10/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2026 65. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 00:45
"Bedenin Tarihi 3", modern dünyanın insanı nasıl gördüğünü, nasıl biçimlendirdiğini ve hatta nasıl denetlediğini gözler önüne seren kapsamlı bir düşünce yolculuğu sunuyor. Bedenin artık sadece et ve kemikten oluşan bir varlık olmadığı; siyaset, savaş, tıp, medya, teknoloji, moda ve tüketim kültürü tarafından sürekli yeniden tanımlanan bir alan hâline geldiği kapsamlı bir şekilde anlatılmış. Özellikle 20. yüzyılın iki büyük dünya savaşı, beden algısında derin kırılmalar yaratırken, sağlık politikaları ve bilimsel gelişmeler insan bedenini her zamankinden daha fazla inceleme ve kontrol etme imkânı sağlamıştır. En önemli öğretilerinden biri, bireyin kendi bedeni üzerindeki hâkimiyetinin arttığı düşünülürken, aslında modern sistemlerin bedeni görünmez biçimlerde yönlendirmesidir. Sporun yaygınlaşması, güzellik standartlarının değişmesi, reklamların kusursuz beden ideali üretmesi ve medyanın bedeni sürekli sergilenen bir nesneye dönüştürmesi kitabın üzerinde durduğu temel meseleler arasında yer alıyor. Bunun yanında kadın bedeninin toplumsal dönüşümler içerisindeki konumu, cinsellik algısının değişimi, gençlik kültürünün yükselişi ve yaşlılık kavramının yeniden yorumlanması da oldukça çarpıcı biçimde ele alınıyor. Kitabı okurken bedenin aslında insanın en kişisel alanı gibi görünmesine rağmen tarih boyunca iktidarların, ideolojilerin ve toplumsal normların mücadele sahası olduğunu fark ettim. İnsan bedenine yalnızca fizyolojik bir yapı olarak değil; tarih, kültür ve güç ilişkilerinin kesiştiği canlı bir metin olarak bakmayı öğretiyor. Akademik yönü güçlü olsa da anlattığı meseleler günümüz insanının hayatına doğrudan temas ediyor. "Bedenin Tarihi 3", modern çağın insanı ve beden arasındaki karmaşık ilişkiyi anlamak isteyen herkes için ufuk açıcı, düşündürücü ve kaynak
1000Kitap
Bedenin Tarihi - 3Alain Corbin · Alfa Yayınları · 202150 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 58. kitabı
Modern dünyaya karşı bir eleştiri kitabı okuduk diyebilirim sanırım. İnsanların sürekli çalışmanın gerekliliğini vurguladığı, çalışmanın erdem sayıldığı, her an bir şey üretmek zorundaymışız gibi hissettirildi, durup düşünmeye bile vaktinin olmadığı bir dünyada yaşıyoruz. Yazarımız modern çağın getirdiği bu gerekleri reddediyor. Tembellik yaparak da başarılı olunabileceğini iddia ediyor. Aslında buna tembel demesek daha doğru olur çünkü burada aslında çalışmadan önce düşünsel olarak kendini hazırlama olayından bahsediyor. Günümüz insanının sürekli üretken olma baskısı altında olduğunu ve bu yüzden de potansiyelini kaybettiğini düşünüyor. Yazarımız tarih boyunca insan emeğini önemli ölçüde azaltan bir çok icadın aslında tembeller tarafından işleri kolaylaştırmak amacıyla yapıldığını söylüyor. Stratejik tembellik dediğimiz bir kavram üzerinde duruyor. Sürekli ve hiç durmadan çalışmak yerine molalar vererek çalışmanın daha faydalı olduğunu düşünüyor. Newton ve Einstein gibi aydınlarların hayatlarından örnekler vererek aslında bazı dahilerin de tembel olduğunu anlatıyor. Özellikle büyük şirketlerde çalışan insanların aktivitelere katılmasının yeni fikirler üretme, yaratıcılık ve problem çözmede olumlu geri dönüşler alındığını söylüyor. Avcı toplayıcılık döneminde insanlar 4 saat çalışıyor ve daha sonraki süre boyunca da bir sonraki gün için dinlenmeye geçiyorlardı. Bu da aslında dinlenmenin ne kadar önemli olduğunu bize gösteriyor ayrıca araştırmalar aktivitelerin hem ruh sağlığı hem de beden sağlığını çok faydalı olduğunu söylüyor. İnsanlar dini olarak da sürekli çalışmaya yönlendiriliyor. Miskinliğin günahkarlık ve ahlaki karakter eksikliği ile ilişkilendirildiğini görüyoruz. Ancak bu durum insanları tüketebiliyor. Çok çalışmak her zaman başarının anahtarı değildir.
Hiçbir Şey Yapmadan Her Şeyi YapmakTodd McElroy · İdeal Kültür Yayıncılık · 202511 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
··
20 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:00
Far from the Madding Crowd was more than a love story for me. It is about love, pride and how our choices. I enjoyed the life book and Bathsheba. Also seeing how her relationships changed over time. I loved the countryside setting and the quiet atmosphere of the book. The story moves slowly but it fits the mood I believe. As some characters frustrated me this also made them feel more real. Compared to Pride and Prejudice, which I enjoyed more, Hardy's novel felt more serious. It lacks Austen's lively conversations, but both books are those days' NETFLIX dramas. Not every chapter worked for me, but the book left me a calm and beautiful sense of life. The life I really admire to have.
Far from the Madding CrowdThomas Hardy · Penguin Classics · 20034,394 okunma
Ölülerin dirilmesinin bedeli
7/10
·375 syf.··
2026 4. kitabı
Ustad gene konusturmuş kalemini. Özellikle son 50 sayfası hatta son 5 sayfasi, beni benden aldi. Yani o adamın sonlara dogru girdiği psikolojiyi inanilmaz iyi yansitmiş. Korku dozu yerinde. Micmac mezarligina giderken ki betimlemeler muazzamdı. Yine de, en az 50 sayfayı kitaptan çikartmak lazim. Gereksiz 50-60 sayfa olmasa puanimi yukseltirdim. Butun macerayı son 50 sayfaya yıkmiş bu da biraz modu dusuruyor. NOT: bu tercüman bey, vefat etti mi bilmiyorum ama lutfen kitap çevirmesin. Kitabin bir cok yerini anlamadigim için, bazı yerleri ingilizcesinden okumak zorunda kaldim. Yani işin ciddiyetsizlik boyutu arşa çikmiş bu tercume ve editorlukte. Bazi yerlerde kimin konustugu dahi belli değil. Tekrar tercume edilip yeni baskısi yapilmali. Bu tercumanin kitaplarini asla okumanizi tavsiye etmem
Hayvan MezarlığıStephen King · Altın Kitaplar · 201914,6bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 95. kitabı
Todd McElroy - Hiçbir Şey Yapmadan Her Şeyi Yapmak Bu kitabı elime aldığımda tembelliği eleştiren ya da daha verimli olmamı öğütleyen klasik bir kişisel gelişim kitabı okuyacağımı düşünmüştüm. Ama tam tersine, bana yıllardır sorgulamadan kabul ettiğim bazı yargıları yeniden düşündürdü. Günümüzde sürekli üretmek, sürekli meşgul olmak ve her an bir şeylerle ilgilenmek neredeyse bir zorunluluk gibi görülüyor. Bu kitap ise bir an durup şu soruyu sorduruyor: "Gerçekten dinlenmeye izin veriyor muyuz kendimize?" En sevdiğim tarafı, tembelliği sadece olumsuz bir özellik olarak ele almaması oldu. Çünkü kitap boyunca aslında "hiçbir şey yapmamak" ile "kendine zaman ayırmak" arasındaki farkı düşünmeye başladım. Bazen durmanın, yavaşlamanın ve boş kalmanın da hayatın önemli bir parçası olduğunu hatırlatıyor. Özellikle modern hayatın bitmeyen koşuşturması içinde, verimlilik baskısının insanı nasıl yorduğuna dair yaptığı tespitler bana oldukça gerçek geldi. Sürekli daha fazlasını yapmaya çalışırken bazen yaşamanın kendisini kaçırdığımızı fark ettim. Kitabın dili de oldukça sade ve sohbet havasında ilerliyor. Okurken kendimi bir öğüt dinliyormuş gibi değil, farklı bir bakış açısıyla tanışıyormuş gibi hissettim. Bu da kitabı benim için daha samimi hâle getirdi. En çok aklımda kalan şey ise şu oldu: Belki de bazen hiçbir şey yapmıyor gibi görünürken aslında zihnimiz, ruhumuz ve bedenimiz en önemli işi yapıyordur; dinlenmeyi... Kitap, tembellik kavramına farklı bir pencereden bakmamı sağlayan, üretkenlik takıntısının içinde kaybolduğumuz bir dünyada yavaşlamanın değerini hatırlatan bir kitaptı. . . .
Hiçbir Şey Yapmadan Her Şeyi YapmakTodd McElroy · İdeal Kültür Yayıncılık · 202511 okunma
8/10
·440 syf.··
2026 11. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 14:17
Yazarımızın bu kitabından bazı şeyleri, bazı konuları fazla uzattığını düşünmekle beraber yine de kitabı sevdim. Kitabın geçtiği sokakları ertesi gün dolaşırken karakterlerin hissettiklerini veya köşe başından çıkma ihtimallerini düşündüm. Moda ve Moda’da geçen kitapların yeri her zaman bende farklı olacak gibi hissediyorum.
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267,2bin okunma