Her an bir uçurumdan aşağı düşebilirim. Ya da kendimi bir labirentin sonsuz karmaşık dehlizlerinden birinde bulabilirim. Dahası, bizatihi ben, kendim yani, bir uçuruma dönüşebilir, bir labirentten ibaret kalabilirim,
Öyleyse kendim de kendim değilim. Üstelik kendimde değilim.
İhanet kol geziyor. Kendi kendime ihanet etmek için, kendi kendime de her an izin verebilirim. Kendimden kaçıp sığınacağım kendim bir türlü barışa yanaşmıyor. Kırık aynalarda çoğalan yüz lerimin sahtekârlığından bıktım usandım. Hangisine "ben"im diye yönelsem, sonunda hep aynı çıkıyor: Bu da ben değilmişim. Gidecek yer yok, nereye gitsem aynı yerdeyim
Bu yüzden sûfiler; Allah'a karşı duyulan özlemin onu daha önce tanımış olmaktan; musikiyi sevmenin, ruhlar âleminde duyulmuş şeyleri hatırlatmasından; güzelliği sevmenin de Allah'ı görmüş ve onun güzelliğine şahit olmuş olmaktan kaynaklandığını söylerler.
Pervane ateşe koşar da ışığın cazibesine, yanıp kül olur sadece.
Ateşin aydınlatmak için saçtığı ışık, pervaneyi yakıp kül eder her şeyden önce. Varlığı sağlayan, yokluğa nedendir artık. Yokluğu emreden, varlığın biricik sebebi. Çünkü aşk varoluş, çünkü yok oluş.