Bu zaman, namussuz zamanı. Kimse doğruluk üzere iş görmüyor. Doğru adamı hiçbir işin başına geçirmiyorlar. Gazeteler de görmüşsündür belki; şu işe, şu işe müsabaka imtihanıyla memur alınacak deniyor. Bu imtihan dedikleri ne ? Namussuzluk imtihanı. Namusu düşük olan seçilip imtihanı kazanıyor. Alçaklıkta üstün olan herif terfi edip en baş yere geçiyor. Belli, sizin köy haklı. Yayla sizin. Velakin, hak nerde ? Bu işin ucunda para dönerse olur. Vergini verme, rüşvetini ver; bu zaman böyle bir zaman.
Oğlum, her şeyi yap, yalnız yalan söyleme! Çünkü dünyada en çok doğuran şey yalandır. İnsan bir küçücük yalan söyledi mi, o yalanını gizlemek için biraz daha büyük yalan söylemek zorunda kalır. Sonra o yalanı ortaya çıkmasın diye daha büyük yalan söyler. Her yalan, daha çok, daha büyük yalan doğurur. Onun için yalan söyleme!
Anababaların, çocuklarının okul durumuyla ilgilenmediklerinden, okula gelmediklerinden biraz daha yakındı. Müdür Bey'in konuşmasından sonra Okul-Aile Birliği başkanı bir hanım, anababaların dileklerini bildirmelerini rica etti. Bir baba söz aldı. Çocuğuna Türkçeden zayıf verilişini hiç de doğru bulmadığını anlattı. - Nasıl olur efendim, diyordu, benim çocuğuma nasıl Türkçe dersinden zayıf verilir ? O çocuğun öğretmeni, niçin zayıf verilemeyeceğini sordu. Adam bir acayip konuşuyordu. Sözlerinin başı sonunu tutmuyor, şimdiki zamanla başladığı cümleyi, geçmiş zamanla sürdürüyor, gelecek zamanla da bitiriyordu. - Verilemez efendim, dedi, çünkü Fransızca olmuşsa, o zaman anlayacağımdır ki zayıf neden verdiniz. Belki olmuş haklı. Fakat vereceksiniz zayıf Türkçe dersinden almış olamaz. Haksızlık olacakmıştır... Çocuğun öğretmeni - Affedersiniz, ne dediğinizi anlayamadım, dedi. Türk çocuk olduğu için, anadili de Türkçedir diye, en azından orta mı verilmeli, demek istiyorsunuz ? - Evet, isteyeceğim ki öyle demişim. Herkes anlıyor ne demiştir benim çocuk, anlasın öğretmen de... - Siz çocuğunuzun ne dediğini anlıyorsunuz yani ? - Elbet. - Çocuğunuz da sizin dediğinizi anlayabiliyor mu ? - Anlamış lazım olması...
İşte en canımı sıkan cevap da budur. Bizi hiçbir şeyden anlamaz sanıyorlar.
Niçin bize anlatmaya çalışmıyorlar da anlamazsın deyip kestirip atıyorlar ?’’