"Newton ikinci ünlü eseri Opticks'in basılmamış ilk versiyonunda Tanrı'nın bilimin ilk aksiyomu olduğunu söylüyordu. Newton'a göre bilim, Tanrı'nın varlığını kabulle başlardı, ancak bu kabul dogmatik olmazdı, Tanrı'ya tümevarım metoduyla ulaşılırdı. Newton Optik'in yayımlanmamış bu ön versiyonunda din felsefesinde "Alem Delili" ya da "Kozmolojik Argüman" olarak bilinen Tanrı varlık delilinin bir versiyonunu ortaya atıyordu."
"Geleneksel Hristiyanlık'ın önemli bir öğesi olan "üçleme"yi reddetmiş, onu Tanrı'ya bir hakaret olarak görmüştür. Tanrı'nın maddi olmadığını savunmuştur. İnsanın ölümsüz bir ruha sahip olduğu iddiasını reddetmiş, Tanrı'nın insanı ölümden sonra tekrar bedeniyle beraber canlandıracağını iddia etmiştir. Şeytanın bir varlık değil kişinin kötü tarafının metaforik bir gösterimi olduğunu düşünmüştür. Bütün bunların hepsi Newton'un yaşadığı dönemde ifade edilmesi yasak olan şeylerdi."
"2003'te Royal Society'deki bilim insanları arasında yapılan ankette "Einstein mı yoksa Newton mu daha önemli bilim adamı?" sorusu sorulmuş, sonuç olarak Newton galip gelmiştir."
"Matematiğin doğa bilimlerinde başarıyla kullanılabileceği önceden kabul edilmişse de bunu gösterip matematikle fiziği birleştiren kişi odur. Principia'nın yayımlandığı 1687 yılı tarihçiler tarafından Aydınlanma Çağı'nın başlangıcı olarak kabul edilir."