Fakat ben de, Neri, çalışacağım. Parlak ve meşhur olmasam bile, hiç olmazsa insanları hiç kimsenin sevmediği bir şefkat ve fedakarlıkla seveceğim, onlara ruhumun son zerresine kadar vereceğim. Bu karanlık ve bedbaht memleketin başından başına dolaşarak benden evvel gelen büyük ve güzel ruhların insanlara mirası olan şeyleri memleketimin insanlarının ruhuna akıtacağım ve ruhum bütün arzuları ve kabiliyetleri ile memlekete dökülecek. Sonra ruhumu alanlar da onu kendi ruhlarıyla daima bir nesilden ötekine verecekler, ben de her nesil yükselip büyüdükçe büyüyüp yükseleceğim.
Yetişkinler yüzlerinde o alaycı, aptal gülümsemeyle, "Gençler yenilmez olduklarını sanıyorlar, " derken, ne kadar haklı olduklarını bilmiyorlar. Umutsuz olmamıza gerek yok çünkü hiçbir zaman tamir edilemeyecek kadar bozulmayız. Yenilmez olduğumuzu düşünüyoruz çünkü öyleyiz. Tüm enerjiler gibi ancak şekil, boyut ve görünüm değiştirebiliriz. Yaşlandıklarında bunu unutuyorlar. Kaybetmekten ve yıkılmaktan korkuyorlar. Ama parçalarımızın toplamından daha büyük olan parçamız başlayamaz ve bitemez ve bu yüzden yıkılamaz.