Kitaba verdiğim 4 puanın arkasında tamamen manevi bir sebep var, en iyi arkadaşımın yılbaşı hediyesi olduğu için düşük puanlamaya gönlüm elvermedi ve 4 puan verdim. Ancak dürüst olmak gerekirse, kitabın kendi ederi anca 2 puan.
Öncelikle genelde daha ciddi kitaplar okuduğum için bazen zihnimi dinlendirmek amacıyla, romantik komedi kitaplarına ihtiyaç duyuyorum. Benim için "Ökse Otunun Altında" kitabı tam olarak bu niyetle, huzurlu bir yılbaşı akşamında okunacak bir kitaptı. Ancak ne yazık hiç öyle olmadı, gerçek bir sabır testiydi.
Kitabın en büyük sorunu, gerçek manada "işkence gibi" olan çevirisi. Metnin redaksiyon aşamasından geçtiğine inanmak gerçekten güç. Cümleler o kadar yapay ve "çeviri kokuyor" ki, insan okurken “yapay zeka mı çevirmiş bunu?” diye sormadan edemiyor. Zaten Türkiye’deki yayıncılık sektörünün en temel sorunlarından biri çevirilerdeki özensizlik, ama yine de insan okurken “bu kadar da olmaz artık” diyor.
Normalde türün gereği olan klişeler beni hiç rahatsız etmez; hatta genelde o tanıdık his çok hoşuma gider. Fakat bu kitap, klişe olmasının yanı sıra yaratıcılıktan tamamen uzaktı. Karakterlerin derinleşememesi ve olay örgüsünün zorlamalığı, hikayeyi boğmuş. Özellikle kitaba eklenen otizm, diyabet, aseksüellik gibi kavramların "farkındalık yaratma" çabası, kurgunun doğal bir parçası gibi değil de, sanki bir görev listesi tamamlıyormış gibi duruyor; bu da maalesef hikayeye iyilikten çok kötülük etmiş.
Bizim gibi kapağına ve konusuna kanıp almanızı tavsiye etmem…