Bir solukta okunacak, kitabın adından da anlaşılacağı üzere ana karakter Şiir in başıbozuk sevdaları anlatıyor yazar. Okuyucuyu yormadan hızlıca akıp gidiyor eser, kısa bir film tadında.
Öykülerden oluşan bu eser de kimi öyküler güldürürken kimisi hüzünlendiren türden. Yine bizden bizim içimizden öyküleri sunuyor önümüze.
Gelirken ekmek al demenin bile altında bir hüzün olduğunu hiç düşündünüz mü?
Pembe ve Yusuf -Canan Tan
Babası adını Keder koyarak yaşayacaklarının ne kadar kötü olacağını doğduğu gün avuçlarına bırakmış Keder'in.
Çocuk gelin Keder...
Şiddet gören Keder...
Dört çocuk annesi Keder...
2 çocuğu diğerlerinden çok farklıdır.
Pembe ve Yusuf...
Ve birbirlerinin kılına zarar gelsin istemezler...
Keder,kader,töre ne derseniz diyin hiçbiri Yusuf'un cizmelerine bulaşan çamurun yüreğinde bıraktığı acının gerçeğini değiştirmez....
Pembe ve YusufCanan Tan · Doğan Kitap · 20147,8bin okunma
1940 lı yıllarda Yugoslavya geçen aşkı, savaşı, ölümü, acıyı, umudu anlatan bu romanda kurgular olsa da gerçek bir hikayeden uyarlanmış olması insanı üzüyor.
" Vatansız yaşanmazdı ki sevda! Bajgora Dağlarına doğru yollara düştü Fikret özgürlük uğruna... Kalbinde Aferdita'sı aklında vatanıyla..."
"Yaşanmışlıkları kaybetmek mi daha zor, yoksa hayalleri mi?"
Ah be Kenan Baran...
Ne desem nerden başlasam...
İnsanın kendine ait birşey bulduğu bir hikâye oldu...
Yazar başka bir örneklemin hikâyesinden çıkarımlarda bulunmayı okuyucuya bırakmış...
İnsanın kendi iç yolculuğu serüveninin kimine göre mutlu, kimine göre hüzünle biten hikayesi Kenan Bey'in hikâyesi...
Yazılacak söylenecek çok şey var ama ben kendi sorgumdayım...