“Gelenlerin hepsi ellerindeki acı kavanozla geldi, yüreğimizdeki tatlı su balıklarını öldürdü. Zamanla gidenin ve kalanın bünyemizde hak iddia etmesine izin vermedik. Dert etmedik, isyan etmedik. Sağlamlaştık en güzelinden.”
“Onu kimseyi sevmediğim gibi sevdim. Nasıl olduysa onu çok derinlerimde bir yere yerleştirdim. Biri ona dokunduğunda, benim varlığımın özüne ya da o öze çok yakın bir yere dokunuyor. Onun için böyle dengem altüst oluyor.”