Puan vermedi·96 syf.··
2026 16. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 15:43
Bir gün yeniden Ayşegül Devecioğlu okumak kaçınılmazdı sanki. evet, çünkü Kuma Daireler Çizen kitabı, böyle olmamasını imkânsız kılıyordu. Bu yüzden, Anatomi Dersi kitabını okumayı seçtim. Kitaptaki altı öykü, öncelikle yazarın kaleminin ne kadar iyi olduğunu gösteren çok nitelikli örneklerle dolu. İlk dört öykü muazzam, özellikle Siyah Moli, kitabın zirvesi ve ayrıca önceki iki hikâyeyi düşündüğümüzde yazarın nereye yöneleceğinin ilk işareti de bu hikâyede görülebiliyor diyebiliriz. Bu dört hikâye eğer kitap sonuna dek devam edebilirse Tahsin Yücel'in Komşular kitabı kadar müthiş bir okuma zevki verecek bize diye düşündürdü önce. Ancak Devecioğlu Siyah Moli'den itibaren ama özellikle bu hikâyeden sonra rotasını değiştiriyor. "İlginç" yazmak, yazabilmek; ilgi çekici hikâye konuları bulabilmek iyi bir şey olabilir, öyledir, ama sonuçta bir kitabın tamamının aurası, atmosferi, bütünlük hissine bu yeni seçimlerin, yeni konuların, taşlamaların vd iyi oturup oturmadığına da bakmamız gerekir. Bence yazar 4. hikâye ile birlikte seçtiği bu yeni yolun hakkını onları anlatabilmek anlamında veriyor ama kitabın ilk üç öyküsünün derinliği, niteliği ve lezzetinin yanına değil uzağına bile ulaşamıyor bu hikâyeler .Baş Daima Dik Olmalı hikâyesi inandırıcı olamaması anlamında ilgi çekici bir hikâye, zorlama ve bunu çok belli ediyor, bunun bir sebebi bence kendince bir polisiye muammaya tutunmuş olması. Son iki hikâyede de artık bu çizginin sürdüğünü görüyoruz. Böylece Anatomi Dersi kitabı iki ayrı lezzet barındıran, iki ayrı kitap tadı veriyor. Son üç öyküde sadece Baş Daima Dik Olmalı ilk üç öyküye yakın bir yerde duruyor. Yazarın bu seçimi neden yaptığını bilmiyorum, anlamadım açıkçası; ama kendi adıma, kitabın tadını bozan, vasat hikâyeler bunlar. Daha doğrusu; bu hikâyeler
Anatomi DersiAyşegül Devecioğlu · Metis Yayıncılık · 2022137 okunma
Fatma Şamata - 17 Numara - Matem
9/10
·464 syf.··
2025 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2025 14:29
17 Numara - Matem Fatma Şamata Kesinlikle bitmesi gerektiği gibi, olması gerektiği gibi olan bir kitaptı ve seriye yakışan bir sondu. Her ne kadar içim Asır ve Defne'ye, tabii özellikle Defne için parçalansa da onlar gerçek kötülerdi ve her kitapta kötüler kaybetmeli. Anıl, Barış ve Koray için de çok üzüldüm, ama en azından buruk bir şekilde de olsa artık iyi insanlar olarak hayatlarına devam edebilirler. Asır'ın sonda yazdığı mektup acı vericiydi ama bu onların aşklarının hastalıklı olduğu gerçeğini değiştirmez. Bir an için, Defne belki de gerçekten iyileşir, hayatı yoluna koyulur, diye düşünmüştüm ama o kardeşi öldükten sonra çoktan ölen bir ablaydı. Sonlara doğru beni çok ağlatan, içimde bir burukluk bırakan ama kesinlikle bitmesi gerektiği gibi biten bir kitaptı ve bu seriye bu yakışırdı. Ve şunu eklemeliyim, yazarın kalemini çok beğendim, su gibi okudum seriyi, boş vakitleriniz için öneririm. Sevgi ve saygılarımla, Moli.
Duygu ve Düşünce
17 Numara - MatemFatma Şamata · Artemis Milenyum · 0981 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Fatma Şamata - 17 Numara - Piyes
9/10
·432 syf.··
2025 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2025 21:21
17 Numara - Piyes Fatma Şamata Tek kelimeyle dehşet verici ama mükkemmel. Kitabı sürekli Defne'nin ağzından okumamız resmen bizi hastalıklı zihni yüzünden oyuna düşürdü. Bazı zaman atlamalarında sonlara doğru gelirken sorgulamasam da sayfa 410'dan sonrası... Resmen şoka girdim ve sonuna kadar ağzım açık okudum, yazar bu kitap kötülerin kitabı derken ciddiymiş. Temelde aslında herşeye Defne'nin sebep olması, hatta Asır'ın tuzağına düşüp sekizinci kişi olmaya zorlanması bile Defne yüzündenmiş. Ben aslında Defne Karaca'nın toz pembe iyiliğinden değil, 17 Numara'nın iyiliğinden umudumu kesmiyormuşum. Serinin iyi bitmesine sıfır ihtimal veriyorum ama hadi bakalım yine de bir ümit belki iyi biter (çaresizlik). Yani sonuç olarak aşırı beğendiğim bir kitaptı, kesinlikle öneririm, su gibi akıp gidiyor. Sevgi ve saygılarımla, Moli.
Duygu ve Düşünce
17 Numara - PiyesFatma Şamata · Artemis Yayınları · 20231,301 okunma
Hazal Aba - Mahalle 1 - Kızıltepe
9/10
·464 syf.··
2025 8. kitabı
·
124 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2025 14:04
Kızıltepe Hazal Aba Şunu söylemeliyim ki, ben hayatımda bir kitaba bu kadar haykıraral güldüğümü hatırlamıyorum. İlk olarak bir mahalle kurgusı olması ve aşırı ultra mega zengin mafyaların olmaması, Ege'de veya Marmara'da samimi ve sıcak bir mahalle hissiyatı çok iyi verilmiş. Olaylar ve karakterler bizden, akşam komşuya gidip yenen yemek ve yapılan sohbetler yabancı değil. Ben güldürüp kırdığı kadar Mahira'nın sürekli beladan belaya atlaması yüzünden de oldukça gerildim, hele o sonu... Neyse neyse. Mahira'nın arkadaş ortamını çok sevdim, Volkan Ayazkan ile Sancak Kızıltepe ise çook ayrı bir dava. Bu kitabı 124 günde bitirmek biraz başımı önüme eğdirse de bunun sebebi kitapta Mahira ve Sancak ilk kez birbirlerine itiraf ettikleri veya o tarz zamanlarda biraz sıkılmış olmamdı açıkçası ve kilitlenmiştim. Birkaç gözüme çarpan şeyler dışında oldukça beğendiğim hızlı okunabilir bir kitaptı, gelecek kitabı çok merak ediyorum. Bence rs'den de çıkarabilir, öneririm. Sevgi ve saygılarımla, Moli.
Duygu ve Düşünce
KızıltepeHazal Aba · Lapis Kitap Yayınları · 2024470 okunma
Fatma Şamata - 17 Numara
9/10
·376 syf.··
2025 7. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2025 21:52
17 Numara  Fatma Şamata İlk olarak uzun zamandır bir kitabı 29 saatte bitirmemiştim ama gerçekten baya uzun zamandır çünkü birkaç aydır doğru düzgün kitap okumuyordum. Fakat uzun zaman sonra bu kitabı görünce bir okuyayım dedim çok karşıma çıkıyordu eskiden. VE İYİ Kİ OKUMUŞUUMMM. Kitap aşırı sürükleyiciydi ve yazım dilini çok beğendim, ayrıca bence duygular da iyi işlenmişti. Defne'nin bir anda herşeyi kabul edip "Tamam ben de sizdenim." der gibi içine düştüğü durumu kabullenmemesi, kara delik gibi karanlığa rağmen bildiği değerler, iyilik, doğruluk, insanlık ve aydınlık için neredeyse tüm kitap boyunca direnmesi aşırı hoşuma gitti, mantıklı ve gerçekçiydi. Fakat elimde olsaydı kitaba 9.5 puan verirdim ÇÜNKÜ, Asır her ne kadar Defne'ye âşık olsa da bu ona başlarda (sonradan da negatif ve kötü davranıyordu orası ayrı) çok büyük acılar çektirdiğini, kötü biri olduğunu ve bir suçlu olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Defne de elbette bu gerçeği aklında tutarak o evde hem mental hem fiziksel olarak yaşam mücadelesi verdi. Bazen Barış ve Anıl'ın kötü ve suçlu olduklarını unutup onları sevmeye başladığım oluyordu ama dediğim gibi, onlar kötü insanlar. Bu gerçek akılda tutularak ve mantıklı düşünülerek okunduğu taktirde bir anda hayal dünyasına benim gibi dalmazsınız. Sonuç olarak oldukça beğendiğim bir kitaptı ve boş bir zamanda okunmasını tavsiye ederimm. Sevgi ve saygılarımla, Moli.
Duygu ve Düşünce
17 Numara Fatma Şamata · Artemis Yayınları · 20232,344 okunma
Hastalık Hastası - Molière
8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2025 45. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2025 02:34
Molière’in Hastalık Hastası adlı eseri, sağlıklı olduğu halde sürekli hasta olduğunu düşünen Argon adlı takıntılı bir adamın hikayesini anlatıyor. Argon, vücudunda en ufak bir şey hissetse hemen en kötü hastalıklara yakalandığını sanan çıtkırıldım bir karakterdir. Tüm hayatı, doktorlar, ilaçlar ve hastalıklar olmuş bir adamdır. Bu yüzden tüm ev halkı onun bu hastalık takıntısından bıkmış usanmıştır. Argon’un küçük kızı Angélique, Cléante adında genç bir adama gönlünü kaptırmıştır ama Argon, kızının bu adamla evlenmesine razı değildir çünkü kendisine doktor olan bir damat düşünmektedir. Neden mi? “Kızımı bir doktora verirsem hem damadım olur, hem de bedavaya tedavi olurum.” kafasındadır. Yani hastalık hastası olmanın ekonomik çözümünü düşünmüş bir adamdır. :) Lakin işler hiçte onun düşündüğü gibi gelişmeyecektir. Argon kızının bir doktorla evlenmesi için ne kadar kararlıysa kızı da sevdiği gençle evlenmek için babasından çok daha fazla yaratıcı planlar yapmaktadır. Evin içinde hizmetçilerde dahil olmak üzere sürekli curcuna çıkıyor, herkes farklı planlar yapıyor. Molière’in eserlerini okurken nedense aklıma komik Yeşilçam Filmleri geliyor. :) Argon en sonunda şunu fark ediyor; asıl hastalığın insanın kendi kafasında kurduğu korkular olduğunu; sevgi, huzur ve insani ilişkilerin, doktorlardan ve ilaçlardan çok daha önemli olduğunu geçte olsa anlıyor. Hayat kısa o yüzden hiçbir şeyi abartıp hayatımızı korku paranoyasına çevirmemek lazım. Ben okurken Moli'cimin diğer eserlerinde olduğu gibi çok güldüm ve eğlendim. Gülmek ve düşünmek isteyen herkese tavsiye ederim. Kitaba 8.1/10 puan veriyorum.
Hastalık HastasıMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20258,1bin okunma