Memleketin bütününe gelince, memleket toprakları ya eşkıya yada yabancıların elinde bölüşülmüş gibiydi. Arnavutluk isyanlar içindeydi. yeme sahipsizdi ve büyük isyanlara doğru gidiyordu. Nitekim az sonra birbirini kovalıyordu. hele memleketin içi? Her taraf eşkıya kaplıydı.
Yeni ittihat ve Terakki kudreti ile Saray'ı ve hanedanı kaynaştırmak fikri hem Saray'ı hem bazı ittihatçıları daha ilk günlerden işgal etmiştir. Nitekim daha sonra ve şehzade Süleyman Efendi'nin kız Naciye Sultan'la yeğenim Enver evlenecek ve bu suretle Enver Saray'a damat olacaktır. Aynı suretle ve gene Rumeli'nin gözde kurmaylarından ve benim de bir aralık tümen kurmay başkanım olan Hafız İsmail Hakkı Bey, gene hanedandan bir sultanla evlenecektir. hanedandan kız alanların hepsine fark gözetmeksizin "Damad-ı Hazret-i Şehriyari" yani kısacası "Padişah'ın Damadı" denilirdi.
Ama söz bazı sarıklılardaydı. Bir Derviş Vahteti'dan9, bir Said-i Kürdi'den10 bir İttihad-ı Muhammedi Cemiyeti'nden bahsediliyordu. Demek ki olan olmuş, biz gene Yeniçeri isyanları devrine dönmüştük. kaldı ki iş yalnız İstanbul'da değildi.
9 1869 yılında Kıbrıs'ta doğan Derviş Vahdeti, 31 mart Vakası patlak verdiğinde Volkan adlı gazeteyi çıkarmakta ve İttihat Terakki muhalifi görüşleriyle tanınmaktaydı. Ayaklanmanın bastırılmasının ardında kaçtığı İzmir'de yakalandı ve 19 temmuz 1909 tarihinde idam edildi. (H.N.)
10 Said Nursi (1878-1960). (H.N.)
Dağlara onlarla çıkmıştık. Mesela, bizzat ben bir Avcı Taburu kumandanıydım. taburumun erlerini birer birer tanıdım. ne yiğit, ne atik, ne gözlerini ateşten, budaktan kırpmaz insanlardı.
Acaba arkadaşlarımız ne olmuşlardı? Enver ne olmuştu? Niyazi, Talat ve bütün mücadele arkadaşlarımız ne olmuşlardı? İşte bunları bilemiyorduk. Her kafadan bir ses, bir rivayet çıkıyordu ve bunlar birbirini tutmuyordu. Ama şu anlaşılıyordu ki, isyancı askerler ilk önce kendi subaylarına, mektepli subaylara karşıydılar. ve dolaşan rivayetlere inanmak lazım gelirse, isyancı askerlerle alaylı subaylar hepsini değilse bile ellerine geçen belki yüzlerce mektepli subayı öldürmüşlerdi.