Öncelikle şunu söylemek istiyorum, BU NEYDİ ALLAHU EKBER.
Harbiden bu neydi böyle?
Kitaplara puan vermeye başladığımda hiçbir zaman bir kitaba 1 puan vereceğimi düşünmemiştim. Ama bu kitap o kadar kötüydü ki okurken dehşete düştüm, kitap kan emici bir vampirdi sanki, ruhumu emdi. Okurken ölüp ölüp dirildim, o kadar iğrenç o kadar saçmaydı ki.
Kitabın konusu çok güzel. Kadınların ezildiği bir buz krallığımız var. Bu krallıktaki adaletsizliğe daha fazla dayanamayan bir cadı bebeği doğarken ona büyü yapıyor ve Pandora ırkını oluşturuyor. Pandoranın soyundan gelen bebekler sihre sahip bir şekilde doğuyorlar ve en baştaki cadımızın amacı bununla kadın erkek eşitliğini sağlamak, kadınlara savaşacak güç vermek. Amma velakin biz kitap boyunca bir tane pandora ırkından kadın görmüyoruz. Bir kraliçeyi görüyoruz sadece geri kalan bizim gördüğümüz tüm güç kraliçenin oğullarında.
Cidden mi?
Hani bu güç kadınlara yardım edecekti?
Ana karakterimiz Megan Maureen Sheran (ismi burç yorumları sayfasında buldu muhtemelen yazar) bir lordun kızı ve tabii ki de diğer kızlar gibi değil, hemcinslerinin aksine kadın haklarını savunuyor, erkekleri dövebiliyor (dostum çok havalı) ve kadın hakları için gizli gizli işler yapan bir Kitap Kulübüne üye. Ama biz bu kitap boyunca bu örgütün yaptığı tek bir eylemi bile kitapta görmüyoruz.
Bu örgüt matematik dersindeki öğrenciler gibi. Fiziksel olarak varlar ama ruhları başka diyarlarda.
Ana karakterimiz Megan da her ne kadar feminist olsa duvar gibi kaslı göğüslere çarpınca omen tanrem diye erkeklerin kaslarına düşen, en yakın arkadaşı ona çıplaklıkla ve aşkla ilgili saçma sapan imaları habire yapmasına rağmen onu çok seven (en yakın arkadaşı erkek), sözde feminist olan ama ana erkek karakteriniz Leonard Ares Henderson, çenesini tutup ona