Mustafa ORAKCI

Mustafa ORAKCI
@morakci
Kendi kafasıyla düşünemeyecek ve kendi kendisinin yargıcı olamayacak kadar rahatını sevenler, yasaklara olduğu gibi boyun eğerler.
Tepetaklak asılmış canlı tavuklar korkudan gürültüyle gıdaklıyor, çırpınıyor, ayakları birbirine bağlı, kazanı boylamayı bekliyorlardı. Etyemezler için daha sessiz ahçı kazanları vardı; sebzeler haykırmaz ne de olsa.
Sayfa 20
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bu karmakarışık sokaklarda ve sokakların ötesindeki düzlüklere kondurulmuş kudretlilere ait konakların hiçbirinde onun adını bilen tek bir kişi, anlatmak zorunda olduğu hikâyeye seve seve inanacak tek bir kişi bile yoktu. Yine de anlatmak zorundaydı. Anlatmak için dünyanın diğer ucundan geldiği hikâyeyi anlatacaktı.
Sayfa 19
Susuz birer hiçiz, diye düşündü yolcu. Bir imparator bile sudan mahrum kalınca toza dönüşür. Gerçek hükümran sudur, bizler de onun köleleri.
Sayfa 18
“Sırlar çocuklara, bir de casuslara göredir.”
Sayfa 17
Dünya gözyaşlarımın içindeydi artık, dünya bulanıktı, dünya ıslaktı ve dünya kalın uğultular eşliğinde, etrafa buğular saçarak, hafif hafif titriyordu.
Sayfa 245