2023 Ekim Öncesi ve “Sapkınlığın Tarihi”
Puan vermedi·283 syf.·
2023 16. kitabı
“Yahudi yumruğunun gücü, üzerini kaplayan Amerika’nın çelik eldiveninden ve bu eldivenin içinde astar vazifesi gören dolarlardan gelir.” -Yahudilik ve İsrail, Yeşayahu Leibowitz * İsrail ikinci dünya savaşı sonrası kurulmuş bir devlet olmasıyla henüz 100 yaşında bile değil. Yani kendisinden yaşça büyük insanlar var; hem de o topraklarda, eğer hepsi öldürülmediyse. Bu bize neyi gösterir peki? Farzı muhal İsrail 10 senelik bir devlet olsun. Bu, İsrail’in pek çok konuda haksız olduğunu mu imler? Elbette bir devletin kuruluş tarihi tek başına haklı-haksız hükmünü idame ettirmez. Fakat en sıradan görülen ferdi dahi “Ben çalmazsam başkası gelip zaten çalacak” fikrine sahipse, yekünen hemen hepsi evde, tarlada, toprakta ve dolayısıyla koca coğrafyada sonsuz hak iddia ediyorsa, tüm bunların tesisi için çocuk öldürmeyi bile din biliyorsa, İsrail halkı gibi olanlara (yeryüzünde başka örneği varsa) ve onları destekleyenlere her şeyin bir tarihi olduğunu göstermesi adına çok şey gösterir. Garaudy kitabını “sapkınlığın tarihi” olarak tanımlıyor ve ekliyor; “vahyedilmiş bir kelamı harfiyyen ve seçmeci bir tarzda okumak suretiyle dini, kutsallaştırılan bir siyasetin aleti yapmaktan ibarettir.” Siyasetin, Yahudi inancının değil siyonizmin sonucu olduğunu da belirtiyor. Bahsedilen bu siyonizm, bugün beyaz ekranlar aracılığıyla duyduğumuzda ve şahit olduğumuzda nasıl sorularıyla aklımızın almadığı tutumların yansımasıdır. Üç maddeyle bu yansımayı (doktrini) açıklamak gerekirse; 1- Theodere Herzl tarafından 1896’da kurulan siyasi bir doktrin 2- Yine Herzl’in ifadesiyle esasen dini değil Avrupa menşeili milliyetçi bir doktrin 3- İşgali “vaad edilmiş toprak” olarak bilen sömürgeci bir doktrin Bu öyle bir yansıma ki düşünmesi dahi insanı kahretmeye kafi geliyor. Temelinden
Filistin
İsrail Mitler ve TerörRoger Garaudy · Pınar Yayınları · 2007390 okunma
Yorum
9/10
·416 syf.··
2024 129. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2024 16:25
Anıları çalınan bir hayalet'e olan bağlılık neydi? Ondan çocuğu olacak kadar aşık olmak mıydı? Serilda Gild'i kurtamak için ne kadar ileri gidecekti? Elking karsını kurtarmak için ne kadar ileri gidecekti? Bu soruların cevabını tam da bu kitapta alıyoruz. Açıkçası mitler, canavarlar ve daha bir çok şey ile örülü bu serinin son kitabı yine kaldığı yerden son hız ile devam ediyor. Yalanlar içinde yüzülse de aşk için neler yapılabileceği çok güzel işlenmiş, eğer fantastik, mitolojik öğeleri, karanlık sırları ve gotik havayı seviyorsanız bu iki kitaplık seri tam size göre. Yer yer öf diyip sıkılsanız da seveceğinizi düşünüyorum, sonu çok güzeldi ama bitti diye üzüldüm ve bir kitap daha uzatılabilirmiş diye düşündüm.
Fantastik Roman
CursedMarissa Meyer · Ephesus Yayınları · 0295 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Yorum
9/10
·400 syf.··
2024 128. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2024 13:01
Serilda Av sonucu bir dilek üzerine doğmuş bir kızdır. Çocuklara anlattığı hikâyeler, mitler vs o kadar hoştu ki, okuyanı bile merakta bırakan cinsten. Asıl olay Serilda'nın av dolayı gecesinde periler'e yardım edip yalanlar tanrısı Erlking ile karşılaşması ile başlar, avın aynı günü ya da bir ya da iki gün sonrasında Elking'in hizmetkarı bir hayaletin ona davet emrini ulaştırması ile devam eder. Serilda diğer baş karakter Gild ile zindanda tanışır ve perilerin ona verdiği kolye karşılığı anlaşma ile ondan yardım alır ve şafağa kadar samanları altına dönüştürür ve böylelikle hayatta kalır. Gün geçtikçe Serilda ve Gild arasındaki ilişki derinleşir ve bazı gerçekler ortaya çıkar hele sonu hiç beklediğim gibi değildi prens beklediğim kişi çıkmadı - spoiler vermek olmaz tabisi - ama ilk kitap benim için çok güzel ve iyidi.
Fantastik Roman
GildedMarissa Meyer · Ephesus Yayınları · 2023734 okunma
İflah ve ıslah olmazlara...
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2024 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2024 19:05
1781 yılına gidiyoruz. Goethe ile beraber Alman edebiyatının birkaç devinden biri olan Schiller'in ilk oyunu. Sahnelendikten sonra eserdeki eleştiri okları Dükün hoşuna gitmez ve Schiller'in oyun yazması yasaklanır. Genç şair, Stuttgart'tan kaçar. Güçlü kelimelerle, şiir diliyle kurulmuş olan bu eserin konusu insanlığın en eski hikâyelerine kadar uzanıyor. "Baba katilliği ve kardeş katilliği..." Eserde bu ikisi Rahip Moser tarafından en büyük günahlar olarak nitelendiriliyor. Freud, Nietzsche ve Dostoyevski bu eseri eminim ki okumuş ve etkilenmiştir. Kabil ve Habil hikâyesi, Yusuf ve Kardeşleri, Kral Oidipus, Romulus ve Remus, Sezar ve Brütüs, Hamlet, Babalar ve Oğullar, Karamazov Kardeşler... Tıpkı bu hikâyelerdeki gibi kadim mitler kendini Haydutlar'da hatırlatıyor. Hikâyemizde saf, müşfik bir baba olan yaşlı Kont Moor var. Soylu bir aile. Onun büyük oğlu Karl ve küçük oğlu Franz. Karl'ın sevgilisi Amalia. Küçük kardeş Franz kıskançlıklar, sahte mektuplar ve entrikalarla abisinin babasıyla ve sevgilisiyle arasını açmaya çalışır. Gözü efendilikte, mirasta ve abisinin sevgilisindedir. Tam bir nihilist imajı da çizer. Üstinsan olmak istemektedir. Amacına giden, en çirkin yol bile olsa denemektedir. İşlerini sinsice görür. Bir şeyleri yıkma ve hükmetme sevdasındadır. Şu sözler doğrudan ona aittir: "Hak en güçlü olanındır. Ve gücümüzün sınırları bizim yasalarımızdır." Büyük kardeş Karl ise babasının gözdesi ve evinden uzaktadır. Entelektüel ve gururludur. Meyhanede içerken haydut Spiegelberg ile konuşur ve işleri kanunsuzlukla, sertlikle halletmeye ikna olur. Şartlar onu giderek haydutların reisliğine itmiştir. Bu haydutlar adalet savaşçıları mıdır yoksa iğrenç serseriler mi? Karl'ın amacı ilk olarak kötüleri, rüşvetçileri
Edebiyat
HaydutlarFriedrich Schiller · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023416 okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2024 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2024 21:40
Yakın zamanda okuduğum,etkilendiğim serinin 1.kitabı ile geldim. Oğlumun kütüphanesine de gönül rahatlığı ile koyduğum bi serüven oldu. İlk başta karakter isimlerinin ne anlama geldiği karşılıyor bizi.Gayet yerinde olmuş açıklamaya rağmen ilk etapta bu kimdi? diye destek alabiliyorsunuz. Bir kasaba düşünün..düzeni bozacak aksiliklere tahammülleri yok,beklenmedik ani gelişen sorunlarda ortalığı birbirine katıyorlar.Ayda, annesi ve babasıyla Green Hill kasabasında yaşıyorlar. Ayda,16 yaşında gençliğinin baharında, hayatın ani getirdiği sürprizleri sevmezken babasının ölümü ile sarsılıyor. Annesinin,kızına sevgi gösterememesi canını çok acıtıyor. Diğer yandan yakın arkadaşı Matthew ondan uzaklaşıyor. Kendini iyi hissetmek adına yürüyüş yaparken daha önce orada görmediği bir ağaç dikkatini çekiyor. Ne gariptir ki, yaklaştıkça ağaç da hareket ediyor ondan uzaklaşıyordu.Bu ağacın birde aurası var içine çekip huzur veriyor Ayda’ya..Gözlerini kapatıp açtığında ise evinin orada belirdi Ayda,anlam veremedi haliyle.Sonra ki gün, koruluk alana gittiğinde ağaç yine Ayda yaklaştıkça uzaklaşmaya başlıyor ve son hamlede o da nesi uzaklaşmadı.Yakınında çukurdan gelen ışığı gördüğünde atladı,orada bir geçit vardı. Ayda sizce merakına yenilip bu geçit de ne ? diye düşünerek hareket etti mi? Ve diyarımız Kökler Diyarı. İçinde cüceler,mitler,periler,cinler birçok yaratığa yuva olan,dünyayı ve canlıları korumayı hedefleyen bi yer. Hiç olmaması gereken birşey oluyor ve Dengeler değişmeye başlayınca bir kurtarıcıya ihtiyaç doğuyor. Nasıl bir amaç için mücadele edecekler? Kitap okurken alt metinde vurgulanan mesajlar, beni hep çok çeker. Hayatımızın her alanında denge en önemli unsur. Buna yaşamak da dahil.. Suyun,ağaçlarımızın önemini bilemez,kendimizi saçma şeylere savurur
Kökler Diyarı 1: Karanlık KehanetEzo Evrim Harsa · Bu Kitap · 05 okunma
Sahiden de hayat efsaneyi tekrar eder mi?
10/10
·211 syf.··
2024 28. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2024 23:27
(Dikkat! spoiler içerir) Bayıldım! Mitler ve efsaneler ile dolu bir kitap. İki temel eser üzerinden konu anlatılır. Sophokles'in Kral Oidipus'u ve Firdevsî'nin Şehname'sinden Rüstem ile Sührab'ın hikayeleri arasında geçer. İlk eserde babayı öldürmek ikinci eserde oğulu öldürmek. Bu iki konuya hakim olmak önemli. Kitap ilk olarak Cem'in babasızlık ve yeni bir baba bulma heyecanı ile ilerler. Bir kuyu ustasının çırağı olarak Öngören'e gider. Burada Mahmut Usta'yı babası olarak görür. Cem, bunu üniversiteye hazırlık sınavı için dershane parasını biriktirmek amacıyla yapar ama kırmızı saçlı kadını görmesiyle her şey değişir. Maalesef babası olarak gördüğü Mahmut Usta'yı kuyuda terk etmesiyle ilk tren bileti ile annesinin yanına geri döner. Bu terk etmenin üzüntüsünü düşünmemeye çalışsa da acısını yıllarca yaşar. Aradan seneler geçer. İyi bir evlilik yapar işlerini büyütür sonunda zenginlik. Sonrasında sarpa saran bir karmaşa içinde sonunu kolaylıkla anlayabileceğiniz aynı zamanda fazlasıyla şaşıracağınız bir roman. Başta bahsettiğim iki konunun bir arada kullanıldığı yaşanacağı için efsaneye dönüşen hikayede tercih oğulun babayı öldürmesinden yana kullanılmıştır. Yazara fazla aşina değilim ancak incelemelere baktığım kadarıyla seveni de çok sevmeyeni de şahsen ben kurgusal olarak anlatılan hikayeyi sevdim. O kuyudan su çıkacak mı? Kırmızı saçlı kadın kim? Mahmut Usta öldü mü? Cem tutuklanacak mı? Ben merakla okudum. Benim için baştan sona akıcı bir kitap oldu okumanızı tavsiye ediyorum.
Edebiyat
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,3bin okunma