Şiirle Dokunmuş 750 Yıllık Bir Doğu Aynası: Çölün Dili
10/10
·144 syf.··
2026 61. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 16:13
Eser; İslamiyet öncesi Cahiliye devrinin o meşhur Muallaka şiirlerinden başlayıp İslam medeniyetinin estetik zirvesi olan Endülüs dönemine kadar uzanan, MS 540 ile 1285 yılları arasındaki 750 yıllık devasa bir edebi mirası tek bir çatı altında topluyor. Kitap, Doğu kültürünü ve Arap toplumunu sadece tek boyutlu bir kalıba sıkıştıran modern algıyı tamamen kırıyor. Karşımıza; aşkla yanan, haksızlığa isyan eden, sarhoş olan, felsefi sancılar çeken ve kısacası en saf haliyle "insan" olan bir medeniyetin sanatsal çığlığını çıkarıyor. 750 Yıllık Geniş Yelpaze: İmruu'l-Kays’tan başlayıp er-Rundî’ye kadar uzanan yedi buçuk asırlık muazzam bir edebi dönüşüm sürecini başarıyla özetliyor. Bağlamsal ve Ruhsal Rehber: Şiirlerin sadece çevirileri verilmemiş; şairlerin kısa biyografileri ve şiirlerin yazılma hikayeleri de eklenerek edebi zemin güçlendirilmiş. Usta İşi Çeviri Başarısı: Mehmet Şayir, Arapça asıllarındaki redif, kafiye ve ölçü yapısını Türkçeye aslına en sadık ve ahenkli şekilde aktarmayı başarmış. Kitabın en etkileyici tarafı, sayfalar arasında gezinirken karşılaştığınız isimlerin zenginliği. Bir yanda İmâm Şâfiî’nin hikmetli dizeleri ve Hallâc-ı Mansûr’un mistik derinliği dururken, diğer yanda efsanevi aşık Mecnûn’un (Kays b. Mulevvah) hasret dolu haykırışları ve Mutenebbî’nin keskin hicivleri yankılanıyor. Eser, 144 sayfa gibi kompakt bir hacme sahip olmasına rağmen, sunduğu tarihsel derinlikle adeta küçük bir kültürel rehber görevi üstleniyor. Şiirlerin arkasındaki yaşanmışlıkların, dönemin saray entrikalarının veya kişisel trajedilerin anlatılması, okuyucunun o mısralarla gerçek bir bağ kurmasını kolaylaştırıyor. Dilin sadeliği ve akıcılığı sayesinde, Orta Çağ’ın o ağır çöl atmosferi bugünün okuru için son derece anlaşılır ve yaşayan bir forma bürünüyor. Eser,
Şiir
Çölün DiliAnonim · Kapra Yayıncılık · 20259 okunma
9/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
Duyguların bedenden taşarak kaleme aktarılması denilebilir bu eserdeki şiirler için. Bu duyguların anlatılıp okuyucuya sunulması gerekiyordu. Şairin önsöz yazısında da belirttiği gibi şiirleri okuyucunun duygularına ortak olmak için sayfalara aktarılıp onlarla buluşturulmuştur. "Benim tek bildiğim sevgili, Bu şair sadece bir şiiri sevdi. Bir şiir uğruna çok kalem tüketti, Ve bu şair Bir şiir uğruna, Hayatını kaybetti..." Şiiri tıpkı sevgiliyi sever gibi aşık olan veya sevgiliyi değerli bir varlık olarak görülen şiire benzeten mısralar ile kalbinden taşanların dile gelişi denilebilir. Şiir gibi sevme... Ana hatlarıyla şiirsiz veya sevgilisiz kalınan bir dünyanın onda hissettirdiklerini kendisine has bir dil ile sunuyor. Bu dil anlaşılır olduğu için şiir okumaya yeni başlayacak kişilerin de rahatlıkla sayfaların içerisinde kendisinden bir şeyler bulacağını düşünüyorum. "Yüreğimden mantığıma giden yolda Bir deniz manzarasıydı varlığın Bu yolda inip sadece seni izledim Ben imkansızı değil seni sevdim İmkansızda umut vardı Sende şiir" İmkansız aşk, umudun kırıntısı, sevdiğine duyulan özlem ve bekleyişin sabrını ilmek ilmek kağıdına damlayan mürekkebine ruhuyla işler. "Seninle aynı şiirde geçmeliydi adımız Farklı kitaplardan okumamalıydık birbirimizi Çok devrik bırakmışlar seni Bütün yüklemleri de almışlar üstelik Yarım bir cümle olup kalmışsın belli Sevdiğim Ben seni tamamlayacak olan şairim Gözlerine baktım güldüğün vakit Gözlerinde bir şiir var ki ışıl ışıl
Şiir TutkusuTutku Yılmaz · Kalan Yayınları Yayınevi · 20263 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·247 syf.··
2026 193. kitabı
Orhan Veli, sokağın sesini, nasırlı elleri ve gündelik hayatın o en yalın dertlerini şiirin merkezine taşıyarak bir devrim yapıyor. Süssüz, samimi ve kelimenin tam anlamıyla "bizden" olan bu mısralar, hayatın tüm sıradanlığını büyüleyici bir hafiflikle göğsümüze bırakıyor.
Bütün ŞiirleriOrhan Veli Kanık · Yapı Kredi Yayınları · 202431,4bin okunma
İnceleme yazısı Can'ım Tenimden Ayrıldı- Ebru Asya
10/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Ares Kitap tarafından ikinci baskısı yayımlanan “Can’ım Tenimden Ayrıldı,” adlı eser, iki yüz sayfadan oluşmaktadır. Yazar ve şair, Ali Haydar Koyun’un altıncı kitabıdır. Kitapta kırk beş anlatı vardır. Metinler genel yapı itibariyle birkaç sayfadan oluşmuştur. Her bölümün başlangıç sayfasında okuru anlatıya hazırlayan lirik geçişler bulunur. Bu geçişler anlatının duygusal eşiğini belirlerken aynı zamanda epigraf işlevi görür. Kitabın içeriğine dair bölümde yazar, eseri kaleme alma gerekçesini açıklamaktadır. Geride yazılı bir eser bırakmamış olsa da can dostum dediği Yücel Doğanşahin’in yazılmaya değer bir hayat sürdüğünü vurgular. Bu kitabı yirmi altı yıllık hatıraların vefa nişanesi olarak okura sunar. Bir kayıp üzerinden duygu paylaşımının yapıldığı metinlerde yazar, süslü anlatımlardan kaçınmıştır. Okurla sohbet ediyormuş gibi kurduğu içten dil sayesinde kitabı herkesin kolayca anlayabileceği ve içselleştirebileceği bir zemine taşımıştır. Ancak bu sadelik anlatımın şiirsel yönünü gölgede bırakmamıştır. Bazı cümleler şiirsel mısralar inceliğinde sayfalara süzülmüştür. Yalınlık içinde derinlik barındıran bu üslup, esere duygusal bir zarafet kazandırmıştır. Yürüme engelli Yücel Doğanşahin’in hayatına adanan Can’ım Tenimden Ayrıldı adlı eser biyografik ve tanıklık temelli bir kitaptır. İçerikte; anılar, mektuplar, günlükler, dost duygular adı altında yapılan yorumlar ve taziye mesajları yer almaktadır. Acı, burukluk, boşluk, çaresizlik, dostluk, düşler, fedakârlık, karanlık, ölüm, özlem, sancı, sevgi, sonbahar, vicdan, yara, yas gibi temalar işlenerek, yer yer Ali Tura, Ahmet Arif, Benjamin Franklin, Cemal Süreya, Charles Bukowski, Konfüçyus, Mevlâna, Osho, Paul Carson, Publilius Cyrus, Şükrü Erbaş, Tuncel Kurtiz, Yusuf Hayaloğlu gibi yazar- şair ve düşünürlerden
Can'ım Tenimden AyrıldıAli Haydar Koyun · Ares Kitap · 20224 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 111. kitabı
Bugün sizlere oldukça farklı bir kitap ile geldim. @bilinc_6_kitap ’ün kaleme aldığı “Bilinç-G” adlı eseri, alışılagelmiş kalıpların dışına taşan, okurun ruhuna dokunan çok katmanlı bir rüya anlatısı. Sayfaları araladığınızda, yazarın kendi düşlerinden ve yaşanmışlıklarından yola çıkarak kurguladığı 173 farklı durak karşılıyor sizi. Her bir rüya, insan psikolojisinin gizemli labirentlerine, çocukluk anılarına ve içsel sorgulamalara açılan samimi birer kapı niteliğinde. Yazarın kalemi o kadar içten ve doğal ki, okurken kendinizi bir dostun karşısında oturmuş, onun en mahrem zihin kıvrımlarını ve kalpten dökülen kırılgan cümlelerini dinliyormuş gibi hissediyorsunuz. Bu durum, okuyucu ile metin arasındaki mesafeyi tamamen ortadan kaldırarak daha ilk sayfalardan itibaren güçlü bir aidiyet duygusu oluşturuyor. Eser, tebessüm ile hüznü, şiirsel mısralar ile derin sancıları aynı potada eritmeyi başarıyor. Bazen bir bulutun üzerinde gezinir gibi hafifleten, bazen de sakin bir denizin kıyısında derin düşüncelere sevk eden akıcı ve sürükleyici bir temposu var. Bu dengeli ritim, okuru sadece bir gözlemci kılmıyor; aynı zamanda onu kendi geçmişiyle, kayıplarıyla ve gerçekleştiremediği hayalleriyle de yüzleşmeye teşvik ediyor. Okuyucuyu hızla içine çeken bu huzurlu anlatım, kitabı bir çırpıda bitirmeyi sağlarken arkasında uzun süre zihni meşgul edecek felsefi izler bırakıyor. Kendi anılarını sonsuzluğa taşımak isteyen yazar, bilincin gizli pencerelerinden bakarak okurla arasında kopmayacak, güçlü ve eşsiz bir bağ kuruyor. İyilikle ve kitapla kalın.
Bilinç - GCansu Yörük · İkinci Adam Yayınları · 20245 okunma
Puan vermedi·84 syf.··
2026 19. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 02:37
Aslında bu incelemeye nasıl başlayacağımı pek bilmiyorum çünkü Şükrü Erbaş,uzun zamandır severek okuduğum ve kendime en yakın hissettiğim yazarlardan biri.Şiirlerinde,altını çizdiğim cümlelerinde çoğu zaman kendimden bir parça buluyorum. Otların Uğultusu Altında da benim için tam olarak böyle bir kitaptı.Kitabı okurken birçok şiirde durup tekrar başa döndüm,bazı dizeleri birkaç kez okudum. Şiirlerin içindeki yalnızlık duygusu beni en çok etkileyen şeylerden biriydi.Bu nedenle bazı mısralar okunduktan sonra bile etkisini kaybetmiyor. Şiiri zaten çok seven biri olarak,Otların Uğultusu Altında benim için özel bir okuma deneyimi oldu. Yalnızlığın ve özlemin ince ayrıntılarını şiirde görmek isteyen herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim..
Şiir
Otların Uğultusu AltındaŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20245,5bin okunma