Neşe Güven

Puslu Kıtalar Atlası
Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı. Dünyaya olan kayıtsızlıkları bazan o kerteye varıyordu ki, kendilerine altın ve gümüşten, zevk ve safadan, lezzet ve şehvetten bir âlem kurup, keder ve ızdırap fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyorlardı. Oysa Uzun Ihsan Efendi, Dünya'nın şahidi olmanın gerçek bir ibadet olduğunu sık sık söylerdi. Her insan şu ya da bu şekilde dünyayı okumalıydı. Kuran'ın kendisi peygamberin dünyayı nasıl okuduğuna bir örnekti ve onun ardında giden herkes, dünyayı onun gibi okuyup şahadetlerini yazmalı ve bunları başkalarına aktarmalıydı. Dünyaya şahit olmanın yolu ise maceranın kendisinden başka bir şey değildi. Yaşanılanlar, görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu Dünya'nın şahidi olmaktı.
Sayfa 90 - İletişim Yayınları
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Deniz bugün ne kadarsa sakindi. Bazen ne kadar zalim olurdu. İnsanı derinliklerine çekerdi...
Altın Kitaplar·Kitabı okudu
Yirmi kişiyi ölüme terk edip gittiği kabul eden Bay Lambard var. “İyi de onlar siyahi...” dedi Vera. -Siyahi ya da beyaz, hepsi bizim kardeşimiz...
Sayfa 89 - Altın Kitaplar·Kitabı okudu
İnsanın geleceği görmemesi belki de çok iyi bir şeydi
Altın Kitaplar·Kitabı okudu
“Günahlarından kaçamazsın, emin ol bulur seni.”
Sayfa 88 - Altın Kitaplar·Kitabı okudu