Her yurttaş tek başına kalıncaya kadar parçala. Her bir oy değersiz hale gelene kadar. Tek başına kalmış birey kutsanır özel olduğu için... aslında, güçsüz bırakılmıştır.
Ancak devletin amaçlarına adanmışlık yurttaşa gerçek gücünü bağışlar. Devlet görevi ve ideali, çaresiz bireyi, şanslı bir varoluş nedeni olan soylu bir kimlik haline getirir.
Orada mısın, Şeytan? Benim ben, Madison Desert Flower Rosa Parks Coyote Trickster Spencer.
Bana meydan okudun. Gazabımı evine çektin. Şimdi var olduğumu kanıtlamak için seni öldürmeliyim. Nasıl çocuk babasından daha fazla yaşıyorsa, aynı şekilde karakter de yazarını gömmeli.
Siz, hepiniz, oraya buraya yürüyen, her harften vitaminlerini alan ve Lutherci olmakla ya da kolonoskopi yaptırmakla meşgul, yaşayan insanlar. Günü ve yılı gösteren, kaliteli, uzun ömürlü bir kol saati edinmelisiniz. Kendinize kıyak geçin ve kaliteli deriden ya da şu her kola uyan, metal kordonlu saatlerden bir tane alın.
Biraz şikayetçi ve savunmacı olabilirim ama-yalakalık kokan şu ses tonuyla ne kadar nazikçe sormuş olursan ol- ben SENİN zaman tutmakla görevli köle orospun değilim.
Acı çekmeyi seçtiğiniz zaman işkencenin sadece işkence, aşağılanmanın da sadece aşağılanmaktan ibaret olduğunu kanıtlıyordu.
"Kurtarıcı" doğru kelime değil ama ilk akla geleni.
Ne ilginçtir ki, birisi hayatınızı kurtardığında, ilk yapmak istediğiniz şey başkalarını kurtarmaktır. Bütün diğer insanları. Hem de herkesi.
Çocuk o adamın adını asla öğrenemedi, ama gülüşünü hiç unutmadı.
"Kahraman" doğru kelime değil ama ilk akla geleni.
Hiç kimse gece olup da yatağına yattığında, yetiştirdiği buğdaylar gerçekten mutlu mu, ekmek oldukları için hayatlarından memnunlar mı acaba, diye düşünmezdi.