Zıtlıklar üzerine kurduğu bir felsefeyle,bu felsefeyi her aşamasında kullandığı analitik psikolojinin kurucusu Carl Gustav Jung’u tanımak adına, Freud ile ilişkilerini ve bağlarını ,fikir ayrılıklarına rağmen nezaket için de mektuplaşarak konuşmalarını bilmek adına, Jung öğretilerini anlamak, yaptığı çalışmaları ve bu çalışmalara bağlı ortaya koyduğu sonuçları anlamak adına,Jung’un ekolünü çocukluğundan itibaren nasıl kurduğunu bilmek adına mühim bir kitap.
Rüyalar,mitler,semboller izinde bir keşif ve bireyselleşme esnasında ortaya çıkan “kişilik tiplerinin” arayışına varan bir kitap.Jung,ruhun derinliğine inerken sembol,figür,mit,ilkel insan ritüellerinin peşine düşer.Onun arayışında ve vardığı noktada felsefe ile psikoloji iç içedir.Jung ‘un psikoloji ekolünün özü bireyselleşme süreci vaat etmesidir.
Freud’dan ayrıldıktan sonra analitik psikoloji ekolü ile bir dönem başlatan Jung,kollektif bilinç dışı,anima,çağrışım testi, psikolojik tipler gibi kavramların yaratıcısıdır Freud ile ayrıldıkları nokta Jung’un Freud’un bilinç dışı kavramına ekleme yaptığı, Freud ‘un bilinç dışı kavramından farklı olan “dili semboller,iletişim kanalıysa rüyalar olan” kolektif bilinç dışı kavramıdır.
Evrim ile insan zihni biçimlenmiştir.Haliyle geçmişi ile bireyin bir bağı vardır.Bu geçmiş salt çocukluk değil bireyin ailesinin de evrimini içerir.
Kitabın adı aslında kitabın yönlendirmesi;Deneyimleyerek anlamayı seçen Jung,içimize bakmamız gerektiğini, kendimize değer vermemiz gerektiğini,birey olma sürecinde insanın gelişiminin dışa bağlı değil benliğine yönelerek mümkün olacağını savunur.Jung ‘un psikolojisinin temel fikri olan bireyselleşme yani bütünleşme durumu şudur:Kişinin ruhunu keşfetmesi,tüm kıyafetlerinden arınmasıdır.Böylelikle yaşam anlamlı ve sağlıklı,mutluluk dolu