İbnü'n-Nefis Kahire'de 1288'de vefat eden bu bilgin, "küçük kan dolaşımını Misel Serve'den (Michel Serveto*) üç asır önce buldu.
Michel Serveto* yorum kısmında...·Kitabı okudu
Mişel Eflak, Tito’nun Yugoslavya modeline de hayranlık duymaktaydı. Yugoslavya, komünist enternasyonalizm yerine ulusçuluğu öne çıkaran ilk sosyalist ülkeydi. Baas Partisi, Yugoslav örneğinde olduğu gibi işçilerin fabrika yönetimine katılımını savunuyordu.
Reklam
Baas Partisi’nin Suriye dışındaki ilk şubesi, Şam’daki üniversitelerde okuyan öğrenciler tarafından 1948 yılında Ürdün’de kurulmuştu. 1948 yılında Bağdat’ta ise biri “Arap Baasçılarının Sözleri” ismiyle Mişel Eflak, diğeri de “Arap Siyaseti Üzerine” ismiyle Salah Bitar tarafından iki broşür yayımlanmıştı. Bu iki broşür Şam’da kurulmuş olan Baas Partisi’nin tanımını yapmaktaydı. Bu çabaların da bir sonucu olarak Baas Partisi’nin Irak’ta örgütlenmesi öğrenciler tarafından 1951 yılında gerçekleştirilmişti. Lübnan’daki Baas Partisi’ni Amerikan Üniversitesi’ndeki öğrenciler örgütlendirmişti.
Birbirleriyle ilk kez 1929 yılında Paris’te karşılaşan Mişel Eflak ve Salah Bitar’ın, Sorbonn’da öğrendikleri Sosyalizm’i milliyetçilikle kaynaştırarak melez bir ideolojiye nasıl dönüştüğü ve ideolojinin sembolü Baas’ın iktidar mücadelesi ele alınmıştır. Baas’ın örgütlenme derecesi, parti içi ilişkilerin nasıl düzenlendiği, partiyi meydana getiren çeşitli unsurlar ve organlar arasındaki ilişkiler üzerinde durulmuştur.
1940’lı yıllarda “Diriliş” rüzgarını Ortadoğu’nun her karış toprağında estiren Baas Partisi ve onun kurucusu Mişel Eflak, bölgenin modern tarihinde önemli bir yer işgal eder
18-26 Nisan 1920'de gerçekleşen San Remo Konferansı'nın ardından Fransız manda yönetimi altına giren Suriye bölgesi, Yüksek Komiser olarak atanan Fransız General Henri Gouraud tarafından yönetilmeye başlandı. General Gouraud, başlangıçta idari işler ve yürütme konularında danışma kurulu işlevi gören bir idari komisyon oluşturdu. 1 Eylül 1920'de Fransız hüküınetinin, Lübnan'ın Grand Liban adında Suriye'den ayrı bir devlet olduğunu açıklamasından sonra da İdari Komisyon görevine -Mart 1922'ye kadar- devam etti. 9 Mart 1922'de İdari Komisyon Fransız manda yönetimi tarafından kaldırıldı ve yerine otuz üyeden oluşan bir Temsilciler Konseyi oluşturuldu. Lübnan'da Fransız manda yönetimine tavsiyeler vermek için oluşturulan Temsilciler Konseyi'nin üyeleri sadece ülkedeki erkeklerin oy kullandığı bir seçimle belirlendi. Seçimde, ülke seçim bölgelerine bölündü ve her mezhepsel gruptan belli sayıda temsilci bir liste sistemiyle seçildi. Temsilciler Konseyi'nin 16 üyesi Hıristiyan, 13 üyesi Müslüman ve 1 üye de Beyrut'taki bir azınlıktan (genellikle Protestan) olmak zorundaydı. Bu yöntem, ülkedeki çeşitli mezhepsel grupların yerel konseylere üyeliğine dayalı olan Osmanlı uygulamasına benziyordu. Fransa'nın bu siyaseti, sadece Temsilciler Konseyi'nin değil ülkedeki tüm idari pozisyonların (siyaset, yönetim ve hukuk) mezhepsel gruplara dağıtılmış temsil hakkına göre düzenlenmesini getirdi. Böylece Lübnan'daki konfesyonel sistemin temelleri bu seçimle atıldı. Bu yıllarda Lübnan'daki konfesyonel siyasal sistemin şekillenmesine tesir edecek en önemli gelişme, 23 Mayıs 1926'da modem bir anayasanın ilan edilmesi oldu. Anayasanın yazılmasına en önemli katkıyı, Lübnanlı Hıristiyan bir banker olan Mişel Şiha yaptı. Şiha, anayasa taslağında açık bir şekilde ülke yönetiminin farklı dini
Sayfa 75 - 1926 Anayasası·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Reklam