OHA FARUK BU NE

OHA FARUK BU NE
@morethantake
Everything
5 okur puanı
Mart 2018 tarihinde katıldı
Siz, hepiniz, oraya buraya yürüyen, her harften vitaminlerini alan ve Lutherci olmakla ya da kolonoskopi yaptırmakla meşgul, yaşayan insanlar. Günü ve yılı gösteren, kaliteli, uzun ömürlü bir kol saati edinmelisiniz. Kendinize kıyak geçin ve kaliteli deriden ya da şu her kola uyan, metal kordonlu saatlerden bir tane alın. Biraz şikayetçi ve savunmacı olabilirim ama-yalakalık kokan şu ses tonuyla ne kadar nazikçe sormuş olursan ol- ben SENİN zaman tutmakla görevli köle orospun değilim.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Acı çekmeyi seçtiğiniz zaman işkencenin sadece işkence, aşağılanmanın da sadece aşağılanmaktan ibaret olduğunu kanıtlıyordu. "Kurtarıcı" doğru kelime değil ama ilk akla geleni. Ne ilginçtir ki, birisi hayatınızı kurtardığında, ilk yapmak istediğiniz şey başkalarını kurtarmaktır. Bütün diğer insanları. Hem de herkesi. Çocuk o adamın adını asla öğrenemedi, ama gülüşünü hiç unutmadı. "Kahraman" doğru kelime değil ama ilk akla geleni.
Hiç kimse gece olup da yatağına yattığında, yetiştirdiği buğdaylar gerçekten mutlu mu, ekmek oldukları için hayatlarından memnunlar mı acaba, diye düşünmezdi.
Her kitap turnesinde insanlar bana, uçakta acil çıkış kapısının önündeki koltuğa oturduklarında, uçuş boyunca o kapıyı açmamak için nasıl mücadele verdiklerini anlattılar.Uçaktaki hava dışarı boşalır, oksijen maskeleri düşer, çığlık çığlığa bir kaos baş gösterir ve "İmdat ! İmdat !" , acil durum inişi. Her şey bu kadar nettir. O kapı beni açın diye yalvarır adeta. Danimarkalı Filozof Soren Kierkegaard korkuyu, bu sizi yok edecek olsa bile özgür olduğunuzu ispatlamak için yapmanız gereken şeyin bilgisi olarak tanımlıyor. Buna örnek olarak Cennet Bahçesi'nde Tanrı kendisine Bilgi Ağacı'nı gösterip, "Bu ağacın meyvesini yeme" diyene kadar mutlu ve halinden memnun yaşayan Adem'i gösteriyor. Adem o andan itibaren özgür değildir. Bu onu mahvedecek olsa bile özgürlüğünü ispatlamak için ihlal edebileceği, ihlal etmesi gereken bir kural vardır. Kierkegaard bir şeyi yapmamız yasaklandığı anda, bu şeyi yapacağımızı söylüyor. Bu kaçınılmazdır.
...Bu çalışmada buna "anestezi" etkisi denmişti. Sorun çok büyükse, çok fazla gerçeğe maruz kalıyorsak, kendimizi kapatma eğilimi gösteriyoruz. İstifa ediyoruz. Felaket kaçınılmaz göründüğü için eyleme geçemiyoruz. Kapana kısılıyoruz. Buna "anestezi" deniyor. İnsanların dişeti hastalıklarıyla yüzleşmekten bile ölesiye korktuğu bir kültürde insanların bir şeylerle yüzleşmesini nasıl sağlarsınız ? Kirlilikle, eşitsizlikle nasıl yüzleşirler? Onları mücadele etmeye nasıl sevk edersiniz peki ?