10/10
·200 syf.··
2026 21. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 00:58
Aklımı çıldırcaaam, çok tatlıı Dünyanın en güzel mangası ve animesidir. (Period) Beni çocukluğuma döndürdü ve aslında bu seriden ne kadar etkilendiğimi anlamamı sağladı.
Sailor Moon 1Naoko Takeuchi · Tokyopop · 200329 okunma
Puan vermedi·123 syf.··
2026 9. kitabı
John Steinbeck’in II. Dünya Savaşı’nın en karanlık döneminde (1942) kaleme aldığı Ay Batarken (The Moon Is Down), işgal altındaki bir kasabanın onurlu direnişini ve özgürlük iradesini anlatan sarsıcı bir psikolojik ve siyasi romandır. Adı açıkça verilmeyen ancak Norveç ve Nazi Almanyası'nı temsil ettiği anlaşılan kurguda, maden kasabasının Belediye Başkanı Orden önderliğinde işgalcilere karşı başlattığı örgütlü ve sivil direniş konu alınır. Eserin en güçlü ve özgün yanı, işgalci askerleri tek boyutlu canavarlar olarak değil; nefret edilmekten yorulan, yalnızlaşan ve sürekli ölüm korkusuyla deliren trajik figürler olarak da ele almasıdır. Shakespeare’in Macbeth oyununa gönderme yapan ismiyle kasabanın üzerine çöken karanlığı (işgali) simgeleyen roman, kaba kuvvetin özgür bir halkın iradesini asla kalıcı olarak ezemeyeceğini savunur. Kitabın felsefi temelini, diktatörlüklerde lider öldüğünde sistemin çökeceği, demokrasilerde ise halkın içinden yeni liderlerin doğacağı inancı oluşturur. Tiyatro varyantı diyalog ağırlıklı yapısıyla karakter analizlerini zirveye çıkaran Ay Batarken, sadece bir roman değil, II. Dünya Savaşı sırasında Avrupa'daki yeraltı direniş örgütleri tarafından gizlice çoğaltılıp dağıtılacak kadar güçlü bir moral kaynağı ve zamansız bir başkaldırı başyapıtıdır.
Ay BatarkenJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 20252,345 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 03:51
Elinizde telefonunuzu tutup bu satırları okuyabiliyorsanız, aslında ne kadar büyük bir ayrıcalığın içinde yaşadığınızı bir an durup düşünmelisiniz. İnsan bazen en büyük hapishanesini duvarların arasında değil, kendi bedeninin içinde yaşayabilir mi? İçimdeki Müzik tam da bu sorunun cevabını insanın kalbine dokunarak veriyor. Bu kitabı okurken yalnızca bir hikâyeye tanıklık etmedim; konuşamadığında, hareket edemediğinde, kendini anlatamadığında insanın zihninde nasıl sonsuz bir evren taşıyabildiğini gördüm. Bedenin sınırlandığı yerde düşüncelerin nasıl özgürleştiğini, sesini duyuramayan bir insanın iç dünyasında ne kadar büyük fırtınalar kopabileceğini hissettim. Gün içinde fark etmeden kullandığımız binlerce kelime… Bir cümleyi rahatça kurabilmek, öfkemizi dile getirebilmek, sofraya oturup kendi başımıza yemek yiyebilmek, hatta dert edinebilmek bile aslında görünmez birer nimetmiş. Kitabı okurken insan, sahip olduğu sıradan şeylerin bile ne kadar kıymetli olduğunu fark ediyor. Çünkü bazen “normal” olmak, dünyadaki en büyük zenginlik hâline gelebiliyor. İçimdeki Müzik, okuduğum andan itibaren zihnimde sahne sahne canlanan, her satırında empati duygusunu daha derinden hissettiren bir eser oldu. Karakterlerin her biriyle ayrı bir bağ kurdum; onların kırgınlıklarını, umutlarını ve sessizliklerini içimde taşıdım. Kitap bittiğinde ise geriye yalnızca bir hikâye değil, insan olmaya dair daha derin bir farkındalık kaldı. Kitapta adı geçen ve atmosferini ruhuma işleyen bazı müzikler ise şunlardı: — “Celebration” — “Sisters” — “Take Me Out to the Ball Game” — “Moon River” — “I Want To Hold Your Hand” — “Yesterday” — “Elvira” — “Woodchopper’s Ball” — “So What”
İçimdeki MüzikSharon M. Draper · Timaş Genç Yayınları · 202139,8bin okunma
7/10
·274 syf.··
2026 17. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 19:02
Son zamanlarda farkında olmadan hep benzer temalı kitapların içinde buldum kendimi; sanki görünmez bir el beni hep aynı sulara çekiyormuş gibi. Penelope Lively’nin Ay Kırıkları da bu serinin üzerine geldi ama iyi ki de geldi. Kitabın Türkçe baskısının kapağı gerçekten korkunç yani normalde gerçekten elim gitmezdi bu kitabı almaya. Ama işte o rüküş kaplamanın altında öyle bir deha yatıyor ki, kapağa küsüp içeriği ıskalamak büyük kayıp olur. Romanın asıl meselesi, tam da benim en sevdiğim o can alıcı noktada düğümleniyor. Hakikat dediğimiz şeyin tek bir yüzü yok. Lively öyle bir teknik kurmuş ki; aynı sahneyi bazen farklı karakterlerin gözünden izliyoruz. Bu anlatım bize gerçeğin mutlak bir doğru olmadığını, her hatıranın aslında zihnimizde kendi ellerimizle yarattığımız bir kurgu olduğunu kanıtlıyor. Claudia Hampton’ın ölüm döşeğinde bir "dünya tarihi" yazmaya kalkışması aslında çok ironik. Lively, bireysel belleğin o devasa tarihle nasıl çarpıştığını gösterirken, hepimizin kendi hayatımızı birer hikaye anlatıcısı gibi kurguladığımızı yüzümüze vuruyor. Birinin büyük bir aşk veya zafer olarak hatırladığı an, bir diğerinin perspektifinde bambaşka bir kırgınlığa ya da sıradanlığa dönüşebiliyor. O "Moon Tiger" tütsüsünün dumanı gibi, anılar da zihnimizde süzülürken sürekli şekil değiştiriyor. Lively bizi parçalanmış bir aynanın karşısına oturtuyor; her parçada farklı bir yansıma var ve hiçbiri diğeriyle tam olarak örtüşmüyor. Sonunda anlıyoruz ki tarih; sadece savaşlardan veya önemli tarihlerden ibaret değil, her birimizin kendi zihninde her gün yeniden inşa ettiği o çok sesli, parçalı ve büyüleyici bir illüzyon. Hayat sadece hatırlandığı an bir anlam kazanıyorsa, Ay Kırıkları bu anlamın ne kadar kırılgan ve öznel olduğunun en zarif kanıtı.
Ay KırıklarıPenelope Lively · Everest Yayınları · 2012106 okunma
The Moon is pretty, isn't it?
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Ayda Shoya necə anlaya bilməzsən axı Shokonun səni sevdiyini. Qız ağzı ilə etiraf edir deyir. Bu lom kimi sifətinə baxıb ay gözəldi hə deyir. İnsanların qarşısındakının sevgisini bu cür anlaya bilməməsi olduqca məyus edici bir hadisədir. Kaşlara boğur insanı.. Təmiz əsəb elədi o səhnədə. Ona görə də Shokonu anlamaq deyib qucaqlamaq istəyirəm ona bu arada dostum 4-cü cildi gətirəcəkmiş mənə.
A Silent Voice, Vol. 3Yoshitoki Oima · Kodansha Comics · 2015450 okunma
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
Bu manga serisini çok seviyorum, bana en sevdiğim dizilerden biri olan Moon Lovers'ı izliyormuşum gibi hissettiriyor. Muhtemelen Maomao'nun bir saray çalışanı olup makyajdan anlaması sebebiyle... Atmosfer ve karakterleri çok seviyorum, tatlı bir hikâyesi var. Maomao'nun zekasına hayran kalıyorum, bazen şapşal bazen de pervasız halleri çok sıcak ve samimi hissettiriyor. Çizimler çok güzel, çok tatlı. Güzel ilerliyor yani. Benim elimdeki son cildiydi, muhtemelen devamını da toplayacağım. Serinin geneli 9/10 şu an için
Şifacı Günceleri - Cilt 7Natsu Hyuuga · Athica Yayınları · 2025146 okunma