Mükemmel eleştiri Siyonizme
Puan vermedi
Roger Garaudy'nin "İsrail: Mitler ve Terör" kitabı (orijinal adı "Les Mythes fondateurs de la politique israélienne"), 1996'da yayımlanmış tartışmalı bir eser. Garaudy, eski bir komünist filozof ve sonradan Müslüman olmuş bir düşünür olarak, İsrail'in kuruluşunu ve politikalarını "mitler" üzerinden eleştiriyor. Kitap üç ana bölüme ayrılıyor: Teolojik mitler (örneğin, "vaat edilmiş toprak" kavramı), tarihi mitler (Yahudi sürgünü ve dönüşü) ve 20. yüzyıl mitleri (Holokost'un siyasi kullanımı ve anti-Semitizm). Garaudy, bu mitlerin Siyonizm'in temelini oluşturduğunu ve İsrail'in Filistin politikalarını meşrulaştırmak için kullanıldığını gösteriyor. Örneğin, Holokost'u "mit" olarak nitelendirerek, gaz odalarının varlığını sorguluyor ve Nazi suçlarının abartıldığını gösteriyor. Güçlü yönleri: Eleştirel bir bakış açısı sunuyor ve Batı medyasının İsrail'e yönelik önyargılarını sorgulatıyor. Anti-Siyonist çevrelerde "göz açıcı" olarak nitelendiriliyor, zira tarihi olayları alternatif bir perspektiften inceliyor.
Şiir
İsrail Mitler ve TerörRoger Garaudy · Pınar Yayınları · 2007390 okunma
Karanlığın sessizliğinde mitoloji
8/10
·256 syf.··
2025 62. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2025 15:33
Mitolojiye bakınca tanrıların çoğu sanki birer “ırz düşmanı”: Zeus başta olmak üzere sürekli tecavüz, zorbalık, şiddet… Peki bu neyin göstergesi? İnsanlık o zaman bilinçsizdi de o yüzden mi bu kadar ilkel hikâyeler uyduruldu? Aslında mesele daha derin. O dönemin insanı için tanrılar doğanın ta kendisiydi. Yıldırım, deprem, fırtına… bunlar insana sorar mı? İzin istemeden “girer hayatına”. Zeus’un zorlayıcı cinselliği de bu gücün sembolü. Ama işin bilinçdışı boyutu da var: İnsan kendi karanlık dürtülerini, bastırılmış libidosunu tanrılara yansıttı. Zeus, insanın gölgesini taşıyan bir figüre dönüştü. İlginçtir, bazı kurbanlar hayvana dönüşüyor. Örneğin Io ineğe dönüştürülüyor. Travma o kadar ağır ki insan kimliği siliniyor, kurban adeta hayvanlaştırılıyor. Dahası, birçok mitte bu şiddetin ardından bir kahraman ya da tanrısal bir soy doğar: acıdan doğum, kaostan düzen çıkar. Bir de işin toplumsal tarafı var: O çağlarda kadın zaten söz hakkı olan özne değil, erkeklerin güç gösterisinin parçasıydı. Mitler de bunu saklamadı, aksine tanrıların hikâyeleriyle kutsadı. Bugün eşitlik dediğimiz şey, o zamanlar gökten inen Zeus’un yıldırımıyla eziliyordu. Sonuç? Mitlerdeki bu tecavüzler hem doğanın ezici gücünü, hem bastırılmış gölgemizi, hem de o dönemin güç ilişkilerini açığa çıkarıyor. Mitlerdeki bu şiddet ve cinsellik anlatıları aslında insanın gölge yanlarının dışavurumudur. (Jung buna gölge projeksiyonu der) Neyse, Olimpos'taki koltuğuma geri döneyim.
Psikoloji
Mitoloji 101Kathleen Sears · Say Yayınları · 20213,420 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·490 syf.··
2025 69. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2025 03:20
Evet, “Tarih Sümer’de Başlar” sözü kitabın içeriği ile gayet uyumlu çünkü yazının mucidi olan bu millet, insanlığın geçmişi ve günümüze aktarılan kültür birikimi Sümerler sayesinde olmuştur. İlk edebi eserler, ilk reçete, ilkokul günlükleri, ilk destanlar ve mitler, ilk takvim ve hesaplamalar, ilk vergi sisteminde indirim ve düzenlemeler, liyakatsiz yöneticilerin bertaraf edilmesi, ilk ninniler ve aşk hikayeleri, ilk yazılı kanunlar, ilk meclis, Nuh Tufan’ı, yaratılış, ilk mersiyeler, ilk akvaryum vesaire kısacası bildiğimiz tüm gerçeklerin ilki Sümer‘de başlar.
Tarih Sümer'de BaşlarSamuel Noah Kramer · Kabalcı Yayınevi · 2020753 okunma
memnun oldum efenim
Puan vermedi·104 syf.··
2025 56. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2025 19:38
Psikoloji, psikanaliz tanrılarının fikirleriyle yoğrulmadan önce biyografi, otobiyografilerinden giderek kendimce şablon hazırlamış oluyorum. Otto Rank ne kadar teknik lisede okumuş olsa da psikoloji, mitler ve rüyalar üzerine genç yaşta çalışmaya başlar. 18 yaşından itibaren düzenli tuttuğu günlük ve notlarında kendi gelişiminin tanığı olmaktan daha ilginç bir şey olmadığını söyler. Dış yanılsamaları koşullandıran iç illüzyonlara ihtiyacımız olduğunu belirtir, bu konu üzerine yoğunlaşır. Frued'a göre ruhsalın temelinde yatan biyolojik koşulları ortaya çıkarmaktır psikoterapi. Otto ise düşünülemeyen kıyılara göz diker ve psikoterapide iradenin, bilincin öneminden bahseder. İnsanları normalleştirmeden çok bireyselleştirmeden yanadır. Genel şablonları her bireye aynı şekilde uygulamaz. Freud,Otto'nun hayatındaki baba figürüdür, Otto'ya yol açandır. Otto Oedipus kompleksini Frued üzerinden gerçekleştirir, Prometheus kompleksine göre de dönemin baskın psikolojik ideolojisini aşmayı başarır. Uzun yıllar çalışmalarından sonra Freud'a karşı olma amacını içinde aşar ve kendini haklı çıkarma gayesinden vazgeçer, genelgeçer bir psikoloji yasası olamayacağını bu yüzden de diğer bulguların yanlışlanamayacağına karar verir. Doğum Travması, Kahramanın Doğuş Miti kitaplarını listeme ekledim en kısa zamanda okuyacağım.
Yegane Terapi Yaşamın Kendisidir (Otto Rank)Tufan Göbekçin · Destek Yayınları · 202349 okunma
10/10
·139 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
Portekizli yazar José Saramago’nun ölümünden önce yazdığı, Tanrı kavramını fazlasıyla yerdiği için yayımlandığı ülkelerde büyük tartışmalara yol açan son kitabı KABİL... Yazar mitler, tarih, gerçeküstü imgelerle tek tanrılı dinlere eleştirel bir açıyla yaklaşmış Kabil’de; bir de benden dinleyin, demiş adeta olanları. Ne Adem’le Havva, ne Nuh, İbrahim, Lilith, İsa; Sodom ve Gomore bildiğimiz hikâyeleriyle orada değiller. Ya da şöyle demeye çalışmış yazar; kim, ne ara yazıya dökmüştü ki tarihi, hangisi doğru, belki de böyleydi yaşananlar… Dinsel eleştiriye kapalı olanların hoşlanacağı bir kitap değil. Habil ve Kabil hikâyesi ekseninde insanlığın başlangıcına gidiyoruz. Adem’le Hava’nın cennetten kovulmalarıyla başlıyor kitap. Sonra onların çocukları Habil ve Kabil’i tanıyoruz; hayata bakışlarını, birey olmak yolunda kazanımlarını belirleme yöntemlerini. Gelişmeler güdümünde Kabil, kardeşi Habil'i öldürüyor. Kendisini yurdundan sürgün eden ve kitapta 'Efendi,' olarak nitelendirilen Tanrı'yla Kabil'in arasında eleştiri fırtınası başlıyor. Tanrı da suçlu; çünkü isteseydi Kabil'in, kardeşini öldürmesine izin vermeyebilirdi… Yazar, çoğumuzun bildiği, özellikle kitleler üstünde izler bırakmış dini tarihi kapsayan olayları, kronolojik sıraya önem vermeden yorumluyor. Biz bunların diyar diyar gezen Kabil'in bakış açısından izliyoruz. Kiminde Kabil bir sonraki toplumsal kargaşanın içine daldığında bir önceki zaman diliminde o oluşumu yaşadığından, nihayete erecek sonucu biliyor. Kimi yerlerde yazarın olguların dozunu artırdığını da okuyorsunuz. Kitabin son cümlesi şöyle: “Hikâye bitti, anlatacak başka bir şey olmayacak.” Evrensel bakış açımla herkesin yaratım serüvenine saygı duymayı ilke edinmiş bir okur ve yazar olarak kapattım kitabın kapağını. Kitaplar ölümsüzdür,
KabilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814,3bin okunma
İnce Memed Üzerine
10/10
·2163 syf.··
2025 177. kitabı
Yaşar Kemal’in İnce Memed romanı, Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olarak, sadece bir hikâye anlatımı değil, aynı zamanda toplumsal, psikolojik ve felsefi katmanlarıyla derin bir başyapıttır. İnce Memed, adalet, isyan, özgürlük ve insan doğasının karmaşıklığı gibi evrensel temaları işler. Roman, Çukurova’nın feodal düzeninde ezilen köylülerin çaresizliğini ve bu düzene karşı bir eşkıyanın destansı mücadelesini anlatır. Ancak, eserin özü sadece yerel bir hikâye değil, evrensel bir başkaldırı destanıdır. İnce Memed’in hikâyesi, bireyin sistem karşısındaki mücadelesini sembolize eder; bu, Spartacus’ten Che Guevara’ya kadar uzanan bir arketiptir. Memed’in isyanı, sadece kişisel bir intikam arayışı değil, aynı zamanda toplumsal adaletsizliğe karşı bir duruştur. Ancak Yaşar Kemal, bu isyanı romantize etmek yerine, Memed’in iç çatışmaları, çelişkileri ve zayıflıklarıyla insanileştirir. Bu, romanı basit bir kahramanlık hikâyesinden ayırır ve onu varoluşsal bir sorgulamaya dönüştürür: İnsan, ne kadar haklı olsa da, şiddet sarmalında kendi ahlaki sınırlarını nasıl korur? Memed’in eşkıyalığı, hem bir özgürlük mücadelesi hem de trajik bir kaderdir; bu ikilem, eserin evrensel gücünü artırır. İnce Memed, mitolojik bir kahraman gibi görünse de, Yaşar Kemal’in ustalıkla işlediği kırılganlıkları ve insani yönleriyle derin bir karakterdir. Memed, çocukluğunda yoksullukla tanışır, sevdiği kadını koruma arzusuyla eşkıya olur, ancak her zaferinde içsel bir boşluk ve kayıp hissiyle yüzleşir. Onun naifliği, öfkesi, aşkı ve pişmanlıkları, okuyucunun Memed’le özdeşleşmesini sağlar. Memed’in karşısındaki diğer karakterler de eserin zenginliğini artırır. Abdi Ağa, feodal düzenin zalim yüzünü temsil ederken, aynı zamanda kendi korkuları ve zaaflarıyla insanidir. Hatçe, Memed’in
İnce Memed Seti (4 Kitap)Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20212,259 okunma