Kabullenme özgürlüğümüz olmayan her duygu dışarıya akmayan bir irin gibi bedenimizi ve ruhumuzu ele geçirir.İçimize hapsettiğimiz her duygu aynı zamanda içimizi hapseder.
Yıkıcılık,yaşanmamış yaşamın sonucudur.Yaşamın bastırılmasını hazırlayan bireysel ve toplumsal koşullar—kişinin kendisine ya da başkalarına karşı—belli düşmansı eğilimlerini besleyen,deyiş yerindeyse depoyu oluşturan yıkıcılık tutkusunu üretirler.
“Yalnızca bir şeyi öğren,henüz yoğrulabilir durumda olan aklına şunu iyice kazı: insanoğlunda büyük bir yalnızlık korkusu vardır.Yalnızlıklar içinde en korkutucu,törel yalnızlıktır.İlk keşişler,Tanrıyla yaşadılar,dünyaların en kalabalığında,ruhlar dünyasında ömür sürdüler.İster keşiş olsun,ister bir mahpus,ister bir günahkar ya da alçak,serseri,insanoğlunun ilk düşüncesi,kendi yazgısını paylaşan bir arkadaşının olmasıdır.Yaşamın ta kendisi olan bu itkiyi doyurmak için,bütün gücünü,bütün kuvvetini yaşamının bütün enerjisini ortaya koyar.Bu çok güçlü istek olmasaydı Şeytan kendine arkadaş bulabilir miydi? Bu konuda Yitik Cennet’e başlangıç oluşturacak koca bir destan yazılabilir,çünkü Yitik Cennet başkaldırının savunusundan başka bir şey değildir.”
“Eğer büyük bir elmas küçük küçük parçalar halinde kesilse,derhal bütün olarak sahip olduğu değeri kaybeder;yahut bir ordu küçük birliklere parçalansa veya bölünse bütün gücünü kaybeder;tıpkı bunun gibi,büyük bir zihin dışarıdan müdahaleye maruz kalmasıyla,rahatsız edilmesiyle,dikkatinin dağıtılmasıyla,yahut ilgisinin başka bir yöne çevrilmesiyle birlikte,sıradan bir zihne göre sahip olduğu üstünlük ve ayrıcalığı kaybeder;çünkü onun üstünlüğü, tıpkı iç bükey bir aynanın üzerine düşen ışığın tüm ışınlarını yoğunlaştırması gibi bütün gücünü tek bir noktaya ve konuya yoğunlaşmasını gerektirir.Gürültünün sebebiyet verdiği sekte ya da fasıla bu yoğunlaşmayı engeller.”
“İnsan soyunun ve ona en kutsal olanın dostları! Dikkatli ve samimi incelemeden sonra,ister olgulara isterse akli temellere ilişkin{olsun},size en kıymetli inanç olarak görüneni kabul edin; onu yeryüzündeki en yüksek iyi kılan aklın ayrıcalığını,hakikatin nihai mihenk taşı olmanın ayrıcalığını sakın tartışmayın.Eğer bu noktada zaaf gösterirseniz bu özgürlüğe layık olmaktan uzaklaşırsınız ve aynı zamanda onu kesinlikle kaybedersiniz ve bunun yanı sıra aynı talihsizliği başkalarının,kendi hallerince iyi huylu olan ve özgürlüklerini yasalar çerçevesinde ve dolayısıyla dünya için en iyisine vesile olacak tarzda kullanacak olan masum toplulukların başına da götürürsünüz.!