merve sahra

merve sahra
Öğrenci
Hukuk
Ankara
3 Eylül
96 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
8/10
·222 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2021 15:53
Okurken altını en fazla çizeceğiniz, çizme ihtiyacı duyacağınız kitaplar arasında en başta yer alacak, gerçekten “yaşam bilgeliği” üzerine bir eser. Okurken denk geldiğiniz her bir düşüncenin, zihninizin kitaba dökülmüş hâli olarak karşınıza çıkacağını göreceksiniz. Öncelikle kitaba kişisel gelişim kitabı demek pek doğru olmamakla birlikte, öğreticiliği ve yaşanmışlıkları içinde barındıran, birikimle tecrübe edilmiş bir kılavuz diyebiliriz. Mutluluk, neşe, ün, boş zaman, yalnızlık, onur ve daha birçok kavram üzerinde duruluyor kitapta. Bu üzerinde durulan kavramlar, çeşitli düşünürlerin ve yazarların cümleleriyle de destekleniyor. Filozof Schopenhauer, anlattıklarıyla bizlere bir başucu kitabı hâline gelebilecek bir eser okuma fırsatı veriyor. Kitapta anlatılan bazı cinsiyetçi söylemleri ve kadınlara bu denli biçilmiş cinsiyetçi kimlikleri ise yaşantısına ve yaşadığı döneme mâl edip çok takılmadım fakat yine de diğer düşüncelerini mantık süzgecinden geçirip akıllıca bulsam da “kadınlar ve onur” konusunda yazdıklarını gözardı edemedim. Sayfa 68’de anlatılanlardan bir cümleyle bunu izah edeceğim: “...Bu yüzden elbette bağışlayıcı bir anlatımla ‘kandırılmış bir kız’ denilir ama ‘kandırılmış bir kadın’ denmez; ve bir genç kızı baştan çıkaran erkek, onunla evlenerek onu yeniden onurlu kılabilir; ama bir kadınla zina işleyen erkek, o kadın kocasından boşandıktan sonra da onu onurlu yapamaz.” Bu cümleleri haklı bulanlar ve benimseyenler olabileceği gibi ben eleştirdiğim üzere haklılık payı görmeyenler tarafındayım. Lâkin bu cümleye bakılarak kitabın öğreticiliği ve bilgelik kısmı yavana atılmaması gerektiği kanaatindeyim.
Felsefe-Düşünce
Yaşam Bilgeliği Üzerine AforizmalarArthur Schopenhauer · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20259,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·68 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
“Beni asla tanımamış olan sana!” Bu basit gibi görünen cümlenin bu mektuptaki yeri çok büyük. Küçüklüğünden beri ünlü roman yazarı R’de sevgiyi arayan ve içselleştirdiği baba, sevgili rolünü R’de bulan bilinmeyen bir kadının mektubu bu aslında. O yaşlardaki bir küçüğün aşkı gelip geçici bir heves olarak genellikle karşımıza çıkar. Burada ise o hissiyatın güçlülüğü kadının her eyleminde, her adımında adamı, kadının içinde yaşatıyor. Yaşamın belirli evrelerinde, kadının küçüklüğünden yetişkinliğine kadar; kadının adamla dönem dönem karşılaşmaları oluyor ve adam kadını hiçbir zaman hatırlamıyor. Kadının sevgisi ve tutkusu ise yaşamı boyunca içinde devam ediyor. Bu hatırlanmayış ve biçare bekleyiş ise kadını zamanla öldürüyor. Mektup adamın eline ulaştığında, adam artık bütün hikâyeyi öğrenmesine rağmen, zihninde belirenler yine bölük pörçük bir hâlden öteye gidemiyor. Kadının mektubun başında dediği gibi: “Beni hiç tanımamış olan sana!”
1000Kitap
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,3bin okunma
8/10
·230 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2021 22:38
Burak Aksak imzalı 50m2 dizisini izledikten sonra, Burak Aksak’ın öykülerinden oluşan bir kitapla buradayım. Yorumlarım dizi ve bu öykülerin karışımı olacak çünkü biraz karşılaştırma yapmak da istiyorum. Öncelikle 50m2 dizisi kimilerince beğenilirken kimilerince de beğenilmedi. Beğenilmeme sebeplerinden de klasik Türk dizisi temalı olduğunu düşünenler azımsanamayacak kadar var. Açıkçası ben böyle düşünmüyorum. Çünkü yerli yapım bir netflix dizisinin yabancı yapımlara özenilerek yapılması bana göre asıl klişe. Kitabımızda da yer alan öykülerde, dizide olduğu gibi mahalle, mahalle yaşamı, birbirinden farklı insanlar, kiminin monoton kiminin az da olsa hareketlenmiş hayatı, çocukluk, aile gibi kavramlar anlatılıyor. Bazı öykülerde olayın başında kişiye söylenen bir söz, bir öğüt, öykünün sonuna gelindiğinde de öğüt verilen kişi tarafından dile getiriliyor. Bu özellik dizide de çokça tekrarlanmıştı ve benim çok hoşuma gitmişti. Örneğin ilk bölümlerle camii hocasının Adem’e söylediği bir sözü yanlış hatırlamıyorsam son bölümde ya da sondan bir önceki bölümde Adem, Servet’e söylemişti. ( Şu an camii hocasının ne dediğini de hatırlamıyorum ) Toparlayacak olursam eğer öykülerle dizi arasında doğrudan olmasa da dolaylı olarak birçok bağın olması yazarın tarzını bana daha çok benimsetti. İçindeki öyküler insanı sıkmayan bir biçimde olduğu için kolaylıkla okuyabilirsiniz.
Ben Orada DeğildimBurak Aksak · Küsurat Yayınları · 20192,326 okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2020 32. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2020 19:38
Bilgelik ve erdem yolunda olan, tek derdi düşünmek ve öğretmek olan bir insanın hazin sonu... Hakkaniyete uygun bir savunma yapmış olmasına rağmen tanrılar uydurmak ve var olanlara inanmamakla suçlanması maalesef ki Atinalı yargıçların vicdanında daha ağır basmış. *** Her ne olursa olsun hayatının son anına kadar öğrencilerine ve ulaşabildiği herkese öğretme amacından şaşmamış, idam cezasının da kendisi için kutlu bir amaç olduğunu öğrencilerine son zamanlarında anlatmış. Bir adamın bütün ömrü boyunca ölecekmiş gibi yaşamaya çalıştıktan sonra, karşısına ölüm dikilince öfkelenmesinin gülünç olduğunu söylemiş. Ölümle karşılaşınca öfkelenenlerin yalnızca bedenine aşık biri olduğu ve bir filozof olmadığını öğrencilerine benimsetmiş. Ne var ki kitapta detaylı anlatılan bu görüşler, idam sırasında öğrencilerinde sadece bir “iç rahatlatma” olmaktan öteye gidememiş çünkü öğrencileri Platon, Kriton, Apollodoros idam sırasında gözyaşlarını tutamamış. *** “Bazılarının ‘insan düşmanı’ olması gibi biz de ‘düşünce düşmanı’ olmayalım, çünkü düşüncelerden nefret etmek kadar kötü bir şey olamaz.” dedi Sokrates. *** Tarihin tozlu sayfalarında böyle hümanist ve özgürlükçü düşünen bir insanın, bu özelliklerin hiçbirini taşımayanlar tarafından suçlanıp aynı zamanda idam cezasına mahkum ettirmelerini netçe görüyoruz. Herkese keyifli okumalar.
Felsefe
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202064,6bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
Beğendi
·
2020 17. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2020 21:18
Yazarın ilk kitabını okuyacaksanız bu kitabı seçmeniz bana göre biraz sizi hayal kırıklığına uğratabilir. Kitapta ilk başta Yelda ve Selim’in zehirli ilişkisinin ne kadar da hayatımız dahilinde olduğunu görmemiz ilgimizi çekse de sonrasında yaşananlar, kitabın onca olaylar silsilesinden sonra basitçe bir şekilde sona ermesi benim beklentimi karşılamadı. Ayrıca romanın içinde ülkenin güneydoğusunda yaşananlar, terör olayları, kadınlara insanların bakışı anlatılsa da yüzeysel geçildiğini, daha çok Yelda’nın ve Selim’in birbirlerine karşı sevgilerinden daha güçlü olan egolarının savaşını, bu savaşla beraber egolarının altında ezilen asıl benliklerini görüyoruz. Romanın sonunda da ne hikmetse bütün karakterler adeta toz olup uçuyor ve sanki onlarla hiç karşılaşılmamış, asla diğer kahramanlar olaya dahil olmamış gibi bir hava seziliyor. Dil ve anlatım yönündense anlam yoğunluğu fazla ve bazı cümleler çok uzatılmış,fazlasıyla komplike. Böyle olmasına rağmen anlatılanlardan kendinize ait bir şeyler illaki buluyorsunuz.
1000Kitap
En Uzun GeceAhmet Altan · Everest Yayınları · 20174,146 okunma