10/10
"Engin denizin bir parçasısın." Kitabın en çok dikkatimi çeken, belki de o an en çok ihtiyaç duyduğum cümlesi buydu. Öğretmenim Mori'yle Salı Buluşmaları; sevgi, yaşam, dostluk, aile, ölüm ve hayatın anlamı üzerine düşündüren, okuruna birçok konuda değerli dersler sunan bir eser. Öğüt verir gibi değil, sohbet eder gibi anlatması kitabı daha da etkileyici kılıyor. Kitabı bitirdikten sonra filmini de izleme şansı buldum. Sanırım bu öğretilerin, bu sohbetlerin bitmesini istemediğim için filmi izledim; adeta dersin devam etmesini istedim. Ayrıca bu kitap, hayatımızda derin izler bırakan öğretmenleri hatırlamama da vesile oldu. Bu yüzden, bize sadece bilgi değil, hayatı da öğreten tüm öğretmenlere teşekkür etmek istiyorum. Tavsiye edeceğim ve zaman zaman dönüp bazı satırlarını yeniden okumak isteyeceğim kitaplardan biri oldu.
1000Kitap
Öğretmenim Mori'yle Salı BuluşmalarıMitch Albom · Boyner Yayınları · 20202,775 okunma
Puan vermedi·191 syf.·
2026 13. kitabı
Mori'yle Salı Buluşmaları benim için beklentilerimi tam olarak karşılayan bir okuma olmadı. Kitabın verdiği mesajlar elbette kıymetli; iş hayatına fazlasıyla kapılıp yaşamayı ertelememiz, sağlığımızın değerini çoğu zaman onu kaybetme ihtimaliyle yüzleşince anlayabilmemiz, kendi hayatımızı yaşadığımızı düşünürken çevremizin ve toplumun etkisiyle şekillenmemiz gibi konular üzerine düşündürüyor. Ancak bu fikirlerin büyük çoğunluğu zaten hayatın içinde bir şekilde karşılaştığımız, zaman zaman durup üzerine düşündüğümüz meseleler. Mori'nin ALS hastalığıyla mücadele ederken eski öğrencisi Mitch'e aktardığı dersler, onun ömrü boyunca taşıdığı öğretme tutkusunun bir yansıması. Hastalığı ilerlerken bile bir öğretmen olarak kalmaya devam ediyor ve eline geçen son fırsatı öğrencisine hayat üzerine bildiklerini aktarmak için kullanıyor. Kitabın en güçlü tarafı da belki burada yatıyor: Mori'nin samimiyeti ve öğretme isteği. Bununla birlikte kitap bende derin bir etki bırakmayı başaramadı. Anlatılanlar yanlış ya da değersiz değil; aksine oldukça anlamlı. Ancak okurken bana yeni bir bakış açısı kazandırdığını ya da hayatı farklı bir yerden görmemi sağladığını hissedemedim. Daha çok zaten bildiğim, zaman zaman kendi kendime yaptığım sorgulamaların bir başkası tarafından yeniden dile getirilmesini okumuş gibi hissettim. Sonuç olarak Mori'yle Salı Buluşmaları, hayatın önemli gerçeklerini sade ve samimi bir dille hatırlatan, okunması kolay bir kitap. Ancak benim için unutulmaz bir okuma deneyimi olmaktan ziyade, "yeterli seviyede" kalan bir eser oldu. Yeni düşünceler keşfetmekten çok, bildiklerimi yeniden hatırlatan bir kitap olarak aklımda kalacak.
Öğretmenim Mori'yle Salı BuluşmalarıMitch Albom · Boyner Yayınları · 20202,775 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·430 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
Herkese merhaba 🪽Bugün sizlere çok severek okuduğum ve bitmesini hiç istemediğim, hatta favori serilerimden biri olan Roza Dorea serisinin son kitabı Devrimin Kanatlarından bahsetmeye geldim Devrimin Kanatlarında heyecan kaldığı yerden artarak devam ediyor, Sedna Alaforte bir döndü tam döndü, fırtına gibi esti geçti ve Sedna'nın arkasında kalanlar bu fırtınadan nasibini fazlasıyla aldılar🪽 🪽Elementos ülkesi büyük bir savaşın eşiğinde bir tarafta Yüksek Harpy konseyi başkanı Manto Socravolta diğer tarafta geçmişin intikamını almak isteyen Sedna Alaforte var. Yüksek Harpy konseyi başkanı elindeki gücü kaybetmemek için her yola başvuruyor, buna kendi türünü katletmek de dahil. Manto yıllar önce yönetimi ele geçirmek için oynadığı kanlı oyunu yeniden sahnelemeye hazırlanıyor ve artık yöntemleri daha da vahşice çünkü artık yolun sonuna geldiğinin farkında. Konseyi başkanı ilk olarak Mantikor konseyi başkanı Alroy Farin'i de planlarına dahil etmek istiyor ama ortaya çıkan bazı gerçeklerden sonra Alroy, Manto'nun karşısında yer alıyor, çünkü o da kendi türünü savunmak ve itibarını korumak zorunda. Haryp konseyi başkanı Alroy'dan istediğini alamayınca hemen yeni bir plan yapıyor(kitap boyunca Manto'nun saçını başını yolasım geldi o kadar gıcık oldum, Neyse ki Sedna gerekeni yaptı) Diğer taraftan Sedna (bu kadına bayılıyorum ben) yıllar önce yaşadığı büyük acıların intikamını almak için geri döndü ve bu hayatta ki tek amacına ulaşmak için önündeki engelleri bir bir kaldırmaya başladı( Sedna ile ilgili sabaha kadar konuşabilirim ama final kitabı olduğu için çok büyük spoiler olur) Savaşın tarafları elini güçlendirmek için elinden geleni yaparken küllerinden yeniden doğan Alen Velma Nemesis de Sorlafkrom Akademinin baş Harpy'si Profesör Ester Olida, kehanet çocukları Roza,
Roza Dorea ve Devrimin KanatlarıBerna Güzel · Perseus Yayınevi · 20262 okunma
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 172. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 18:11
Merhabalar dostlar Rutinime döndüm çok şükür, Allah rutinden ayırmasın lafını yaş ilerledikçe daha çok söylemeye başlıyor insan .. @1kitqp1kahve Sibelcigimin kitabıyla geldim bugün . Kısacık ama tadı damakta kalan kitaplardan #k:530812. Kitap 9 adet öyküden oluşuyor. Geneli kadın temalı öyküler. Aldatılan ,aldatıldığını bazen bir sosyal medya paylaşımıyla,bazen de yatagın altında buldugu inci küpeyle anlayan kadınlar .Harabe bir evi ev yapmaya çalışan, haftasonunu kaynanasının hatıralarıyla geçirmek zorunda kalan kadınlar .. Her biri öykü insanın içine işliyor sanki..Ilk öyküde 10 yıllık evliliğini iki valize sığdırıp ,anneannesinin sakin kollarında rahatlayabilen kadını anladım . En çok sevdigim öykü kitaba adını veren Yokustaki ev oldu .Bir öyküde sandıkta saklı kalan mücevherın agzından dinledik hikayeyi. Memento Mori de konak dile geldi sanki .. Kısacası aldım sütlü kahvemi ,bir çırpıda okudum günün yorgunluğunun üstüne bu güzel kitabı .. Kitapla kalın dostlar... @herayokuyanlarkulubü Yokuştaki Ev Sibel Dülger
Yokuştaki EvSibel Dülger · Portal Kitap Yayınları · 202640 okunma
Puan vermedi·132 syf.·
2026 3. kitabı
Kendime Düşünceler, bence adının hakkını tam anlamıyla veren, her zamana hitap eden bir kitap. Klasik kitaplardaki gibi kronik bir olay örgüsü barındırmayan kitap; 12 bölümden oluşan, maddeler halinde sıralanmış kişisel düşüncelerden, çıkarımlardan meydana geliyor. Kitabın yazarı, Roma İmparatorluğu'na en parlak dönemini (Pax Romana) yaşatan "Beş İyi İmparator"un sonuncusu Marcus Aurelius’tur. Tarihte "Filozof İmparator" olarak anılan Aurelius, çocukluğundan itibaren çok sıkı bir Stoacı felsefe eğitimi almış; dolayısıyla kitaptaki her bir maddede bu felsefenin derin izlerini görmek mümkün. İmparator bu metinleri sarayın konforunda değil, çoğunlukla Cermen kavimlerine karşı yürüttüğü zorlu askeri seferlerde, gece savaş çadırının sessizliğinde kaleme almış. Bu yönüyle hükümdarın kendi kendine dertleşmek için tuttuğu bir tür "kendine öğütler günlüğü" niteliğindedir. Marcus Aurelius; en yakınlarının ihanetleriyle nasıl başa çıkacağını, ölümün her an ensesinde olduğu gerçeğini (Memento Mori) ve peşinden koşulan şan, şöhret ya da zenginliğin aslında ne kadar geçici olduğunu kendi kendine söylüyor. Bizlerede anlatmış oluyor. Kitapta günümüz insanına da ışık tutan çok çarpıcı varoluşsal sorgulamalar yer alır: Örneğin, "Sabahları yataktan neden kalkmalıyız?" sorusuna karşılık, bir insanın tıpkı doğadaki bir ağaç, bir kuş veya bir karınca gibi evrendeki kendi görevini yerine getirmesi ve topluma hizmet etmesi gerektiğini savunuyor. Mutlak gücün zirvesindeyken bile egosunu dizginlemeyi başaran bir liderin bu içsel dertleşmesi, her çağda insanlığın kılavuzu olabilecek nitelikte. Başucu kitapları arasına ekledim.
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,9bin okunma
Puan vermedi·191 syf.··
2026 11. kitabı
Kitabın çıkış kaynağı güzel. İşleyiş de güzel ama abartıldığı kadar etkilemedi beni. Daha derinlikli bir metin beklentisiyle okudum. Belki ben beklentimi yükselttiğim için tatmin etmedi. Kötü değil ama başucu kitabı da değil.
Öğretmenim Mori'yle Salı BuluşmalarıMitch Albom · Boyner Yayınları · 20202,775 okunma