"Sevgili Bayan Morland, kapıldığınız kuşkuların korkunçluğunu lütfen bir düşünün. Bu yargıya nasıl varabildiniz? Yaşadığımız ülkeyi ve çağı düşünün. İngiliz olduğumuzu, Hıristiyan olduğumuzu anımsayın. Kavrama yeteneğinizden, tartıya vurma duyunuzdan, çevrenizde olup bitenleri gözlemleme gücünüzden yararlanın. Aldığımız eğitim bizi böyle bir acımasızlığa mı hazırladı? Yasalarımız zulmetme suçuna göz mü yumuyor? Bu suç, toplumla edebiyatın iç içe geçtiği, her insanın gönüllü casuslarla kuşatıldığı, yolların ve gazetelerin her şeyi teşhir ettiği böyle bir ülkede, habersizce işlenebilir mi? Sevgili Bayan Morland, bunları nasıl düşünebildiniz?"
Koridorun sonuna ulaşmışlardı; kız utanç gözyaşları içinde odasına kaçtı.