ 乇爪乇ㄥ Şİ爪Şİ尺 ️ KILIF ༻꧂ "𝐁𝐞𝐧 𝐡𝐞𝐩 𝐚𝐧𝐧𝐞𝐦𝐢𝐧 𝐬𝐞𝐬𝐬𝐢𝐳𝐜𝐞 ö𝐫𝐝üğü 𝐨 𝐠ö𝐫ü𝐧𝐦𝐞𝐳 𝐤𝐚𝐛𝐮ğ𝐮𝐧 𝐢ç𝐢𝐧𝐝𝐞 𝐲𝐚ş𝐚𝐝ı𝐦. 𝐒𝐚𝐝𝐞𝐜𝐞 𝐠üç𝐥ü 𝐨𝐥𝐦𝐚𝐦 𝐠𝐞𝐫𝐞𝐤𝐭𝐢ğ𝐢 öğ𝐫𝐞𝐭𝐢𝐥𝐦𝐢ş𝐭𝐢 𝐚𝐦𝐚 𝐢ç𝐢𝐦 𝐩𝐚𝐫𝐚𝐦𝐩𝐚𝐫ç𝐚𝐲𝐝ı. 𝐁𝐚𝐛𝐚𝐦ı𝐧 ö𝐥ü𝐦ü𝐧𝐝𝐞𝐧 𝐬𝐨𝐧𝐫𝐚 𝐝𝐚 𝐲𝐚𝐯𝐚ş 𝐲𝐚𝐯𝐚ş 𝐢ç𝐢𝐦𝐝𝐞 𝐞𝐤𝐬𝐢𝐥𝐝𝐢𝐦. 𝐎 𝐲𝐨𝐤𝐥𝐮𝐤 𝐡𝐞𝐩 𝐬𝐮𝐬𝐭𝐮ğ𝐮𝐦 𝐛𝐢𝐫 çığ𝐥ı𝐤 𝐡â𝐥𝐢𝐧𝐞 𝐝ö𝐧üş𝐭ü. 𝐊ö𝐭ü 𝐛𝐢𝐫 𝐛𝐚𝐛𝐞𝐫 𝐚𝐥𝐦𝐚𝐤𝐭𝐚𝐧, 𝐭𝐞𝐫𝐤 𝐞𝐝𝐢𝐥𝐦𝐞𝐤𝐭𝐞𝐧, 𝐛𝐚𝐛𝐚𝐦 𝐝𝐚 𝐨𝐥𝐝𝐮ğ𝐮 𝐠𝐢𝐛𝐢 𝐚𝐜ı ç𝐞𝐤𝐦𝐞𝐤𝐭𝐞𝐧... 𝐲𝐚𝐥𝐧ı𝐳 𝐤𝐚𝐥𝐦𝐚𝐤𝐭𝐚𝐧 𝐤𝐨𝐫𝐤𝐭𝐮𝐦. 𝐕𝐞... 𝐯𝐞 𝐬𝐨𝐧𝐮𝐧𝐝𝐚 𝐛𝐢𝐫 𝐚𝐩𝐭𝐚𝐥 𝐠𝐢𝐛𝐢, 𝐛𝐢𝐫 𝐤𝐨𝐫𝐤𝐚𝐤 𝐠𝐢𝐛𝐢 𝐨𝐧𝐮 𝐭𝐞𝐫𝐤 𝐞𝐭𝐭𝐢𝐦." Selamlar, bugün sizlere kalemini yeni tanıdığım Emel Şimşir den #kılıf paylaşımı ile geldim. Yazarın akıcı ve yalın anlatımı ile kitabın içine çekiliyorsunuz.Öznesi "KADIN" olan kitaplar her zaman ilk tercihim olmuştur. Bu kitapta da Masal ile beraber aslında pek çok kadının hayatına misafir olduk. Masal ın yıllardır üzerinde taşıdığı kılıfın aslında diğerinde de olduğunu sayfalar arasında keşfettik. Benim ilk dikkatimi çeken ise Songül ün kendi korkularını daha çok küçük yaşlarda Masal üzerinde de başlatması oldu. Bu etkiden kurtulmak isteyen Masal aslında bunubaşarmak üzereydi, lakin yaşadığı bazı olaylar hayatının kontrolünü tamamen ondan aldı. Bir kadının travmaları ve yıllar sonra tekrar nefes almaya başlamasına şahit oluyoruz. Bir kişinin etkisiyle değişen hayatlar içinde İlhan ıngeçmişinin de beni şaşırdığını söylemeliyim. Mustafa, Ferhunde,Sibel,Tanya hatta İlhan bile bumüdahalenin etkisiyle yıllarca savruldu. Masal elli yaşından seramik sanatçıdır. Eşi İlhan bir medya sektöründe ünlü hatırı sayılır ilgi çekici bir erkektir. Aralarında sessiz işleyen monoton yaşam Masal'ın artık dur demesiyle değişmeye başlar.. Sizlere Ayvalık Cunda da başlayan,temelinde çocuklukta yerleşen ,güven ve sevgi eksikliğinin yarattığı sessiz travmaların içinde yitip gitti denen bir aşkın yeniden filizlendiği yaraların sarıldığı muhteşem bir kitap
KılıfEmel Şimşir · Mümkün Kitap · 202610 okunma
Sefiller
Puan vermedi·1724 syf.··
2026 36. kitabı
·
68 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 19:09
Sefiller Kitap özeti (spoiler) Romanın başkahramanı Jean Valjean'dır. Jean Valjean, açlıktan ölmek üzere olan kız kardeşinin çocuklarına ekmek götürebilmek için bir somun ekmek çalar. Bu suç nedeniyle kürek mahkûmu olarak hapse gönderilir. Kaçmaya çalıştığı için cezası uzar ve toplam on dokuz yıl hapiste kalır. Hapisten çıktığında özgürdür ancak toplum tarafından dışlanır. Her yerde eski bir mahkûm olduğu için hor görülür ve iş bulamaz. Bir gece, kendisine kapısını açan iyi kalpli bir din adamı olan Piskopos Myriel ile karşılaşır. Jean Valjean, piskoposun evinde misafir edilir ancak gece gümüş takımları çalıp kaçar. Yakalandığında piskopos onu ele vermek yerine gümüşleri kendisine hediye ettiğini söyler. Ayrıca iki gümüş şamdanı da vererek hayatını iyilik yaparak geçirmesini öğütler. Bu olay Jean Valjean'ın hayatının dönüm noktası olur. Yıllar sonra başka bir isimle yaşamaya başlayan Jean Valjean çalışkanlığı ve dürüstlüğü sayesinde zenginleşir, bir fabrikanın sahibi olur ve hatta bir kasabanın belediye başkanı seçilir. Ancak geçmişi peşini bırakmaz. Onu yıllardır takip eden polis müfettişi Javert, Jean Valjean'ın gerçek kimliğini ortaya çıkarmaya çalışmaktadır. Bu sırada tabrıkasında çalışan genç kadın Fantıne trajık bır hayat sürmektedir. Fantine, evlilik dışı doğan kızı Cosette'i bakmaları için açgözlü han işletmecileri Thénardier Ailesi'ne bırakmıştır. Ancak bu aile küçük Cosețte'e kötü davranmakta ve Fantine'den sürekli para istemektedir. İşini kaybeden Fantine yoksulluk içinde yaşamaya başlar; saçlarını, dişlerini satar ve sonunda hayat kadını olmak zorunda kalır. Hastalanarak ölmeden önce Jean Valjean'dan kızına sahip çıkmasını ister. Fantine 'in olümünden sonra Jean Valjean sozünü tutar ve küçük Cosette'i Thénardier ailesinin elinden kurtarır. Onu öz kızı gibi
Sefiller (2 Cilt Takım)Victor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025105,5bin okunma
Puan vermedi·496 syf.··
2026 17. kitabı
Ayperi bitmek bilmeyen kabuslarından yine uyanmış güne başlamıştı. Verdiği çay sözüne Ömerin yanına gitmek zorunda kalan Ayperi aldığı akıl ile çay yerine alkol tüketiyor ve Ömeri kendinden uzaklaştırmak için ilk adımı atmış olduğunu düşünüyor.. Melikenin sakladığı sır ise sosyal medyaya düşmesi ile ortalık bir anda karışıyor.. Melikenin yanında kızlar yerine Yavuz olması ise beklenmedik bir gelişme oluyor.. Melike den özür dileyen Poyraz onun geleceğini garanti adına alması için usb kart veriyor.. Kızların kapısında onu gören Muharrem ilk verdiği sözü tutup yumruk atmasıyla Poyrazı bayıltıyor.. Poyrazın verdiği usb ile Melike hem daha çok ünleniyor hem de terfi alıyor.. Bunu kutlamak için evi hazırladığında ise asıl Süpriz Şeyma ve Muharrem ikilisinden geliyor.. Ayperi yi görmeye okula gelen Ümit Ayperinin kabuslarını yeniden canlandırıyor.. Ayperi ikilemlerden sıkılıp herşeyden uzaklaşıp tedavisine devam ederken Ömerle aralarında aylarca görüşemediği zaman dilimi giriyor.. Melikenin yaptığı planlar doğrultusunda yeniden karşılaşan çift ise beklenmedik Nevin tehlikesi ve kıskançlık atağıyla yeniden konuşmaya başlıyor.. Şeyma ile Muharrem için Kırşehire giden grup Melike ve Ayperinin kardeşi muzaffer yine bilmeden yapılan hata yine ortalığı alev alanına döndürüyor gelen Süpriz ise Ayperinin gönlüme taht kuruyor.. Ömerin arkadaşları ile tanışan Ayperiyi sabah kapıda beklenmedik misafir ile karşılaşınca ikilinin yine ilişkilerinde problem oluyor.. Yalan ve sır saklamak Ayperinin en hassas konusu olduğu için araya yeniden mesafe koyması Ömerin iş ve yaşamını etkiliyor.. Yazarın cıkardığı tüm kitapları okumuş biri olarak en eğlendiğim kısımlardan bazıları şunlardı; Şeyma Muharrem için futbol taktikleri öğrenirken yaşadıkları.. Duvar yazılarının hiç beklenmeyen
Tozlu Pembe 2Loresima · Ephesus Yayınları · 2026238 okunma
Sezgin Kaymaz
Puan vermedi·304 syf.··
2026 51. kitabı
Kitaba başlıyorsunuz efenim sonra bir film izler gibi akıyor gidiyor sayfalar hem bu kadar hızlı hem bu kadar yavaş ilerleyen ve okuyucuya "hadi ama ne olacaksa olsun" dedirten. Ama bir taraftan da bitmesini istemediği bir serüven sürükleyen çok az kitap vardır. Denklem bu yani (okuyanlar anladı ) Kitap Uzunharmanlar'da ev kiralayan Musa'nın kiraladığı evin esrarengiz sesleriyle yüzleşmesi ile başlıyor. Musa durur mu düşüyor işin peşine.. Sonrası olaylar olaylar olaylar.. İlk kez Sezgin Kaymaz okumuş biri olarak gerçeküstü kitapları sevdiğime bir kere daha karar verdim. Kitap sizi hafif hafif ürpertse de çoğu yerde kahkaha atarak okuyorsunuz. Olaylar arasında bazen kopukluklar, tutarsızlılar hafif hafif canınızı sıkıyor ama bunların sebebini kitabın sonunda mutlaka öğreniyorsunuz. Yazarın dili bu kitapta (Çünkü diğerlerini bilmiyorum kıyaslayamam) hınzır bir oğlan çocuğu kapıdan bakıvermiş de kaçmış gibi. İzlediğim, dinlediğim Sezgin Kaymaz'ın kişilik özelliğinin de bu yönde olduğunu düşünüyorum ki diline yansıması çok tatlı olmuş. Musa ve Leyla'nın dialogları o kadar samimi ve eğlenceli ki gidip ikisine de "gelin lan buraya sıpalar" diyesiniz geliyor. Öyle bir şefkat doluyor kalbinize. Karakterler İstanbul insanının yansıması Kirkor bey'den dindar komşu teyzeye, polis emeklisinden,konsimatris bir kadına oldukça kozmopolit bir yelpaze. Dili çok akıcı ve edebi olacağım kaygısından uzak ki yazar yine okuduğum makalelerde bu kaygıyı duymadığını belirtiyor. Çünkü gerçek hayatta kimse "anneciğim bir bardak su alabilir miyim?" demiyor. "anne suuu" demek yeterli. Kitabın bu kadar iyi gelmesinin bir nedeni de bu. Alt kat komşunuz nasıl geğiriyorsa kitaptaki karakterde öyle insan. Kitap boyunca Musa'nın kusma hissini bizzat onunla yaşıyorsunuz. Ki okurken maden suyu içmişliğim
Alıntı
Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz MisafirSezgin Kaymaz · İletişim Yayınları · 20222,313 okunma