Çocukluğundan başlayarak Atatürk'ün doğu tarzı yaşam simgelerinden hoşlanmadığı ve Batılı bir subaya ve centilmene benzemeyi arzuladığı açıkça belli oluyor.
Bu okul da başarı kazanmasını sağlayamadı. Bir gün, adı Kaymak Hafız olan ve bu adı pek hak etmeyen öğretmeni, bir sınıf arkadaşıyla tartıştığı için Mustafa'yı dövdü. Selanik'teki ailenin en yaşlısı olan anneannesi modern okula gitmesini istemediği torununu bu okuldan aldı.
Atatürk’ün vizyonu iyimser ve hümanistti. Uygulamadaysa, çoğu zaman bu amaçlarına erişemiyordu. Özellikle yaşamının sonuna doğru düşünceleri, çağdaş Batı’nın etnik ve ırksal üstünlük doktrinlerinin etkisi altında kalmıştı.