Hiçbir ölüm Son Peygamberin ölümü kadar boşluk bırakmadı dünyada. Hiçbir ayrılık, yalnızlığı bu kadar büyütmedi. O’nu sevenler, O’ndan kalan her sözü ve hatırayı sevdiler. “Canından çok sevmek” onların hayatlarında bir söz değil, bir fiil olarak yer aldı.
Neden unutamıyoruz bazı şeyleri, neden hatırlayıp durduğumuza dair en ufak bir fikrimiz bile yokken. Neden hayat bazen, parmağımızın ucuna batan bir diken gibi canımızı incecik yakıyor? Söyleyin, ucunu bıraktığımız her şarkı uçup döne döne nereye gidiyor? Bilemiyor insan bazı şeyleri. Hiç bilemiyor.
Doğru zamanın ya bir an öncesindeyiz hep ya bir an sonrasında. Ya çok hızlı yürümüş oluyoruz ya çok yavaş kalıyoruz. Hep böyle bu. Sıçrayarak uyanıyoruz sürekli. Ne uykumuz tam bir uyku, ne hayatımız tam bir hayat.
Tek bir birey herhangi bir kavramdan daha güçlüdür her zaman, fakat kendisine inanmalı, iradesine sahip çıkmalıdır. İnsan olduğunu ve insan kalmak istediğini unutmamalıdır.