Kalbi firfiri bir saraydı. Bir taş çölünün ortasındaydı bu saray, tepeciklerin ardına gizlenmiş, bataklıkların oluşturduğu bir vahayla çevrili, yedi boy taş duvarın ardında.
Bugüne kadar hep, büzülüp uzaklaşması gereken şeyin genel olarak dünya olduğunu sanmıştı. Oysa dünya değildi, insanlardı. Öyle görünüyordu ki dünyada, insanları boşalmış bir dünyada pekâlâ yaşanabilirdi.