Mesut Kutlu

Mesut Kutlu
@mkutlu
21 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
9/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2017 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2017 12:57
Ayşe Kulin'in son kitabı Kanadı Kırık Kuşlar ile 2.Dünya Savaşı zamanı ülkemizde üniversite kürsülerine gelen Alman ailelerden birini yakın mercek altına alarak o zamanlardan günümüze kuşak kuşak ülke iklimini içimizde hissetmiştik. Ben Kördüğüm çıktığını duyunca bu kitapla herhangi bir bağı olduğunu düşünmüyordum. Özellikle kitap arkasını okuyunca günümüz toplumunda kadın zulmüne ışık tutacağını zannediyordum. Lakin konu bambaşkaymış. Eğer Kanadı Kırık Kuşları okuduysanız bu paragraf Kördüğümü okurken alacağınız zevki bir nebze azaltabilir bu nedenle atlayıp bir sonraki paragraftan devam edin. Önceki kitapta bahsedilen en son neslin mensubu kadınla kitap konu ediniyor. Bir kaza ve sonrasında ne olduğunu hatırlamayan Gizem! (Esra) kazanın öncesi ve sonrasıyla bizlere detaylarıyla olayları anlatıyor. Arada doktorların dilinden bölümlere de rastlıyoruz. En son Esra'nın erkek arkadaşı Tarık'ın yanına gittiğini biliyorduk. Sonrasında Esra'nın başına gelecekler ve olayların kördüğüm haline gelişi... Kitap müthiş derecede akıcı. Aksiyonu bol bir kitap kesinlikle beklemiyordum. Hatta kimi kısımlarında gerildim de diyebilirim. Diyalogları son derece kaliteli buldum. Kahramanın anlatışındaki flashbackleri de çok sevdim. Zaten Ayşe Kulin dilden yana sıkıntı çekeceğimiz bir yazarda değil. Durum böyle olunca kitabı ben çok beğendim. Nedendir bilmiyorum kitapta geçen "facebook" vari özel isimler beni rahatsız etti. Bir çırpıda okuyup bitireceğiniz bu kitabı sizlere gönül rahatlığıyla öneriyorum. İyi okumalar. Sağlıcakla kalın.
Edebiyat
KördüğümAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20178,1bin okunma
Reklam

Mesut Kutlu

, bir kitap okudu
9/10
·296 syf.··
Beğendi
·
3 günde okudu
·
2017 16. kitabı
Ayşe Kulin
7.3/10 · 8,1bin okunma
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2017 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2017 20:02
Çok bekledim, sıkıldım, hatta elim sahafların fahiş fiyata sattığı seri kitaplarına dahi gitti. Ama nihayet beklenen oldu ve 17 Kasım itibariyle İthaki seriyi tekrar piyasaya sürmeye başladı.Tahmin ettiğim gibi kusursuz bir eserdi. Uzun zamandır bu kadar kaliteli bilim kurgu okumamıştım. Resmen bilim kurgu ögeleri müthiş bir hikayeye serpiştirilerek bizlere sunulmuş. Eh tabi boşuna gelmiş geçmiş en iyi bilim kurgu serilerinden biri olarak gösterilmiyor. İnternette serinin hangi sırayla okunması gerektiğine dair bir sürü tartışma ve makale bulabilirsiniz. Benim düşüncem yayın sırasına göre okunması gerektiği. "Daha seriyi okumadın nasıl böyle düşünebiliyorsun?" diyecek olursanız; serinin 3 kitap olmak üzere çıkarıldığını ve ardından diğer kitapların eklendiğini biliyorum. İlk kitabı yani Vakıf'ı okurken anlayacaksınız ki olaylar 30-50 sene atlayarak ilerliyor. Bariz ki bu aralar serinin diğer kitaplarına da konu olacak. Açıkçası ben başlangıçta Vakıf'ın ilk 150 senesini genel olarak bu kitapla okumadan kuruluş hikayesini okuyacak olsaydım muhtemelen alacağım haz epey düşecekti. Nitekim piyasada bu sıradan akışta tonlarca kitap var, hem Asimov boşuna mı bu sırayla çıkarıyor kardeşim! Bir bildiği vardır elbet :) İlk 3 kitabı planlayıp çıkan bir seriye, sonradan yazdığı 4.kitabı ilk okunması gerektiğini söyleyen müptezelleri hiç anlayamayacağım. Kitaba gelecek olursak çok fazla kahramanı var, malum uzun bir dönemi anlatıyor. Hatta bir süre sonra kimi isimler aklınızda kalmayabilir. Ama istifinizi bozmadan okumaya devam edin! Çünkü vakfın mantalitesini her sayfada daha iyi kavrıyorsunuz ve olayların kişilerden çok daha önemli taraflarına şahit oluyorsunuz. Özellikle din kavramının kitaptaki derinliğini ve sürece etkisinin çok başarılı buldum. Aynı şekilde ticaretin
Edebiyat
VakıfIsaac Asimov · İthaki Yayınları · 20044,321 okunma
6/10
·336 syf.··
2017 14. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2017 00:00
Çok ama çok yoğun bir haftayı geride bıraktım. Bir yandan iş bir yandan kurslar derken kitaplara çok az vakit ayırabildim. Nihayet Saramago'nun Körlük kitabını bitirebildim. Ne yalan söyleyeyim başta çok satanlar listesinde olduğundan her zamanki gibi ön yargıyla elim kitabı almaya gitmemişti. Şehir trafiğinde trafik ışıklarında aniden kör olduğunu söyleyen bir adamla kitabımız başlıyor. Bu silsile yakın çevresindekilerle devam ediyor. Bu trajik olay örgüsünde tecrit ortamında geçenler ve gündelik hayatlara yakından seyirci oluyoruz. Birçoğunuzun bildiği gibi gibi yazarın bol virgül ve neredeyse noktasız yazımı, doğal olarak kafanızın dolu olduğu zamanlar sıkıntı yaratabiliyor. Ama ele alınan olaylar itibariyle ve karakterlerinde keskin sınırlarla ayrılmış kişilikleriyle bu yazım farklılığının rahatça üstesinden gelebiliyorsunuz. Yine de ben yazarın körler distopyasını yeterince iyi aktaramadığını düşünüyorum. Bilemiyorum belki de çeviri kaynaklıdır. Fakat öyle olsa da olay akışları da beni pek tatmin etmedi. Evet insana dair yansıttıklarıyla kitap büyük bir kitlenin beğenisini kazanıyor. Ama ben elde olan malzemenin yeterli şekilde kullanılmadığı kanaatindeyim. Malum devam kitabı olan Görmek piyasalarda. Ben iki kitabı da birlikte almıştım. Ama bir süre okuyacağımı zannetmiyorum. Çünkü kitap büyük bir derinliği olmadığından araya zaman koymakta sakınca görmüyorum. Zira sırada İthaki'nin tekrar basmaya başladığı Vakıf var! Bu kitabı da sizlere "Aman mutlaka okumalısın!" diyerek tavsiye edemeyeceğim. Ama muhtemelen seveceğiniz bir kitap olacaktır. İyi okumalar, esen kalın.
Edebiyat
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,8bin okunma