Hem fantastik kurgu hem de karakter hikayeleri açısında şaheser!
9/10
·448 syf.··
2026 16. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 06:08
·
Kızıl Yükseliş serisi benim (serinin ilk 3 kitabını) 3. defa okuyup bitirdiğim bir seri oldu. İncelemesini yazmak şimdiye nasibmiş. Öncelikle bu kitaba dair konuştuğum bazı insanlar seriyi sevmelerine rağmen ilk kitabın özellikle giriş kısmını sıkıcı bulduklarını söylediler ama ben buna şahsi olarak hiç katılmıyorum. Kitabın başlangıç kısmı tam bir distopyanın başlayabileceği en iyi şekillerden birinde başlıyor ve karakterin hikayesini benimsemek adına benim için gayet mükemmel bir girişti. Genel kanı 2 ve 3. kitapların ilk kitaptan daha iyi olduğu yönünde sanırım ama benim için ilk kitabın akademi kısımlarıyla beraber serinin ilk 3 kitap arasında en iyi kitap olduğu yönünde. 2 de mükemmel bence ama 1 ondan bir tık önde. Oldum olası derin bir karakter backgrounduyla birlikte akademi hikayelerine hep bayılmışımdır. Kingkiller Chronicle, Kan Şarkısı, Test, Uyumsuz gibi fantastik kurgu akademi serilerinde de o gelişim insan ilişkileri karakterin çocukken kişiliğinin gelişimi vs hep aşırı zevk aldığım bir tür olmuştur. Bu seri genel anlamda Brandon Sanderson serileri (özellikle Sissoylu ve Stormlight Archive) ve Kingkiller Chronicle ile beraber benim için en efsane fantastik kurgu serileri arasında en başta gelir. Basitçe spoilersız hikaye olarak; gelecekte geçen, distopik bir toplumda kast sistemi benzeri bir sistemin var olduğu ve insanların fizyoloji ve genetiklerinin dahi bu sisteme göre oynandığı bir ortamda Altın'lar toplumun mutlak yöneticileridir. Genetik olarak insan ötesi şekilde güzellik, güç ve atletizm ile ileri teknoloji ve insan yönetimi alanında da çok öndedirler. Kızıl, Mor, Beyaz, Yeşil, Turuncu gibi diğer kast grupları ise mutlak yönetici altınların hizmetinde diğer işleri yaparlar ve Altınlar da onları kendilerinden ve insanlığın kötülüklerinden
Kızıl YükselişPierce Brown · Pegasus Yayınları · 20152,538 okunma
7/10
·192 syf.··
2026 6. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 08:03
Bu kitap, ilk bakışta fantastik bir anlatı gibi görünse de ilerledikçe okuru bir hikâyenin içine değil, kendi iç dünyasının katmanlarına davet ediyor.Aynalar, kargalar, hologram denizi, kan yemini, ruhun rengi ve ağırlığı.Tüm bu imgeler bir olay örgüsünden çok, insanın acıyla kurduğu ilişkiyi anlatmak için var. Hikâye boyunca karşılaştığımız aynalar, gerçeği düzelten ya da saklayan nesneler değil; gerçeği olduğu gibi yansıtan, hatta onu çoğaltan araçlar.Yüzlerce aynada bölünen yansımalar, insanın tek bir benden ibaret olmadığını; yaşadıkça parçalandığını, çoğaldığını ve her parçasının farklı bir renge büründüğünü gösteriyor.Bu yüzden kitapta ruhun rengi sabit değil: bazen mor, bazen ıslak bir alacakaranlık, bazen de uzun yılların izini taşıyan parlak bir inci. Acı paylaşıldığında mı hafifler, yoksa başkasına yüklendiğinde mi çoğalır? Bu sorunun karşısında duran karakter ise Kim Eunhu. Eunhu’nun aynası gerçeği değiştirmiyor; sadece gösteriyor.Babasının onu yaşatmak için kendi hayatından vazgeçtiğini öğrendiğinde, bu bilgi onu yıkmıyor ama dönüştürüyor.Eunhu acıyı yok etmeye çalışmıyor; onunla birlikte yürümeyi seçiyor.İşte bu yüzden hayatta kalıyor.Işık, Pers’i öldürürken Eunhu’yu bırakıyor; çünkü ışık niyetten çok seçime bakıyor. Kitabın en güçlü yönlerinden biri, felaket kavramına yaklaşımı. Felaket burada yalnızca yıkıcı bir şey olarak sunulmuyor.Bazı felaketlerin insanı büyüttüğü, dönüştürdüğü ve hatta hafiflettiği fikri işleniyor.Ağaç gövdesindeki halkalar gibi, yaşananlar zamanın içinde birikiyor ve insanın kimliğine dahil oluyor.Kaçamıyorsan onunla başka bir ilişki kurmak zorunda kalıyorsun. Profesörün yarı karga, yarı insan oluşu; şifa veren bir ağaçken insanların karga tarafından kandırılıp kesilmesi ve bu ihanetten doğan dönüşümü, kitabın masumiyetin kaybı
Profesör Do'nun Göz KliniğiYoonha Byun · Nora Kitap · 20251,107 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2026 17:11
2025’te annelik üzerine çok düşündüm, mütemadiyen konuştum. kadınların annelik üzerine konuşmasının, deneyimlerini aktarmasının önemli olduğunu farkettim. anneliğin zorlukları üzerine annemden de bir şey duymamıştım. sonra annelik konuştuğumuz kitap kulübü olmaktan ibaret olmayan bence basbayağı bir özgür annelik akademisinde (dişi beden yol) sürekli annelikle hemhal olduğumdan annelerin söylemediklerine odaklıydım. milan kundera’nın yaşam başka yerde’si nde jaromil katakteri ön plandayken benim kulaklarım hep anneyi duydu. kalpten anneyi hissetti. kadın erkek ilişkisi konusunda tecrübe edinmesine izin verilmeyen genç bir kadının ne olduğunu bilmeden hamile kalıp mutsuz bir evliliğe hapsolmasıydı gözümün önünde. kadın kocasından sevgi göremeyip önce küçük oğlunun sevgisine sığındı. sonra oğlu jaromil büyüdükçe onun eğitimine kafayı taktı. kocası ölüp yalnız kaldığında kendisi için anneliği dışında bir hayat kurmayı hiçdüşünmedi. yıllarını jaromil’in yörüngesinde hem kendini hem onu kısıtlayarak geçirdi. velhasıl yaşam başka yerde kadına eş ve annelik dışında bir varoluş hakkı tanımayan patriyarkanın anne ve çocuğu nasıl mutsuz ettiğinin hikayesiydi benim için. roman çekoslavakya’nın rus işgali altında olduğu dönemde geçiyor. kundera tarihsel olayları yine okurun gözüne sokmadan işliyor. bir de onun kitaplarının en sevdiğim yanı okumayı ve konsantrasyonu kolaylaştıran kısa kısa bölümlerden oluşuyor olması. son olarak kitabın bir yerinde “ büyük düşler öldürüldüğünde çok kan akar.” diyor milan kundera. işte dünya bir cinsiyetin öldürülen düşleri yüzünden yüz yıllardır kanayıp duruyor.
Yaşam Başka YerdeMilan Kundera · Can Yayınları · 2015580 okunma
Mor, Kahraman Tazeoğlu inceleme
10/10
·216 syf.··
2025 127. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2025 21:03
Bambaşka bir inşa edilmiş dünya var bu kitabı okurken karşımızda. Ve aşkı bilmeyen insanlarımız. Unutulmuş her şey, yapay zeka ve genetikleştirilmiş kimya ile bütün stardartlar değiştirilmiş. Bütün her şeyin başında da Dr. Nuh Ulak var. Devletin en önemli doktorlarından ayrıca kimyager. Bir gün oğlu Yusuf Ulak'ı ve baş asistanı Asena Kara'yı yeni bir operasyona göndermeye karar verir Dr. Ulak. Aslında her şey Dr. Ulak'ın planı dahilindedir. Oğlunun (Yusuf'un) dünyaya geliş amacı bile bir plan dahilindedir. Tabi Yusuf bütün her şeyi sonradan öğrenir. Gittikleri operasyonda birbirine âşık olur çiftimiz. (Asena'nın yaşadıkları beni fazlasıyla etkiledi.) Birbirlerini sevmeye başlarlar. Yusuf için aşk ilk defa tattığı bir duygu oluyor. Bu kitap okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. O yüzden puanım 10/10 oldu. Size de tavsiye ederim bu kitabı. Hatta Kahraman Tazeoğlu'nun okuduğum en güzel kitabıydı diyebilirim (şimdilik).
MorKahraman Tazeoğlu · Destek Yayınları · 20164,299 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2025 73. kitabı
Asırlar sonra yapay zeka ile yönetilen ütopik bir dünya. Farklı dünyalara, farklı yönetime sahip iki insan. Yüzbaşı Yusuf Ulak ve Asitan Asena Kara'yı buluşturan bir görev. Bakalım beraber başlayan bu yolculuk bizi nerelere götürecek..."
1000Kitap
MorKahraman Tazeoğlu · Destek Yayınları · 20164,299 okunma
Bu Kitap Distopyayı Harcadı!
1/10
Çok öncelerde merak edip satın almıştım. Ondan daha sonrasında kitabı okumuştum. O kadar hayal kırıklığıydı ki! Bunun sebebi distopya ve bilim kurgunun bu kitap da harcanması! O kadar havada kaldı ki asıl konuları, aşk olmasaydı çok ama çok daha iyi olurdu! İki ana karakterin maceraları oluyor, evet ama aşk daha çok ön plandaydı! En başlarda dünyayı tanıtıyor kitap ve karakterleri tanıyıp maceralara başlamadan önce iki karakter tanışıyor. Ayrıca, bu alıntısı benim ayrı bir sinirimi bozdu: "Yalnızlık Tehlikelidir...!" Hadi canım! Sanki yalnızlık özgür bir seçeneklerden biri değilmiş gibi! Yalnızlık benim her şeyim! Durduk yere iğrenç aşklar uğruna yalnızlığa iftira A-TA-MAZ-SIN! Bu kadar basit! Neyse, zaten çoğu Türk yazarın asıl sıkıntısı burada: Ana konularını harcamak! Saçma sapan ve gereksiz bir şekilde aşk eklemek! (Hetero olmaları beni hiç şaşırtmıyor zaten! ) Bu yazardan okuduğum ilk ve son kitaptı. Eminim ki bundan daha güzel kurgular vardır! Yabancı yazarların bir çoğu zaten ana temanın sözünü tutuyor!
MorKahraman Tazeoğlu · Destek Yayınları · 20164,299 okunma