“Modern insan, her şeye sahip olabilir ama anlamdan yoksunsa yine de boştur. Anlam eksikliği ruhsal çöküntünün en gizli kaynağıdır. İnsan, neden yaşadığını bilmeden nasıl yaşayacağını bilemez.” Victor Frankl
MODERNİSTLER ve TARİHSELCİLER...
(...) Mustafa Öztürk, tarihselciliğin modern taleplere meşruiyet üretmekle suçlanmasını da reddeder; hattâ asıl modernleştirme tavrının, tarihselcilikten ziyade bazı klasik modernist yorumlarda görüldüğünü söyler. Mesela Nisâ 34’teki “vadribûhünne” ifadesine modern hassasiyetler gereği “evden uzaklaştırmak” gibi anlamlar verilmesini, Kur’ân’ı çağdaşlaştırma cüreti olarak değerlendirir. Bu bağlamda Öztürk kendisini “modern talebe göre Kur’ân’ı yumuşatan” biri olarak değil, klasik anlamı kabul edip ardından o hükmün tarihî bağlamını ve bugünkü işlevini tartışan biri olarak konumlandırır. Bu, onun tarihselciliğini modernist İslâm anlayışlarından ayırma çabasıdır. Modernist tavır, Kur’ân lâfzını modern değerlerle uyumlu göstermek için kelime anlamlarını zorlar. Öztürk ise “lafız o dönemde ne demişse onu kabul edelim; fakat bu hükmün hangi tarihî şartlarda, hangi sosyal işlevle geldiğini de görelim” demektedir. -REHA KANSU, "Tarihselcilik ve İslâma Muhatap Anlayış", -I. Mustafa Öztürk’ün Dilinden Tarihselciliğin İddiaları-, besincidevre.org, 18 Haziran 2026-
İslam'da Tarihselcilik
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hayatın kangreni yalnızlaşma
Hayatımızın kangreni yalnızlaşma ve bireyselleşme. Liberal hayat anlayışı bireysel özgürlüğü ve kişi haklarını her şeyden üstün görerek hem toplumsal değerleri hem de devlet baskısını kırmış insana mutlak anlmada bireycilik kazandırmıştır. İnsanı toplumdan kopararak yalnızlığa sürüklemiş, toplumsal değerleri ve kültürleri ise tektipleştirmiştir. İnsanlar artık kendi aidiyetlerini tanıyamaz ve kendine özgü ve özgün bir hayat bilemez hale getirmiştir. İnsanlar gittikçe yalnizlaşmaya ve bireyselleşmeye başlamış ve kendi benliğinden uzaklaşarak çoklu benlikler ve kişilikler kazanmaya mecbur bırakılmıştır. Çünkü modern hayatın getirdiği ya ayak uydur ya da terk et anlayışı insani aidiyetlerinden uzaklaştırmıştır. Liberteryenizm'in doğuşuyla liberalizmin modern versiyonunu yaratmıştır. Ve modern liberal hayat anlayışı insani kendi öz kimliklerinden çok uzaklaştırmış insanlara farkli benlikler yüklemiştir. Ve bu insanı yalnızlığa mahkum etmistir... Fatih ZEYREK
Duygu ve Düşünce
“Gülümse..."
Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatı, nezaketin ve tebessümün en güzel örnekleriyle doludur. O'nun sünnetini hatırlayarak diyoruz ki: "Din kardeşine gülümsemen sadakadır."(Tirmizî, Birr, 36). Dünyaya ve insanlara huzur yaymak elimizdeyken, öfke yerine gülümsemeyi tercih etmek en kıymetli sadakalardan biridir. İnsanları gülümsetmek varken kızdırmayalım.😌🤭
İnsana Dair
“Modern insan her şeye sahip olmak ister, fakat hiçbir şey olamaz.” - Erich Fromm
“Modern insan, dipsiz oburlukla yeryüzündeki her şeye sahip olmak istiyor, lakin o sefil metaların, o sahte konforun içinde tek bir saniye bile hakiki bir tat duyamıyor. Duyamaz da. Çünkü modernite, insanın içindeki o yüce, dikey ve saf hissetme kapasitesini kökünden kurutmuştur.”
Alıntı