M

"Tok bir karın gibisi yoktur ve biz erkekler midemizin basit birer köleleriyiz. Akşam yemeğinden önce üçümüzün de sinirleri tepesinde birbirimizle kavga ederken hemen sonrasında birbirimize gülümsemeye başladık. Hatta köpeğe bile gülümsedik. Birbirimiz ve diğer herkesi seviyorduk. ... İşte tam da tok bir midenin yapabileceği işler!"
Sayfa 152·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yazar olmamın sebebi, bir müzik grubu kurmanın, film yönetmenin ya da bir tiyatroda rol almanın aksine tek başına yapılabiliyor olmasındandı. Başarısızlıklarını veya zaferleriniz sadece size bağlıydı. Hiçbir zaman ortaklıklara inanmadım çünkü bu dünyadaki çoğu insan iş bitirici değildi. Başladıkları şeyi bitirmezler; hayalleri için yaşamazlar; aradıklarını bulamayacaklarından çekindikleri için kendi süreçlerini sabote ederlerdi.
İlişkiler
İnsanlar, hayatta iyi şeylerin kendilerine gelmesini beklemeye meyillilerdir. Tabii bekleyerek fırsatları kaçırırlar. Genelde, dilediğiniz şey kucağınıza düşmez; yakınınızda bir yere düşer ve sizin bunu fark etmeniz, onu istemeniz ve elde etmek için zaman ve emek sarf etmeniz gerekir. Bu evrenin zalimliğinden değildir. Bu evrenin akıllı olduğundandır. Onun kendine öz bir kedi-iplik teorisi vardır ve bizim, kucağımıza düşen şeyleri takdir etmeyeceğimizi bilir.
İlişkiler
Varoluş umutsuzluğunuz neydi?
Bende varoluşun ikilemi şu: Biz sosyal hayvanlarız, bu yüzden de bir yetersizlik içerisinde mücadele ederiz. Fakat ne zaman tahmin ettiğimiz kadar yetersiz olmadığımızı görürsek ve herkesin de kendini yetersiz bulduğunu fark ettiğimizde, acımız kaybolur ve değersiz bir insan olduğumuz düşüncesi bir nebze azalır.
Sayfa 448 - Butik·Kitabı okudu
İlişkiler
Bulaşık Teli
" Şakır şakır yağıyor yağmur. Şapkasız, şemsiyesizdir Fransa'dan gelen çocuk, ama sıklaştırmaz adımlarını. Ara sokaklardan Madamefendi Sokağına yürümektedir, kafasının içi bulaşık teli... Her ayın başı hem nihilist, hem umut dolu. Bu ne biçim komposto lan Apostol? Tabağımız bile yok, bizde gökyüzü ne gezer? Bu ne biçim marksizmdir ki dört yanından ayrı biçim sündürülür? Kimi tarihler önemlidirler! Kime göre? Neye göre? Diyalektik açıdan çıkmaz ayın son perşembesi hiçbir şey ifade etmezken altı çizili yazarız biz o günü defterimize... Bir işe; - Biz güzeliz! diye başlamanın yanlışı, iş boyunca yaşanacaktır. Oysa biz güzeliz. Ben babamı severim, babam beni severse. Bu kolaydır. Ben babamı severim, babam beni sevmese de. Bu şiirdir. Babam beni seviyor, ben babamı n'eyleyim? Bu büyük bir yangındır. Babamla biz iki kişiyiz... Hani bir güzel boyarsın gökyüzünü istediğin renge. Deniz görünür iki evin arasından. Ayın başında bu ne perhiz, bu ne ilkbahar turşusu?"
Sayfa 104 - Ortaoyuncular Yayınları·Kitabı okudu