İnsanlar sevgiye açlar; mutlu ya da mutsuz biten sayısız aşk hikayesi izlerler, yüzlerce saçma aşk şarkısı dinlerler. Buna rağmen, pek azı sevgiye ilişkin bir şeyler öğrenmenin gerekli olduğunu düşünür.
Bir şeyin geç kalması ya da erken gelmesi etrafındaki her şeyi aksatabilir; akşama tıpkı durgun havuza atılan taştan yayılan dalgalar misali halkalar halinde dışa doğru yayılır.
Hikâyemiz tek bir hikaye. Bütün romanlar, bütün şiirler, içimizdeki hiç bitmeyen iyi-kötü çekişmesi temeli üzerine kuruludur. Ayrıca bana öyle geliyor ki, kötülük hiç durmadan yeniden canlanıyor; oysa iyilik, erdem ölümsüzdür. Kötülüğün hep yeni, taptaze bir çehresi vardır, oysa erdem dünyadaki her şeyden köklü ve saydindir.
Kişi, hep, sorumludur..
Kişinin sorumluluğu süreklidir. Yaşamı kadar sürer; en azından..
Kişi, ölümünden sonra bile, sorumludur. Çünkü kişi, ölümünden bile sorumludur.
Kişi sorumludur.