Duyular algısal durumlar iken duygular algıların şiddetleridir. Duyu zihin içerisine alınırken duyunun şiddeti duygu olarak kayıt edilir ve beyinde çeşitli biyokimyasal durumlara neden olur. Bu durumlar öfke, korku, şefkat ya da empati gibi duyguların ortaya çıkmasını sağlar. Bireyler arasında görünmez kan damarlarının olduğu, bu duyguların bireyler arasında dolaşmasından anlaşılabilir. Tamir işi sırasında bir aletin düşmesine öfkelenen birini gören eşi bu öfkeyi zihnine alacak ve aynı öfkeyi kızı ile telefonda konuşurken kızına yansıtacaktır. Kilometrelerce ötede yaşayan kızı ise yurt dışından bir arkadaşı ile konuşurken başka bir meseleye bu öfkesini yansıtacaktır. İş böyle olunca şefkat, empati ya da bu örnekte öfke gibi duyguların hızlı bir şekilde bireyden bireye bulaştığı gözlenir. Öfke, rekabet ve gerilimin yoğun olduğu bir bölümde sakin karakterli bir bilim insanının bu duyguları bir başkasına aktarmaması çok nadir görülen bir durumdur. Ya da huzurlu, paylaşımcı ve empati duygularının yoğun olduğu bir bölümde öfkeli bir bilim insanının networkte dolaşan duygulardan etkilenmemesi beklenemez